Türkiye, savunma sanayisinde stratejik öneme sahip bir teknolojide daha kritik bir eşiği geride bıraktı. ASELSAN tarafından milli imkanlarla geliştirilen kızılötesi dedektör ailesi, modern harp sahasında hedef tespiti ve görüntüleme kabiliyetini önemli ölçüde artıracak. Dünyada yalnızca sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu bu teknoloji sayesinde Türkiye'nin hem dışa bağımlılığının azalması hem de yerli savunma platformlarının etkinliğinin artırılması hedefleniyor.
ASELSAN'IN GELİŞTİRDİĞİ KIZILÖTESİ DEDEKTÖR NEDİR?
ASELSAN'ın geliştirdiği kızılötesi dedektörler, hedeflerin yaydığı ısı izlerini algılayarak görüntü oluşturabilen yüksek teknoloji sistemleri arasında yer alıyor.
Gece, sis, duman, yoğun yağış ve toz gibi görüşün sınırlı olduğu ortamlarda dahi hedef tespiti yapılmasına imkan sağlayan bu dedektörler, modern savunma sistemlerinin en kritik bileşenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Şirket, bu teknolojiyi tamamen milli imkanlarla geliştirerek Türkiye'yi kızılötesi dedektör üretebilen sayılı ülkeler arasına taşıdı.
HANGİ SAVUNMA SİSTEMLERİNDE KULLANILIYOR?
ASELSAN'ın geliştirdiği dedektör teknolojisi birçok kritik platforma entegre ediliyor.
Bunlar arasında;
- ALTAY Ana Muharebe Tankı'nda kullanılan YAMGÖZ 200 gözetleme sistemi,
- ÇELİKKUBBE hava savunma mimarisinin orta katmanında görev yapan HİSAR sistemleri,
- Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağındaki TOYGUN elektro-optik sistemi,
- Füze arayıcı başlıkları,
- Keşif ve gözetleme sistemleri,
- İnsansız hava araçları,
- Savaş uçakları ve hedefleme sistemleri bulunuyor.
Yeni nesil dedektörlerin özellikle gece operasyonlarında platformların etkinliğini önemli ölçüde artırması bekleniyor.
RADARLARIN GÖREMEDİĞİ HEDEFLERİ NASIL TESPİT EDİYOR?
Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş'a göre modern savaşlarda yalnızca radar sistemleri yeterli olmuyor.
Kızılötesi dedektörler, hedeflerin yaydığı sıcaklık farklarını algılayarak özellikle düşük radar görünürlüğüne sahip hava araçlarının tespit edilmesinde önemli avantaj sağlıyor.
Karakuş, klasik radarların tespit etmekte zorlandığı platformların, yaydıkları ısı sayesinde bu sistemlerle belirlenebildiğini ifade ederek kızılötesi teknolojilerin hava savunmasında kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.
F-35 ÖRNEĞİYLE DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
Karakuş, teknolojinin önemini F-35 savaş uçağı üzerinden de değerlendirdi.
Yüksek itki gücüne sahip motorların yoğun ısı ürettiğini belirten Karakuş, radar görünürlüğü düşük olsa bile bu uçakların tamamen görünmez olmadığını ifade etti.
Isı izlerinin tamamen ortadan kaldırılamadığına dikkat çeken Karakuş, kızılötesi algılama sistemlerinin bu tür platformların tespitinde önemli rol oynadığını söyledi.
ALTAY TANKINDA DA KRİTİK GÖREV ÜSTLENECEK
Kızılötesi teknolojilerin yalnızca hava platformlarında değil kara araçlarında da büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Karakuş, özellikle ısı güdümlü tanksavar füzelerine karşı Altay tankı gibi platformlarda ısı yayılımının azaltılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Askeri araçlarda motor ve egzozdan yayılan ısının hedefin yerini belli edebildiğini belirten Karakuş, bu nedenle elektro-optik sistemlerin tankların beka kabiliyetini artıran önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK KAZANIM
Kızılötesi dedektörlerin bugüne kadar büyük ölçüde yurt dışından temin edilmesi; yüksek maliyet, ihracat izinleri ve kullanım kısıtlamaları gibi birçok sorunu beraberinde getiriyordu.
ASELSAN'ın geliştirdiği yerli teknoloji sayesinde Türkiye, kritik elektro-optik sistemlerde dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
Uzmanlara göre bu kabiliyet yalnızca mevcut platformların performansını artırmakla kalmayacak, gelecekte geliştirilecek yüksek teknoloji savunma projelerinde de Türkiye'nin elini güçlendirecek.










