Sanal kumar bağımlılığı, dijitalleşmeyle birlikte giderek yaygınlaşırken, uzmanlar bu bağımlılığın bireyin yaşamında hızlı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğu uyarısında bulunuyor. Para kontrolünün kaybı, aile ilişkilerinde bozulma ve iş yaşamında ciddi aksaklıklar, sanal kumar bağımlılığının en sık görülen etkileri arasında yer alıyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, sanal kumar bağımlılığının yalnızca bireysel bir sorun olmadığını, aynı zamanda aileyi ve sosyal çevreyi de derinden etkileyen bir ruh sağlığı problemi olduğunu belirtti.
GÜNDELİK YAŞAM KISA SÜREDE BOZULUYOR
Sanal kumar bağımlılığının, bireyin gündelik yaşamında kısa sürede fark edilir değişimlere yol açtığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Bu süreçte kişinin rutinleri belirgin şekilde bozulur. Özellikle para harcama alışkanlıklarında kontrol kaybı, aile ve sosyal ilişkilerde zayıflama, uyku düzeninde bozulma ve iş yaşamında aksaklıklar dikkat çeker.” dedi.
Bağımlılıkla birlikte ekonomik sorunların ön plana çıktığını vurgulayan Çetin, bu durumun yalnızca bireyi değil, yakın çevresini de doğrudan etkilediğini söyledi. Çetin, “Kişi, para bulmaya yönelik yoğun bir arayış içine girebilir. Çevresindeki insanlarla çoğunlukla maddi gerekçelerle iletişime geçmesi ve elde ettiği parayı tekrar sanal kumar oynamak için kullanması sık görülen bir durumdur.” ifadelerini kullandı.
Bu dönemde bireyin ruh halinde belirgin bozulmalar görülebileceğini belirten Çetin, dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk ve günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanmanın da yaygın belirtiler arasında yer aldığını aktardı.

TEDAVİ SÜRECİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR
Sanal kumar bağımlılığında tedavi sürecinin doğru tanının konulmasıyla başladığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Öncelikle danışanın bağımlılık düzeyi, hastalığın şiddeti ve gündelik yaşama olan etkileri ayrıntılı biçimde değerlendirilir.” dedi.
Tedavinin tek boyutlu olmadığını vurgulayan Çetin, sürecin bireyin ihtiyaçlarına göre planlandığını belirtti. “Uygun vakalarda ilaç tedavisi sürece dâhil edilir. Bunun yanı sıra, bu alanda uzmanlaşmış psikologlar eşliğinde yürütülen psikoterapi süreci tedavinin temel taşlarından biridir. Bazı vakalarda beyin uyarım tedavileri de tedavi planına eklenebilir. Riskin arttığı durumlarda ise hastanede yatış ihtiyacı gündeme gelebilir.” diye konuştu.
HEDEF: SADECE BIRAKMAK DEĞİL, HAYATI YENİDEN KURMAK
Tedavi sürecinde danışanla ve yakınlarıyla güvene dayalı bir iletişim kurulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çetin, tedavinin yalnızca bireyi değil, yakın çevresini de kapsadığını ifade etti.
“Sanal kumar bağımlılığı kısa süreli bir müdahale ile çözülebilecek bir sorun değildir.” diyen Çetin, sürecin 6 ay, 1 yıl ya da daha uzun sürebileceğine dikkat çekti. Çetin, “Amaç yalnızca bağımlılığı sonlandırmak değil; bireyin yaşam kalitesini kalıcı olarak yeniden inşa etmektir.” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.




