Uluslararası Para Fonu (IMF), yapay zeka hisselerinde çöküş, devlet tahvili faizlerinde sıçrama ve ekonomik yavaşlamayı bir arada sınadığı stres testinde 110 bankanın sermayesinin zayıf kalacağını hesapladı. 13 Ekim 2026'da yayımlanan Küresel Finansal İstikrar Raporu'na göre zayıf kalan bankalar küresel bankacılık varlıklarının yüzde 22'sini elinde tutuyor.

Bir yıl önceki testte zayıf sınıfına giren banka sayısı 88, varlıklardaki payları yüzde 18'di. Testte çekirdek sermaye yeterlilik oranı yüzde 7'nin altına inen, dünyanın en karmaşık bankalarında ise daha yüksek eşiğin altında kalan bankalar zayıf kabul edildi.
IMF'den Athanasios Vamvakidis, her yılın senaryosunun o dönemin risklerine göre kurulduğunu ve aynı yöntemin kullanıldığını söyledi. Stres testi gerçekleşmiş bir kaybı değil, varsayımsal ağır koşullarda bankaların zararları karşılayacak sermayeyi koruyup koruyamayacağını ölçüyor.
TÜRK BANKALARINDA SERMAYE YETERLİLİĞİ YÜZDE 16,6 OLDU
IMF'nin testi küresel ölçekte yapıldı ve Türkiye'deki bankalar için ayrı bir sonuç içermiyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu Ağustos 2026'da yüzde 16,6 oldu, kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 2,92'ye çıktı. IMF'nin yüzde 7'lik eşiği yalnızca çekirdek sermayeye dayandığı için iki oran birebir karşılaştırılamıyor.
Sektörün aktif büyüklüğü Ağustos sonunda 55 trilyon 743 milyar liraya ulaştı. Fitch de Mart 2026'da Orta Doğu'daki savaşın uzaması halinde Türkiye'nin kredi notunun döviz rezervleri üzerinden baskı göreceğini açıklamıştı.
HEDGE FONLARIN BÜYÜKLÜĞÜ 13 TRİLYON DOLARA ULAŞTI
IMF'nin 6 Ekim'de yayımladığı ve rapora eklenen bölüme göre hedge fonların varlıkları 2026 başında yaklaşık 13 trilyon dolara ulaştı. Rakam 2013'te yaklaşık 4 trilyon dolardı.
Hedge fonlar ABD Hazine tahvili piyasasının yaklaşık yüzde 9'unu elinde tutuyor, pay 2022'de yüzde 4'tü. IMF, büyümenin büyük bölümünün türev ürünlerle sağlanan kaldıraçtan geldiğini, fonların "doğası gereği opak" yapısının riskleri ölçmeyi zorlaştırdığını belirtti.
IMF YAPAY ZEKA BORÇLANMASINA DİKKAT ÇEKTİ
IMF'ye göre veri merkezi ve bulut altyapısına yatırım yapan dev teknoloji şirketlerinin küresel yatırım yapılabilir notlu tahvil ihraçlarındaki payı yüzde 10'a çıktı. Aynı pay 2024'te yüzde 1'in altındaydı.
Büyük teknoloji şirketleriyle küçük yapay zeka girişimleri arasındaki karşılıklı yatırım ve hizmet alım taahhütlerinin finansman ağını karmaşıklaştırdığını belirten IMF, beklentiler zayıflarsa kayıpların zincirleme yayılacağı uyarısında bulundu. Fona göre borsalardaki yükselişin az sayıda teknoloji şirketine dayanması, sert bir düzeltmede satışların tahvil ve kredi piyasalarına taşınma riskini artırıyor.
TAHVİL FAİZİ VE SİBER SALDIRI RİSKİ BÜYÜDÜ
Rapor, yüksek kamu borcu, enerji fiyatları ve enflasyon beklentilerinin devlet tahvili faizlerinde düzensiz bir sıçrama riski taşıdığına dikkat çekti. Faiz yükseldiğinde elde tutulan tahviller değer kaybediyor. Fed'e dair sıkılaşma beklentileri Mart 2026'da altında 2008'den bu yana en sert aylık düşüşe de yol açmıştı.
Siber güvenlik tarafında IMF, 2026'da istismar edilen yazılım açıklarının yüzde 70'inden fazlasının güncelleme yayımlanmadan önce kullanıldığını, oranın bir yılda 20 puan arttığını açıkladı. Finans kuruluşlarının ortak yazılım altyapısına bağımlılığına işaret eden rapora göre tek bir sağlayıcıdaki sorun birden çok kurumu aynı anda etkileyecek.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




