ABD Büyükelçisi’nin 18 Ocak’ta YPG/SDG’nin “görevini tamamladığını” duyurmasının hemen ardından, örgüte yakın gruplar Avrupa’nın birçok kentinde protesto eylemleri düzenledi. Bu eylemlerin en dikkat çekici adreslerinden biri Belçika’nın başkenti Brüksel oldu.
21 Ocak sabahı Avrupa Parlamentosu binası önünde toplanan YPG/SDG yandaşları, örgüt lehine sloganlar attı. Gösterinin ilerleyen saatlerinde taşkınlık çıkaran gruba polis müdahale etti. Güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanırken, olaylarda helikopterler, TOMA’lar ve çok sayıda polis aracı devreye sokuldu. Grup daha sonra, ertesi gün AB zirvesine ev sahipliği yapacak olan AB Konseyi binasının bulunduğu Schuman Meydanı’na yürüdü. AB Dış İlişkiler Servisi binası önünde bir süre bekleyen kalabalık, sloganların ardından dağıldı.
![]()
BELÇİKA'DA TAŞKINLIK ÇIKARDILAR
Belçika Federal Savcılığı, olayların ardından başlatılan soruşturmaya ilişkin 23 Ocak’ta yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, göstericilerin polise taş, cam şişe ve sokak mobilyaları fırlattığı, yaşanan arbedede 9 polis memurunun yaralandığı bildirildi. Brüksel Başkent Bölgesi polisi tarafından 19 ila 47 yaşları arasındaki dört şüphelinin gözaltına alındığı, bu kişilerden üçünün saldırı ve darp suçlarından sabıkalı olduğu belirtildi. Savcılık, dosyanın “kasti saldırı ve darp” ile “silahlı isyan” suçlamaları kapsamında soruşturma hâkimine sevk edildiğini, dört şüpheliden üçü hakkında tutuklama kararı verildiğini açıkladı.
Bu gelişmelerin hemen ardından Belçika Devlet Güvenlik Servisi (VSSE) tarafından yayımlanan 2025 raporu, PKK’ya dair değerlendirmeleriyle öne çıktı. Toplam 44 sayfalık raporda, terör örgütü PKK’ya bir sayfa ayrıldı. Raporda 2025’in örgüt açısından kritik bir eşik olduğu vurgulandı ve Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonrası PKK’nın Mayıs ayında silahlı mücadeleyi sonlandırdığını ve kendini feshettiğini açıklamasının “beklenmedik bir adım” olduğu ifade edildi. Buna rağmen örgütün silahlı kapasitesini tamamen tasfiye etmediği, bu yönde atılması gereken ek adımlar bulunduğu belirtildi.
BELÇİKA'DAKİ YAPILANMAYA DİKKAT ÇEKİLDİ
VSSE raporunda, PKK’nın Belçika’daki yapılanmasına da dikkat çekildi. Örgütün ülkede kurduğu çeşitli yapılar aracılığıyla hem kamuya açık gösteri ve destek eylemleri düzenlediği hem de Türkiye, Suriye ve Irak’taki faaliyetlere lojistik ve mali destek sağladığı kaydedildi. Belçika’nın çok sayıda uluslararası kuruma ev sahipliği yapmasının, PKK açısından ülkeyi stratejik hale getirdiği değerlendirmesine yer verildi. Ayrıca, bazı PKK sempatizanlarının sol aşırılıkçı gruplarla temaslarının bulunduğu ifade edildi.
Raporda, PKK’nın Belçika’da doğrudan terör eylemi gerçekleştirme ihtimalinin “son derece düşük” olduğu belirtilirken, asıl tehdidin aşırıcılık ve kamu düzeni açısından ortaya çıktığı vurgulandı. Örgütün hiyerarşik ve otoriter yapısı sayesinde Kürt diasporası üzerinde etkili olabildiği, kitlesel etkinliklerde sempatizanları kolaylıkla harekete geçirebildiği ve bunun zaman zaman kamu düzeni sorunlarına, hatta şiddet olaylarına yol açabildiği kaydedildi. Özellikle Suriye’deki gelişmeler ve Türkiye ile yürütülen barış sürecinin seyrinin, Avrupa’daki bu tür eylemler üzerinde belirleyici olacağına dikkat çekildi.
PKK, 2002 yılından bu yana Avrupa Birliği’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.
Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.




