Gündem

10 ton kokaini taşırken tam 'örgüt'lü çalışmışlar!

Kanarya Adaları açıklarında yakalanan 10 ton kokain operasyonuna ilişkin İstanbul'daki soruşturmada sevk yazısında örgüt ağı gözler önüne serildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İspanya'nın Kanarya Adaları açıklarında 10 ton kokain ele geçirilen gemiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Türkiye'deki operasyonlarda yakalanarak tutuklanmalarına karar verilen 10 şüpheliye ilişkin savcılığın sevk yazısına ulaşıldı.

Savcılığın sulh ceza hakimliğine gönderdiği sevk yazısında, başsavcılık tarafından uyuşturucu madde ticareti kapsamında yürütülen soruşturmada, İspanya kolluk kuvvetlerinin İspanya'daki yetki sahanlığı içerisinde UNİTED-S isimli gemiyi durdukları, yapılan aramalarda gemide 10 ton kokain maddesi ele geçirildiği ve gemide bulunan mürettebattan 4 kişinin Türk vatandaşı olduğu belirtildi.

ÖRGÜT ELEBAŞI GÖREN 10 TON KOKAİNİ TAŞINMASINI ORGANİZE ETTİ

Yazıda, soruşturma kapsamındaki deliler göz önünde bulundurulduğunda, şüpheli Çetin Gören'in "örgüt elebaşı" olduğunun, Gören'in diğer şüphelilere talimat vererek UNİTED-S isimli gemide bulunan 10 ton kokainin taşınması işini organize ettiğinin değerlendirildiği kaydedildi.

Gören'in hukuki anlamda gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla başka kişiler üzerinden perdeleme yaparak, HondUras merkezli Copa Maritime Co isimli şirketi kurma talimatı verdiği ifade edilen yazıda, bu şirkete ait UNİTED-S gemisinin sevk ve idaresini talimatlar vererek yönlendirdiği belirtildi.

Yazıda, aynı zamanda Gören'in talimat yoluyla suça konu 10 ton kokain taşıma işini diğer şüphelilerle birlikte üstlendiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Şüpheli Engin Çavuş'un, Gören'in sürekli yanında bulunduğu ve talimatlarını yerine getirdiği aktarılan yazıda, dolayısıyla suç örgütü içerisinde önemli bir konuma sahip olduğu vurgulandı.

GEMİ TEDARİKİ YAPMIŞLAR

Şüpheliler Hasan Can ile Süleyman Madi'nin birlikte hareket ettiği anlatılan yazıda, Gören'in talimatıyla gemi tedariki ve bu geminin sefere hazır hale getirilerek belirlenen noktadan 10 ton kokainin belirlenen noktaya iletilmesini sağlamak yönünde, suç örgütü içerisinde önemli konumda oldukları belirtildi.

Yazıda, şüpheli Mehmet Murat Buldanoğlu'nun da Gören'in talimatlarıyla hareket ederek başkası adına şirket kurduğu, bu şirket adına önceden belirlenen UNİTED-S isimli gemiyi kayıt ederek sefere hazır hale getirilmesini ve belirlenen noktadan 10 ton kokainin belirlenen noktaya iletilmesini sağladığı aktarıldı.

Şüpheliler Ahmed Almassri ve Semra Almassri yönünden yapılan değerlendirmeye de yer verilen yazıda, şüphelilerin geminin tedarikini sağladıkları ve bu hususta diğer şüpheliler Madi, Buldanlıoğlu ve Can'a yardım ettikleri aktarıldı.

Yazıda, şüpheli Mesut Yalçın'ın da İspanya'da tutuklu bulunan diğer Türk vatandaşlarla görüştüğü ve onlarla Libya'ya hareket ettiğinin, örgüt hiyerarşisi içerisinde almış olduğu talimatlar gereği gemiye mürettebat sağlayarak, suç örgütü içerisinde hareket ettiğinin anlaşıldığı aktarıldı.

PARAVAN ŞİRKETLERİ DE VAR

Şüpheli İbrahim Yılmaz'ın ifadesinde, "kendisinin böyle bir şirket kurmadığını ve alakasının olmadığını" beyan etmiş ise de savunmasının suçtan kurtarmaya yönelik değerlendirildiği kaydedilen yazıda, kendisine ait pasaportun fiziki olarak başka bir ülkede şirket kurarken kullanılmasından haberinin olmadığını beyan etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtildi.

Yazıda, şüpheli Faris Diab'ın da örgüt içerisinde almış olduğu talimat gereği, geminin seyrüsefere hazır hale getirilmesi amacıyla gerekli işlemleri yaparak ve buna ilişkin ilgili kuruluşlarla iletişim sağlayarak örgüt içerisinde, örgüt faaliyeti kapsamında hareket ettiğinin anlaşıldığı kaydedildi.

Sevk yazısında, Gören'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve örgütün yöneticisi olduğu, diğer şüphelilerin Gören'in talimatlarını yerine getirerek UNİTED-S isimli gemide ele geçirilen 10 ton kokain maddesinin taşınmasına fiilen katıldıklarının anlaşıldığı vurgulandı.