ABD merkezli Bloomberg'in yayımladığı dikkat çekici analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yaşanan savaşın ardından gözünü Libya'nın dev enerji kaynaklarına çevirdiği öne sürüldü. Habere göre Washington yönetimi, Libya'daki siyasi bölünmüşlüğü sona erdirerek ülkenin petrol üretimini artırmayı ve Amerikan şirketlerinin bölgedeki etkisini güçlendirmeyi hedefliyor.

İRAN'DAN SONRA GÜNDEM LİBYA

Bloomberg'in haberine göre Trump yönetimi, Libya'nın batısında bulunan Trablus merkezli hükümet ile doğuda etkili olan Halife Hafter güçleri arasındaki anlaşmazlıkları azaltarak ortak bir güvenlik ve enerji zemini oluşturmayı amaçlıyor. Bu sayede yeni petrol sahalarının açılması ve Libya petrolünün küresel piyasalara daha güçlü şekilde sunulması planlanıyor.

Trump'ın enerji politikalarında petrolün stratejik bir unsur olmaya devam ettiği belirtilirken, Libya'nın sahip olduğu büyük rezervlerin Washington açısından önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi.

LİBYA'NIN PETROL HEDEFİ GÜNDE 2 MİLYON VARİL

Haberde, Libya'nın halihazırda günlük yaklaşık 1,3 milyon varil seviyesindeki petrol üretimini 2 milyon varile çıkarmayı hedeflediği aktarıldı. Ancak bu hedefin gerçekleşebilmesi için ülkedeki silahlı grupların, siyasi bölünmüşlüğün ve gelir paylaşımı anlaşmazlıklarının aşılması gerektiği vurgulandı.

Petrol gelirleri Libya ekonomisinin temelini oluştururken, ihracat ve kamu gelirlerinin yüzde 90'dan fazlası enerji sektöründen elde ediliyor.

ABD ŞİRKETLERİ BÖLGEYE DÖNÜYOR

Bloomberg'e göre Amerikan enerji devleri Libya'ya yeniden ilgi göstermeye başladı. ConocoPhillips yeni anlaşmalar imzalarken, Chevron ülkedeki faaliyetlerini genişletiyor. Exxon Mobil'in de Libya'ya dönüş seçeneklerini değerlendirdiği belirtildi.

Ocak ayında Libya'nın devlet şirketi Waha Oil ile ConocoPhillips ve Fransız enerji devi TotalEnergies arasında imzalanan 25 yıllık anlaşmanın 20 milyar dolardan fazla yabancı yatırım çekmesinin beklendiği kaydedildi.

GÜVENLİK SORUNLARI DEVAM EDİYOR

Öte yandan Libya'da süregelen güvenlik sorunlarının enerji yatırımları açısından önemli risk oluşturduğu ifade edildi. Son olarak Zaviye kentinde milis gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle ülkenin en büyük aktif rafinerilerinden biri faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmıştı.

ABD destekli askeri tatbikatların da Libya'nın güvenlik kapasitesini artırmaya yönelik çabaların bir parçası olduğu belirtilirken, ülkenin parçalanmış yönetim yapısının birleştirilmesinin Washington'un öncelikli hedeflerinden biri haline geldiği aktarıldı.

TÜRKİYE FAKTÖRÜ DİKKAT ÇEKTİ

Bloomberg'in analizinde Türkiye'nin Libya'daki rolüne de değinildi. Haberde, geçmişte Trablus yönetimine destek veren Türkiye'nin bölgedeki etkisinin enerji ve siyasi denklemlerde önemli bir unsur olmaya devam ettiği belirtildi. Türkiye'nin müdahil olduğu süreçlerin zaman zaman uluslararası görüşmeleri karmaşık hale getirdiği değerlendirmesi yapıldı.

Hakan Fidan NATO zirvesine ilişkin konuştu: "Türkiye ev sahibi olmasaydı Trump katılmayacaktı"
Hakan Fidan NATO zirvesine ilişkin konuştu: "Türkiye ev sahibi olmasaydı Trump katılmayacaktı"
İçeriği Görüntüle

ABD'NİN HEDEFİ ENERJİ VE JEOPOLİTİK ETKİ

Analizde, daha istikrarlı bir Libya'nın Avrupa'ya enerji arzı açısından kritik öneme sahip olduğu ifade edilirken, aynı zamanda düzensiz göçün kontrol altına alınması ve Rusya'nın Kuzey Afrika'daki etkisinin sınırlandırılması açısından da stratejik değer taşıdığı vurgulandı.

ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) Komutan Yardımcısı Korgeneral John W. Brennan'ın, "Batı sanayisi Libya'ya büyük ilgi gösteriyor. Bölgede ciddi ekonomik fırsatlar bulunuyor" sözlerine de yer verilen haberde, Trump yönetiminin Libya'yı yalnızca bir enerji merkezi değil, aynı zamanda önemli bir jeopolitik kazanım olarak gördüğü kaydedildi.

Kaynak: Bloomberg