Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, “Orta Doğu’da durum” başlıklı toplantıda Suriye’deki son askerî ve siyasi gelişmeleri ele aldı. Toplantıda özellikle terör örgütü PKK/YPG’nin uzantısı SDG’nin faaliyetleri, DEAŞ tutuklularının durumu ve Suriye’deki güvenlik süreci gündemin merkezinde yer aldı.
SURİYE’DEN SDG’YE AĞIR SUÇLAMA
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, SDG’yi “devlet otoritesi dışında faaliyet gösteren silahlı bir milis yapı” olarak tanımladı. Olabi, bazı ülkelerin SDG ile Suriye toplumunun ayrılmaz parçası olan Kürt halkı arasında net bir ayrım yapmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Olabi, SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin yaklaşık bir yıl önce Şam’a gelerek Suriye hükümetiyle entegrasyonu öngören bir anlaşma imzaladığını hatırlattı.
“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE İSTİKRAR İÇİN ADIMLAR ATTIK”
Suriye hükümetinin anlaşmanın ardından güvenlik reformları, terörle mücadele, uyuşturucu üretimiyle mücadele ve uluslararası işbirliği alanlarında önemli adımlar attığını belirten Olabi, temel hizmetlerin yeniden işler hale getirildiğini, ekonomik toparlanma ve diplomatik temasların arttığını söyledi.
Suriye’nin çok kültürlü ve çok katmanlı toplumsal yapısına dikkat çeken Olabi, hiçbir ideolojinin bu yapıyı bölmeyi başaramayacağını vurguladı. Kürt vatandaşların kültürel ve dilsel haklarının anayasal güvence altına alındığını hatırlatan Olabi, Kürtçenin ulusal dil olarak tanındığını, Newroz’un ulusal bayram ilan edildiğini ifade etti.
“SDG ANLAŞMAYI İHLAL ETTİ”
10 Mart 2025’te SDG’nin devlet kurumlarına entegrasyonunu öngören mutabakata rağmen örgütün yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirten Olabi, özellikle Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin izole edildiğini ve bu bölgelerden sivilleri hedef alan saldırılar düzenlendiğini söyledi.
“YASA DIŞI ASKERİ VARLIĞI SONLANDIRMAK İÇİN OPERASYON BAŞLATTIK”
Bu gelişmeler üzerine Suriye ordusunun hedefli ve sınırlı bir güvenlik operasyonu başlattığını belirten Olabi, sivillerin korunmasının mutlak öncelik olduğunu vurguladı. Operasyonların uluslararası insancıl hukuka uygun yürütüldüğünü, insani koridorlar açıldığını ve sivillerin güvenli alanlara tahliye edildiğini söyledi.
“SDG SALDIRILARI SÜRDÜRÜNCE OPERASYON GENİŞLETİLDİ”
Olabi, hükümetin diyaloğa açık tutumuna rağmen SDG ve PKK unsurlarının Halep’e yönelik saldırıları sürdürdüğünü, hatta valiliğin insansız hava aracıyla hedef alındığını belirterek operasyonların genişletildiğini açıkladı.
“DEAŞ TUTUKLULARININ SERBEST KALMASINDAN SDG SORUMLUDUR”
SDG’nin DEAŞ mensuplarını siyasi baskı ve pazarlık unsuru olarak kullandığını söyleyen Olabi, her türlü firar ve yasa dışı salıvermeden tamamen SDG’nin sorumlu olduğunu vurguladı.
Suriye hükümetinin DEAŞ tutuklularının başka bölgelere transferine yönelik ABD operasyonunu memnuniyetle karşıladığını belirten Olabi, bu sürece lojistik ve güvenlik desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.
“DEVLET DIŞI SİLAHLI YAPILARA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Olabi, Suriye’nin birleşik, egemen ve tüm vatandaşlarını kapsayan bir devlet yapısı hedeflediğini belirterek, devlet dışı silahlı yapılara kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ifade etti.
TÜRKİYE’DEN SURİYE’YE GÜÇLÜ DESTEK
Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Suriye’nin son dönemde kritik bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Yıldız, Suriye ordusunun provokasyonlara rağmen disiplinli davrandığını ve sivillere zarar vermekten kaçındığını vurguladı.
“SDG MEŞRU BİR YAPI DEĞİLDİR”
Yıldız, sözde SDG yapılanmasının ne Suriyeli ne demokratik ne de meşru olduğunu ifade ederek, bu yapının başka bir terör örgütünün uzantısı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin, Suriye’nin birleşik, egemen ve kapsayıcı bir devlet olarak yeniden inşasını desteklediğini vurgulayan Yıldız, PKK/YPG’nin entegrasyon sürecini sabote edecek her türlü girişimden kaçınması gerektiğini ifade etti.
Irak’ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Muhammed Sahib Mejid Marzooq, Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, özellikle DEAŞ tutuklularının bulunduğu kampların güvenliğinin bölgesel bir mesele olduğunu söyledi.
IRAK’TAN SDG’YE ELEŞTİRİ, SURİYE’YE DESTEK
Marzooq, SDG’nin gözaltı merkezlerini pazarlık aracı olarak kullanmasına sert tepki göstererek, bu durumun Irak’ın ulusal güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini ifade etti. Suriye hükümetinin bu merkezlerde yeniden kontrol sağlamasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.