Türkiye’de artan kuraklık ve azalan yağışlar nedeniyle gündeme gelen yapay yağış ve yağış artırma çalışmaları tartışılmaya devam ediyor. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, yapay yağış yöntemlerinin teknik koşulları, belirsizlikleri ve su yönetimi politikalarındaki konumu hakkında TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin’e değerlendirmelerde bulundu.
YAĞIŞ AZLIĞININ TEMELİNDE BULUT OLUŞUMU YATIYOR
Dursun Yıldız, yapay yağış çalışmalarının ancak uygun meteorolojik koşullarda yapılabildiğini belirterek, “Bulut tohumlama ile yağış oluşturulmaz, sadece mevcut ve uygun bulutlarda fiziksel süreçler etkilenebilir” dedi. Türkiye’de yaşanan yağış azlığının ana nedeninin yüksek basınç sistemleri olduğunu ifade eden Yıldız, “Yüksek basınç etkisi altında bulut oluşumu azalıyor ve tohumlamaya uygun bulutluluk gelişmiyor” bilgisini paylaştı.
TOHUMLAMA SONRASI YAĞIŞIN NEREYE DÜŞECEĞİ BİLİNMİYOR
Bulut tohumlama uygulamalarında en önemli sorunlardan birinin yağışın hedeflenen alana düşüp düşmeyeceği olduğunu söyleyen Yıldız, “Tohumlama işleminden sonra yağışın nereye düşeceği kontrol edilememektedir” ifadelerini kullandı. Uygun bulutluluk sağlansa dahi yağışın farklı havzalara kayabileceğini belirten Yıldız, bunun teknik ve hukuki riskler doğurabildiğini aktardı.

YAĞIŞ ARTIŞI YÜZDE 5-20 ARASINDA GÖSTERİLİYOR
Doğru şartlar altında yapılan bulut tohumlama işlemlerinin yağışı artırabildiğine dair görüşler olduğunu belirten Yıldız, “Tekniğine uygun yapılan bulut tohumlama işleminin yağışı yüzde 5 ila 20 arasında artırabileceği ileri sürülmektedir” dedi. Ancak bu artışın kesin olarak ölçülemediğine dikkat çeken Yıldız, “Yağışın ne kadar arttığı bilimsel yöntemlerle kesin olarak ortaya konulamamaktadır” açıklamasında bulundu.
BÜYÜKŞEHİRLERDE YAPAY YAĞIŞ ARAYIŞI
Bölgesel kuraklıkların şiddet ve sıklığındaki artışın büyükşehirleri yeni arayışlara yönelttiğini aktaran Yıldız, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinin yapay yağış ve yağış artırma konusunda araştırmalar yürüttüğünü söyledi. Yıldız, “Bu yöntem birçok ülkede deneniyor ancak elde edilen sonuçlar konusunda tam bir netlik bulunmuyor” ifadelerini kullandı.
SU ARZ GÜVENLİĞİNDE GEÇİCİ ÖNLEMLER
Su arz güvenliğinin yaşamsal önem taşıdığını vurgulayan Yıldız, kriz dönemlerinde barajların ölü hacimlerinden su çekilmesi, yeraltı suyundan ilave temin sağlanması ve farklı amaçlı barajlardan dönemsel su kullanımı gibi uygulamaların hayata geçirildiğini belirtti. Yıldız, “Bu tür uygulamalar kriz dönemlerinde geçici çözümler olarak değerlendirilmelidir” dedi.
KALICI ÇÖZÜM PLANLAMADA
İklim değişikliği etkilerinin arttığı bir dönemde su yönetiminin önceliğinin mevcut suyun verimli kullanılması olduğunu ifade eden Yıldız, “Kısa vadeli teknolojik çözümlerle su sorunlarını sürdürülebilir biçimde çözmek mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu. Yıldız, su yönetiminde planlı, katılımcı ve doğal dengeyi gözeten politikaların esas alınması gerektiğini söyledi.




