ABD-İran geriliminin nasıl sonuçlanacağı henüz belli olmazken, İsrail bu gerilimin kazananı olmak için devreye girdi.
Güvenlik uzmanları ve siyasi analistlere göre, İsrail her koşulda İran’ın vurulmasını ve hatta rejimin tamamen değişmesini istiyor. ABD yönetimini bu konuda ikna çalışmaları sürerken, beklentilerin yüksek olduğu belirtiliyor.
Olası bir uzlaşma durumunda ise ABD’nin yapacağı anlaşmanın çok güçlü olmasını isteyen İsrail yönetimi, “kırmızı çizgiler” konusunda da tavrını netleştirdi. Buna göre, İran’ın nükleer çalışmalarının sınırlandırılması ve balistik füze programının sonlandırılmasını isteyen İsrail yönetimi, resmi olarak açıklama yapmasa da Washington üzerindeki baskının artırılması için lobi faaliyetlerine hız verdi.
ÜST DÜZEY GÜVENLİK TOPLANTISI NE ANLAMA GELİYOR ?
Bu arada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD’deki temasları sonrası İsrail’e geri dönen Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve istihbarat servisi MOSSAD’ın Direktörü David Barnea’in de katıldığı üst düzey güvenlik toplantısı düzenlemesi, olası bir saldırıya karşı hazırlık olarak değerlendirildi.
Ayrıca Netanyahu'nun kullandığı uçağın İsrail dışına çıkarılarak Yunanistan’ın Girit adasına gönderilmesi, kısa süre sonra İsrail'e dönmesi de yakından takip edilen gelişmeler arasında yer aldı.
UÇAĞIN GİDİŞ-DÖNÜŞÜ SORU İŞARETLERİNE YOL AÇTI
İsrail’den konuya ilişkin yapılan açıklamada, uçağın yıllık bakım programının bir parçası ve önceden planlanmış rutin bir eğitim uçuşu olduğu belirtilse de kısa sürede İsrail’e dönmesinin bakım amaçlı olamayacağı şeklinde değerlendirildi. Uçağın Girit adasına gidiş-dönüşünün ABD’nin İran’a olası saldırı öncesi bir hazırlık olduğu belirtildi. İsrail ile İran arasında Haziran 2025'teki çatışmalar sırasında Netanyahu’nun uçağı yine ülke dışına çıkarılarak Yunanistan'a götürülmüştü.