Akkuyu Nükleer Santrali sahibi kim?
Akkuyu NGS, Türkiye'de kurulmasına rağmen, mülkiyeti Türk tarafına ait değildir. Santrali inşa eden ve işleten şirket Akkuyu Nükleer A.Ş., %100 oranında Rusya devletine bağlı Rosatom kuruluşuna aittir. Rosatom, Akkuyu NGS’nin yatırımını, inşaatını, yakıt tedarikini ve işletmesini üstlenen tek taraf olarak süreci yönetmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, ev sahibi ülke ve düzenleyici otorite konumundadır. Santral Türkiye topraklarında yer almasına rağmen, mülkiyet ve operasyonel kontrol Rusya tarafında bulunmaktadır.Türk şirketi mi, Rus kontrolünde mi?
Santrali işleten Akkuyu Nükleer A.Ş., Türkiye’de kurulan bir anonim şirket olmasına rağmen, hisseleri tamamen Rosatom’a aittir. Bu nedenle hukuken Türkiye merkezli bir şirket olsa da, kontrol, yönetim ve stratejik kararlar doğrudan Moskova’dan belirlenmektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, şirketin Türk hukukuna tabi olduğunu vurgulasa da, Akkuyu CEO’su dahil yetkililer defalarca “Bu bir Rus santralidir” açıklaması yapmıştır.BOO modeli nedir?
Akkuyu, nükleer enerji projelerinde dünyada ilk defa uygulanan BOO modeli ile hayata geçiriliyor. İngilizce karşılığıyla “Build-Own-Operate”, yani “Yap – Sahip Ol – İşlet” modelinde:- Santralin tüm finansmanı yatırımcıya (Rosatom) aittir.
- Santral Rosatom’un mülkiyetinde kalır.
- İşletme süresi boyunca Rosatom tüm teknik ve ticari haklara sahiptir.
- İşletme süresi sonunda (yaklaşık 60 yıl), santral Türkiye’ye devredilebilir.
Rosatom’un hissesi ne kadar?
Mevcut durumda Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin hisselerinin %100’ü Rosatom’a aittir. Anlaşmalarda, Türk özel sektörünün %49’a kadar hisse alabileceği ifade edilmişti. Ancak bugüne kadar bu pay devri gerçekleşmemiştir.Rosatom, Akkuyu’daki sahiplik oranını uzun süre korumayı tercih etmiştir. Bu da santralin Rusya’nın stratejik bir uzantısı olarak değerlendirilmesine neden olmaktadır.
Jeopolitik ve stratejik etkiler
Akkuyu NGS’nin Rusya kontrolünde olması, yalnızca ekonomik değil, jeopolitik tartışmalara da yol açmaktadır. Özellikle şu başlıklar öne çıkmaktadır:- NATO üslerine yakınlık: Akkuyu, İncirlik ve Kürecik gibi stratejik NATO üslerine yakın konumdadır. Bu da Rusya’nın bölgesel etki alanı oluşturduğu iddialarına neden oluyor.
- Enerji bağımlılığı: Santralin Rus kontrolünde olması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı hedefleriyle çeliştiği yönünde yorumlanıyor.
- Stratejik altyapı: Nükleer enerji tesislerinin, sadece elektrik üretimi değil, stratejik veri ve altyapı açısından da güvenlik riski barındırdığı ifade ediliyor.
Uluslararası gözlemciler, bu yapı nedeniyle Türkiye-Rusya ilişkilerinin enerji üzerinden uzun vadeli bir bağımlılık haline dönüşebileceğini savunuyor.
Türkiye ne kazanıyor?
Türkiye açısından bakıldığında, Akkuyu NGS sayesinde:
- Doğal gaz ithalatı azalacak,
- Karbonsuz enerji üretimi artacak,
- Elektrik arz güvenliği güçlenecek,
- Nükleer teknolojide deneyim kazanılacak.
Sıkça Sorulan Sorular
| Soru | Yanıt |
|---|---|
| Akkuyu NGS kime ait? | Akkuyu Nükleer A.Ş. %100 Rosatom’a aittir. |
| Santral Türk mü, Rus mu? | Türkiye topraklarında olsa da mülkiyet ve işletme Rosatom’dadır. |
| Türk hissedar var mı? | Hayır, şu an Türk hissedar yok. %49 hisse açma planı henüz gerçekleşmedi. |
| BOO modeli ne demek? | Rosatom’un hem sahibi, hem işletmeci olduğu bir yapıdır; 60 yıl boyunca kontrol Rusya’da kalır. |
| Jeopolitik risk var mı? | Evet; NATO üslerine yakınlığı ve uzun süreli Rus kontrolü nedeniyle stratejik endişeler gündemdedir. |
Santralin uzun yıllar boyunca yabancı bir devlet kurumu tarafından işletilecek olması, enerji bağımsızlığı ve ulusal güvenlik tartışmalarını beraberinde getiriyor. Gelecek yıllarda Türk ortaklara hisse devri yapılıp yapılmayacağı ise halen belirsizliğini korumaktadır.