17 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde yaklaşık 3 bin hektarlık alanın orman sınırları dışına çıkarılmasına Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği (KIRÇEV) karşı çıktı. Dernek üyesi orman mühendisi Ahmet Demirtaş, karar kapsamındaki alanlarda meşe ormanlarının bulunduğunu belirterek işlemin hukuka aykırı olduğunu savundu. Bölgenin Ankara’ya içme suyu sağlayan barajların su toplama havzalarında yer aldığına dikkat çeken Demirtaş, olası yapılaşmanın su kaynaklarını tehdit edebileceği uyarısında bulundu. KIRÇEV'in paylaştığı verilere göre Ankara'da yaklaşık 3 bin 800 hektarlık alan karar kapsamına alınırken bunun 2 bin 964 hektarı Kızılcahamam ilçesine bağlı Balcılar, Kırköy, Taşlıca ve Yukarıkaraören mahallelerinde bulunuyor.
“ORMAN VASFI TAŞIMADIĞI SÖYLENEN ALANLARDA MEŞE ORMANLARI VAR”
Kararın dayanağını oluşturan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16'ncı maddesi, belirli koşulları taşıyan alanların orman sınırları dışına çıkarılmasına olanak tanıyor. Düzenleme kapsamında orman olarak korunmasında bilimsel yarar görülmeyen ve tarıma dönüştürülemeyen yerler ile belirli koşulları sağlayan yerleşim alanları ve fiilen orman niteliği taşımayan taşlık, kayalık araziler bulunuyor.
Demirtaş, Kızılcahamam'daki alanların yasal koşulları karşılamadığını savundu. Derneğin saha incelemelerinde, tüylü meşe ormanlarının yanı sıra geçmiş yıllarda dikilen sedir ve ardıç ağaçlarının da bulunduğunu belirtti. Bölgede mevcut bir yapılaşma olmadığını vurgulayan Demirtaş, dört mahalleyi kapsayan alanlara ilişkin teknik raporların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Türkiye'deki ormanların büyük bölümünün dağlık arazilerde bulunduğuna dikkat çekerek taşlık ve kayalık yapının tek başına orman niteliğini ortadan kaldırmayacağını ifade etti. 
ANKARA'NIN İÇME SUYU HAVZALARI İÇİN UYARI
Kararın Ankara'nın içme suyu kaynaklarını da ilgilendirdiğini belirten Demirtaş, söz konusu alanların Kurtboğazı ve Kavşakkaya barajlarının su toplama havzalarında bulunduğunu söyledi. Bölgedeki orman örtüsünün toprağı koruduğunu, erozyonu önlediğini ve su döngüsüne katkı sağladığını ifade eden Demirtaş, olası yapılaşmanın barajların su toplama kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini savundu. Yeni tesislerin su tüketimini artırabileceğine ve atık suların havzalarda kirlilik riski oluşturabileceğine dikkat çeken Demirtaş, Ankara'nın içme suyu kaynaklarının korunması gerektiğini vurguladı.
BÖLGEDE TERMAL OTEL VE SAĞLIK TESİSİ Mİ PLANLANIYOR?
Orman sınırları dışına çıkarılan alanların gelecekte hangi amaçla kullanılacağına ilişkin sorular da gündeme geldi. Demirtaş, bölgede sağlık vadisi, termal oteller ve hastaneler yapılmasının planlandığı yönünde iddialar bulunduğunu belirterek bu alanların kullanım amacının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Söz konusu iddialara ilişkin doğrulanmış bir proje bilgisi bulunmazken Demirtaş, olası tesislerin ihtiyaç duyacağı suyun hangi kaynaklardan karşılanacağını ve atık suların nasıl yönetileceğini sorguladı. 
“BU KARARIN İPTAL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”
Kararın Anayasa'nın ormanların korunmasını düzenleyen 169'uncu maddesine ve Orman Kanunu'nun Ek 16'ncı maddesine aykırı olduğunu savunan Demirtaş, hukuki arayış içerisinde olduklarını açıkladı. Demirtaş, orman niteliğini koruyan alanların sınır dışına çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, “Bu karar hukuk dışı. Bir an önce bu kararın iptal edilmesini istiyoruz” dedi.





