Sur Mahallesi’nde gerçekleşen çekimlerin oldukça canlı ve beklenmedik anlarla dolu olduğunu dile getiren yetenekli oyuncu, “Etraftaki herkes pencerelerden, kapı eşiklerinden, hatta çatılardan bizi seyrediyor. Mahalle sakinleriyle sürekli bir arada bulunuyoruz. Birçoğu filmde figüran olarak rol alıyor. Sık sık ziyaretimize geliyor, çeşitli ikramlar sunuyorlar. Burası mimarisiyle, geçmişiyle bambaşka bir dünya. Benim için eşsiz bir tecrübe” şeklinde konuştu.
DİYARBAKIR’IN EŞSİZ LEZZETLERİYLE TANIŞMA
Sıcak havanın iştahını kapatacağını düşünse de Diyarbakır mutfağının büyüsüne kapıldığını belirten Kara, “Tatlılar, ciğer, kebaplar… Her an bir ikramla karşılaşıyorum ve hepsi inanılmaz derecede lezzetli. Ayrıca burada çok farklı kahve çeşitleri var. Yemek vakitleri benim için adeta bir ziyafete dönüşüyor” diyerek şehirdeki yemek deneyimlerini paylaştı.
HAVVA: GÜÇLÜ VE MOTİVE EDİCİ BİR KARAKTER
Filmde, aynı çatı altında yaşayan iki geleneksel ve feodal ailenin arasında dimdik ayakta kalmaya çalışan Havva karakterine hayat veren Kara, düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“Onların oldukça trajik bir öyküsü var. Havva, çevresindekilere destek olmaya çalışan, kendi içinde acılar barındıran ancak ülkemizdeki birçok anne gibi gücünü bir yerden alan, gerçek bir kahraman. Hikâyesi ilham verici ve örnek teşkil edecek nitelikte. Bu rolü oynamak için büyük bir heyecan duyuyorum ve bu karakterle gurur duyuyorum…”




