Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Saksonya-Anhalt eyaletinde düzenlenen bir etkinlikte ülkenin nükleer enerji politikasını eleştirdi. Merz, Almanya’nın nükleer santrallerden çıkmasının uzun vadede stratejik sorunlar doğurduğunu ve enerji üretim kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.
NÜKLEERDEN ÇIKMA KARARI STRATEJİK HATA
Merz, Almanya’nın tüm nükleer santrallerini kapatma kararını sert bir dille eleştirerek, “Nükleer enerjiden çıkmak ciddi bir stratejik hataydı. En azından son üç yıl, santralleri elektrik şebekesinde tutmalıydık ki yeterli kapasiteyi sağlayabilelim” dedi. Başbakan Merz, geçmiş hükümetlerin enerji politikasını eleştirerek, Almanya’nın dünyanın en maliyetli enerji dönüşümünü yürüttüğünü belirtti. Merz, federal bütçeden sübvansiyonlarla enerji fiyatlarının düşürülmesinin kısa vadede çözüm olduğunu, ancak kalıcı bir yöntem olmadığını vurguladı.
REAKTÖRLERİN GERİ DÖNÜŞÜ ZOR
Merz, kapatılan nükleer santrallerin yakıtlarının boşaltıldığı ve kısmen söküldüğü için yeniden devreye alınmasının mümkün olmadığını ifade etti. Ayrıca, Almanya’nın yenilenebilir enerjiye yaptığı büyük yatırımlar ve Avrupa Birliği düzenlemeleri nedeniyle eski reaktörlerin ekonomik açıdan tekrar kullanılamayacağını belirtti.
60 YIL SONRA NÜKLEER DÖNEMİ BİTTİ
Almanya, Nisan 2023’te 60 yıllık nükleer enerji dönemine son verdi. Bavyera’daki Isar 2, Baden-Württemberg’deki Neckarwestheim 2 ve kuzeydeki Emsland santralleri devre dışı bırakıldı. Bu santraller, 2022’de ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 6’sını karşılıyordu.
FUKUŞİMA ETKİSİ VE ENERJİ KRİZİ
2011’de Fukuşima felaketi sonrası nükleer karşıtı hareketler güçlenmiş ve Merkel hükümeti nükleer santralleri kapatma kararı almıştı. Merz, bu kararın ardından enerji arz güvenliğini sağlamak için Rusya ile enerji anlaşmaları yapıldığını ve Almanya’nın enerji üretiminde ciddi zorluklar yaşadığını ifade etti.
FRANSA ÖRNEĞİ ÖNE ÇIKIYOR
Almanya’nın nükleerden çıkmasına karşın Fransa, elektriğinin yaklaşık yüzde 70’ini nükleer enerjiden üretiyor. Merz, bu farkın Almanya’nın enerji politikalarındaki eksiklikleri ve yüksek maliyetleri gözler önüne serdiğini vurguladı.