Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) 21 Ekim 2026’da yayımlanan yeni iklim raporu, küresel ısınmayı sınırlandırmak için sera gazı emisyonlarında çok daha kapsamlı azaltımlar yapılması gerektiğini ortaya koydu. Rapora göre, küresel sıcaklık artışını sınırlandırmaya yönelik mevcut ulusal iklim planları hedeflenen azaltım seviyelerinin gerisinde kalıyor. Türkiye’nin 2035 iklim hedefi de bu kapsamda tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.

BM’DEN KÜRESEL EMİSYONLAR İÇİN YENİ UYARI

UNEP’in raporuna göre, küresel sera gazı emisyonlarının 2025 seviyelerine kıyasla 2030’a kadar yüzde 18, 2035’e kadar yüzde 45 ve 2040’a kadar yüzde 69 azaltılması gerekiyor. Mevcut ulusal iklim planlarının tam olarak uygulanması durumunda bile küresel sıcaklık artışının 2100 yılına kadar yaklaşık 2,6 dereceye ulaşabileceği öngörülüyor.

Raporda, mevcut politikaların sürmesi halinde sıcaklık artışının 2,8 dereceye çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu değerlendirmeler, ülkelerin iklim taahhütlerini güçlendirmesinin yanı sıra belirlenen hedefleri somut uygulamalarla desteklemesinin önemini ortaya koyuyor.

TÜRKİYE’NİN 2035 İKLİM HEDEFİ NE?

Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki güncellenmiş ulusal katkı beyanında 2035 yılına ilişkin sera gazı emisyon hedefini açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından duyurulan plana göre Türkiye, emisyonlarını referans senaryoya kıyasla 466 milyon ton azaltmayı ve 2035 yılında toplam emisyon seviyesini 643 milyon tonla sınırlandırmayı hedefliyor.

Enerji, sanayi, tarım, atık yönetimi ve diğer sektörleri kapsayan hedef, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon vizyonuyla da bağlantılı bulunuyor. Ancak hedefin yeterliliği değerlendirilirken yalnızca referans senaryoya göre öngörülen azaltımın değil, emisyonların mutlak seviyesinin ve uygulamaya alınacak politikaların da dikkate alınması gerekiyor.

Modern Parkta Gözlem Kulesi Ve Göller

TÜRKİYE’NİN HEDEFİNE YÖNELİK DEĞERLENDİRMELER

Climate Action Tracker tarafından Haziran 2026’da yayımlanan değerlendirmede Türkiye’nin 2035 iklim hedefi, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefiyle uyumlu bulunmadı. Kuruluş, arazi kullanımı ve ormancılık kaynaklı emisyonlar ile uzaklaştırımlar hariç tutulduğunda Türkiye’nin 2035 emisyon seviyesinin 2018’e kıyasla yüzde 31 daha yüksek olabileceğini hesapladı.

Değerlendirmede, Türkiye’nin iklim hedeflerini güçlendirmesi ve uygulama hızını artırması gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşım, ulusal hedeflerin yanı sıra enerji üretimi, sanayi ve ulaşım gibi sektörlerdeki dönüşümün de belirleyici olduğunu gösteriyor.

GÖZLER COP31 ÖNCESİNDE İKLİM ADIMLARINDA

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde, ülkelerin emisyon azaltımı taahhütleri ve iklim politikalarının uygulanması uluslararası gündemde öne çıkıyor.

Libya'nın Mavi Vatan desteğine Yunanistan'dan sert tepki: "Bugün ulusal olarak yenildik"
Libya'nın Mavi Vatan desteğine Yunanistan'dan sert tepki: "Bugün ulusal olarak yenildik"
İçeriği Görüntüle

Türkiye açısından 2035 hedefinin nasıl uygulanacağı, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve sektör bazında somut azaltım adımlarının hayata geçirilmesi önem taşıyor. Küresel iklim hedefleriyle uyumun değerlendirilmesinde, açıklanan taahhütlerin yanı sıra ölçülebilir sonuçlar ve uygulama takvimi de belirleyici olacak.

Kaynak: Haber Merkezi