Azerbaycan Başsavcılığının, Türkiye'de yaşayan yedi kişi hakkında gıyabi tutuklama kararı aldırdığı ve uluslararası arama başlattığı bildirildi. Aralarında Rıdvan Kaya, Fatih Tezcan ve Abdullah İmamoğlu adıyla tanınan Zekeriyya Ceran'ın da bulunduğu isimler, Azerbaycan'da anayasal düzeni değiştirmeye yönelik çağrılarda bulunmak ve dini nefreti körüklemekle suçlanıyor.
Azerbaycan Başsavcılığının açıklamasına ilişkin aktarılan bilgilere göre, Türkiye'de yaşayan yedi kişi hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gıyabi tutuklama kararları çıkarıldı. Şüphelilerin yakalanması amacıyla uluslararası arama süreci başlatılırken Azerbaycan makamlarının Türk yetkililerle koordinasyon yürüttüğü belirtildi.
Başsavcılık, söz konusu kişilerin 25 Eylül-18 Ekim 2026 tarihleri arasında sosyal medya üzerinden Azerbaycan'ın anayasal düzenini hedef alan ve dini nefreti teşvik eden paylaşımlarda bulunduklarını iddia etti.
HAKLARINDA TUTUKLAMA KARARI ÇIKARILDIĞI BİLDİRİLEN İSİMLER
Azerbaycan Başsavcılığının kararına ilişkin paylaşılan bilgilere göre, uluslararası arama kapsamına alınan kişiler şöyle:
-
Rıdvan Kaya – Haksöz ve Özgür-Der
-
Zekeriyya Ceran – Abdullah İmamoğlu adıyla tanınan Değişim TV temsilcisi
-
Fatih Tezcan – Analiz Merkezi
-
Ahmet Şanlı – Avukat
-
Fahrettin Taşkaya Saral – Araştırmacı
-
Abdurrahman Tumer
-
Alparslan Tanrıkulu

ANAYASAL DÜZENİ DEĞİŞTİRME VE DİNİ NEFRET SUÇLAMALARI
Başsavcılığın açıklamasına göre şüpheliler hakkında Azerbaycan Ceza Kanunu'nun çeşitli maddeleri kapsamında işlem başlatıldı.
Söz konusu suçlamalar arasında 281.2. madde kapsamında devlet iktidarının zorla ele geçirilmesine ve anayasal düzenin değiştirilmesine yönelik aleni çağrılar, 283.2.1. madde kapsamında şiddet yoluyla dini nefretin körüklenmesi ve 167-3.1. madde kapsamında dini aşırıcılık içerikli materyallerin yayılması bulunuyor.
Azerbaycan makamları, şüphelilerin 25 Eylül ile 18 Ekim tarihleri arasında sosyal medya platformlarında bu kapsamda değerlendirilen içerikler paylaştığını ileri sürdü.
İSTANBUL VE ANKARA'DAKİ GÖSTERİLER SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİ
Başsavcılığın iddialarında Türkiye'deki Azerbaycan diplomatik temsilcilikleri önünde düzenlenen gösteriler de yer aldı.
Buna göre Rıdvan Kaya'nın 3 Ekim'de Azerbaycan'ın İstanbul Başkonsolosluğu önünde gerçekleştirilen gösteride, devlet iktidarının zorla değiştirilmesine yönelik çağrılarda bulunduğu iddia edildi.
Rıdvan Kaya ve Zekeriyya Ceran'ın 13 Ekim'de Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen gösteride de benzer çağrılar yaptığı öne sürüldü.
Azerbaycan makamlarının darbe çağrısı olarak nitelendirdiği bu eylemlerle ilgili suçlamalar, soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialara dayanıyor.
TÜRK VATANDAŞLARININ İADESİ MÜMKÜN MÜ?
Azerbaycan tarafından başlatıldığı bildirilen uluslararası arama sürecinin Türkiye açısından hukuki sonuçları da gündeme geldi.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesine göre, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler dışında Türk vatandaşları suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemiyor.
Bu nedenle hakkında uluslararası yakalama kararı bulunan bir kişinin Türk vatandaşı olması hâlinde, yalnızca Azerbaycan makamlarının talebi üzerine bu ülkeye iade edilmesi mümkün değil.
Bununla birlikte uluslararası arama kararlarının hukuki etkileri, ilgili kişilerin vatandaşlık durumlarına, seyahat ettikleri ülkelere ve uluslararası adli iş birliği süreçlerine göre değişebiliyor.
AZERBAYCAN BAŞSAVCILIĞINDAN YURT DIŞINA YÖNELİK UYARI
Azerbaycan Başsavcılığının açıklamasında, söz konusu fiillerle ilgili hukuki işlemlerin kişilerin vatandaşlığına, yaşadıkları ülkeye veya kullandıkları sosyal medya platformlarına bakılmaksızın yürütüleceği belirtildi.
Bu açıklama, Azerbaycan makamlarının ülke dışında gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü eylemler hakkında da soruşturma yürütme yaklaşımını ortaya koydu.
Başsavcılığın, şüphelilerle ilgili gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Türk makamlarıyla koordinasyon hâlinde olduğu aktarıldı.




