Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta son dönemde yaşanan okul saldırıları, eğitim kurumlarında güvenlik ve çocukların psikolojik durumu konusunu yeniden gündeme taşıdı. Öğretmen ve öğrencilerin hedef alındığı bu olaylar, yalnızca bireysel şiddet vakaları olarak değil; toplumsal, psikolojik ve yapısal sorunların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi ve Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.
“MÜNFERİT DEĞİL, ÇOK BOYUTLU TOPLUMSAL KRİZ”
Necmettin Çalışkan, son dönemde art arda yaşanan bu tür olayların yalnızca bireysel ya da münferit vakalar olarak ele alınmasının büyük bir hata olacağını belirterek, meselenin çok boyutlu bir toplumsal kriz olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin geçmişte birçok zor süreçten geçtiğini ancak bu tür olayların peş peşe ve sistematik bir şekilde yaşanmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Çalışkan, “Bu olayları sadece adli vaka olarak görmek ve birkaç kişi üzerinden değerlendirmek çözüm getirmez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; ekonomik kriz, ahlaki erozyon, eğitim sistemindeki sorunlar ve toplumun maruz kaldığı psikolojik baskıların bir sonucudur” dedi.
“DEVLET KURUMLARI BU SÜREÇTE YETERİNCE ETKİN ROL ALMIYOR”
Devlet kurumlarının bu süreçte yeterince etkin rol almadığını savunan Çalışkan, özellikle dijital alanın kontrolsüzlüğüne dikkat çekti. Sosyal medya üzerinden organize olabilen grupların varlığına işaret eden Çalışkan, bu yapıların yeterince denetlenmediğini belirterek, “Eğer bu tür yapılanmalar farklı bir siyasi amaçla hareket etseydi, çok daha hızlı müdahale edilirdi. Bu da kurumların önceliklerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

“SİLAH ERİŞİMİ KONUSUNDA CİDDİ BİR GÜVENLİK AÇIĞI VAR”
Silah erişimi konusunun da ciddi bir güvenlik açığı oluşturduğunu belirten Çalışkan, bireylerin birden fazla silaha ulaşabilmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyerek, bu durumun, denetim mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyduğunu dile getirdi.
“GELECEK KAYGISI EĞİTİME OLAN BAĞLILIĞI ZAYIFLATIYOR”
Eğitim sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Çalışkan, gençlerin gelecek kaygısının arttığını ve bunun eğitim kurumlarına olan bağlılığı zayıflattığını ifade etti. Çalışkan, “Bugün bir öğrenci mezun olduğunda neyle karşılaşacağını bilmiyor. Bu da okulun ciddiyetini ve anlamını zedeliyor” ifadelerini kullandı.
“SORUN CEZA DEĞİL, KAPSAMLI POLİTİKA EKSİKLİĞİ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in çocuk suçlarında ailelere yönelik cezai yaptırımların artırılacağına dair açıklamalarını da değerlendiren Çalışkan, bu yaklaşımın tek başına yeterli olmayacağını savundu. Çalışkan, “Bu tür açıklamalar günü kurtarmaya yöneliktir. Elbette cezai düzenlemeler yapılabilir ancak mesele sadece ceza değildir. Asıl ihtiyaç, kapsamlı ve uzun vadeli bir politika geliştirilmesidir” şeklinde konuştu.
Sorunun çözümünde uzman görüşlerinin önemine dikkat çeken Çalışkan, eğitimciler, psikologlar ve sosyologların sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle olaylar yaşanmadan önce risklerin tespit edilmesi ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“DİJİTAL DÜNYA VE MEDYA ETKİSİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Çalışkan, okul saldırılarının yalnızca güvenlik boyutuyla değil, dijital dünya, medya içerikleri ve toplumsal değerler açısından da ele alınması gerektiğini ifade etti. Televizyon programları, sosyal medya içerikleri ve dijital platformlardaki kontrolsüzlüğün de bu süreçte etkili olabileceğini söyledi.
“SİYASİ TARTIŞMALARA MALZEME EDİLMEMELİ”
Yaşananların toplumun ortak acısı olduğunun altını çizen Çalışkan, bu tür olayların siyasi tartışmalara malzeme edilmemesi gerektiğini belirterek, “Bu mesele ne istismar konusu yapılmalı ne de üzeri örtülmelidir. Gerçekçi ve kararlı adımlar atılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
AİLELER TEDİRGİN: ACİL VE KAPSAMLI ÖNLEM ÇAĞRISI
Türkiye’nin farklı illerinde benzer olayların yaşandığını hatırlatan Çalışkan, bu durumun toplumda ciddi bir endişe oluşturduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü;
“Bugün milyonlarca aile çocuklarını okula gönderirken tedirgin. Bu olaylar yarın başka bir şehirde de yaşanabilir endişesi hâkim. Bu tablo, ülkenin ciddi bir riskle karşı karşıya olduğunu gösteriyor”
Okul saldırılarının önlenmesi için eğitimden güvenliğe, dijital denetimden sosyal politikalara kadar pek çok alanda eş zamanlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, kapsamlı bir yol haritasının acilen oluşturulması çağrısında bulundu.




