Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'de yerleşik ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarının temsilcileriyle İstanbul'da düzenlenen bilgilendirme toplantısında buluştu. Toplantıda Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak’ın, Suriye’deki gelişmeler, "Terörsüz Türkiye" süreci ve DEM Parti'nin tutumuna ilişkin sorusunu yanıtlayan Fidan, sürece dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

"HİÇBİR ŞEKİLDE BU FIRSAT KAÇIRILMAMALI"

Bakan Fidan, sürecin işleyişine dair şu ifadeleri kullandı:

AYM'den CHP'ye red
AYM'den CHP'ye red
İçeriği Görüntüle

"Cumhurbaşkanımızın tabii büyük bir siyasi dirayeti ve liderliğiyle ve Sayın Bahçeli'nin de gerçekten büyük desteğiyle yürüyen bu süreç, tarihi ve kıymetli bir süreç. Özellikle Sayın Bahçeli'nin bu konudaki aldığı tarihi sorumluluk, inisiyatif not edilmeli ve hiçbir şekilde bu fırsat kaçırılmamalı.

Şimdi geldiğimiz noktada, daha önceden tabii analizlerini yaptığımız, her zaman karşımıza çıkacağını önümüze çıkacağını gördüğümüz konuların teker teker çıkıyor olması bizi aslında şaşırtmıyor.

Fakat şimdi bu söylenmemiş olan konuların ve şimdi ortaya çıkan bu konuların bir siyasal perspektif içerisinde, bir siyasal zihin içerisinde var olan sürece nasıl alınabilir, onun bir parçası nasıl olabilir, nasıl yönetilebilir bu konuda adım atılması gerekiyor."

"ÖRGÜTÜN LİDERİ ÖCALAN'IN ADADAN TALİMAT VERDİĞİNİ BİLİYORUZ"

İstihbarat raporlarına değinen Fidan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu konuda yapılan görüşmeler neticesinde biliyorsunuz istihbaratımız marifetiyle; yani örgütün lideri Öcalan'ın adadan talimat verdiğini biliyoruz. Yani hem Irak'takilere hem Suriye'dekilere... Yani bu sorunun sadece Türkiye ayağını kapsayan bir yön değil, yani biz sınırın öbür tarafında hani bizim için güvenlik tehdidi olan terör unsurları altyapısı varsa, yani biz burada temizledikten sonra daha sonra tekrar enfekte olmayacağının garantisi ne? Yani bunun bir güvencesinin ortaya çıkması gerekiyor."

"BİZİM ALEYHİMİZE ÇALIŞAN BİR ÖRGÜTTEN BAHSEDİYORUZ"

Bölgesel gelişmelerin örgüt üzerindeki etkisini değerlendiren Fidan, şunları kaydetti:

"Şimdi buna ilişkin tabii örgütün ben kalıcı adımlar atmaktan çekiniyor olmasını tek bir şeye bağlıyorum; özellikle Suriye'de ve Irak'ta bölgesel krizlerin neye evrileceğini kendileri bir değerlendirmeye çalışıyorlar. İran'dan daha fazla bir imkan çıkar mı, Suriye'den daha fazla bir imkan çıkar mı? İsrail bu konuda hani bir istikrarsızlaştırıcı rol oynuyor, bu rolden hani nereye gidebiliriz gibi şeyleri var. Yani bu çok net gözüküyor.

İkincisi de, yani tekrar açık konuşmak gerekirse tabii bölgede var olabilmek için başkalarının toprağında uzun yıllardır geliştirdikleri ilişkiler var. Yani İran'la var, İsrail'le var, Irak'la var, onlarla var, bunlarla var, herkesle var. Şimdi bu ilişkilerin sahiplerinin bölge güvenliğine ilişkin, bölge menfaatine ilişkin değerlendirmelerinin hiçbiri birbiriyle uymuyor.

Şimdi bir de oradaki, yani bizim dışımızda herkesin menfaatini gözetip bizim aleyhimize çalışan bir örgütten bahsediyoruz işin esasında. Şimdi yani o alanı da kendilerince hani yönetmeleri gerektiği zaman yine Türkiye ile iyi olmamaları çıkıyor sonuç olarak."

"HALKIN HİZMETİNE ÇALIŞMAKLA ÖRGÜTÜN HİZMETİNE ÇALIŞMAK İKİ AYRI KONU"

Fidan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Yani inşallah bu süreç iyi gider, yani gerçekten niyetimiz o. Ama kendileri de bu ilişkiler yumağından, bataktan çıkarlar. Yani daha sahici, daha otantik hedefleri olur. Çünkü halkın hizmetine çalışmakla, örgütün hizmetine çalışmak iki ayrı konu. Örgütü siz yaşatmaya devam ettiğiniz sürece o ilişki batağından çıkamazsınız. Ama halkın menfaati, genel maslahat nerede derseniz kendinize daha kolay yol bulursunuz. Ama o zihin düzeyine gelinir mi? O çok zor bir şey."

Kaynak: HABER MERKEZİ