Ceza infaz sisteminde köklü değişiklikler içeren yeni bir düzenleme Ankara’nın gündemine oturdu. AK Parti, MHP ve Adalet Bakanlığı bürokrasisinin destek verdiği çalışma, kamuoyunda “af benzeri” bir düzenleme olarak değerlendiriliyor. Henüz taslak aşamasında olan düzenleme, on binlerce mahkûmun tahliyesinin önünü açabileceği için siyasi ve toplumsal tartışmaları da beraberinde getirdi.

İNFAZDA “YARI YARIYA” FORMÜLÜ

Hazırlanan düzenlemenin temel hedefi, infaz sisteminde uzun süredir eleştirilen karmaşayı ortadan kaldırmak. Mevcut uygulamada suç türüne göre değişen infaz oranları bulunuyor. Adli suçlarda cezanın yarısı cezaevinde geçirilirken, terör ve örgütlü suçlarda bu oran dörtte üçe kadar çıkabiliyor. Yeni çalışmada ise infaz sürelerinin mümkün olduğunca eşitlenmesi ve “yarı yarıya infaz” modelinin esas alınması planlanıyor. Buna göre, 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlü, 5 yılını cezaevinde geçirdikten sonra kalan süreyi denetim ve şartlı salıverme kapsamında dışarıda tamamlayabilecek.

50 BİN KİŞİYE DAHA TAHLİYE YOLU

Yargı kulislerinde konuşulanlara göre, düzenlemenin yasalaşması halinde yaklaşık 40-50 bin hükümlü için daha tahliye yolu açılacak. Daha önce Covid-19 düzenlemesi kapsamında çıkarılan geçici maddeyle yaklaşık 50 bin mahkûmun serbest kaldığı hatırlatılırken, yeni düzenlemeyle birlikte yıl sonuna kadar tahliye edilen kişi sayısının 100 bine yaklaşabileceği ifade ediliyor. Bu tablo, kamuoyunda “ikinci bir af mı geliyor?” sorusunu da gündeme taşıdı.

HANGİ SUÇLAR KAPSAM DIŞI KALACAK?

AK Parti kaynakları, toplum vicdanını derinden yaralayan suçlar için herhangi bir esnemenin söz konusu olmayacağını vurguluyor. Buna göre; Kadın ve çocuklara yönelik cinayetler, aile bireylerine karşı işlenen ağır suçlar ve cinsel saldırı ve istismar suçları düzenleme kapsamı dışında tutulacak. Bu suçlarda daha yüksek infaz oranlarının uygulanmaya devam edeceği belirtiliyor.

“İYİ HAL” VE GÖZLEM KURULLARI ÖNE ÇIKIYOR

Yeni sistemde Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları kilit rol oynayacak. Tahliye kararlarında hükümlünün iyi hali, pişmanlık durumu ve yeniden suç işleme riski belirleyici olacak. Ancak bu kurulların tarafsızlığı uzun süredir tartışma konusu. Bu nedenle ikinci aşamada, psikolog, pedagog ve psikiyatrların daha aktif rol alacağı, değerlendirmelerin daha bilimsel kriterlere dayandırılacağı ifade ediliyor. Düzenleme yalnızca cezaevinden çıkışı değil, tahliye sonrası süreci de kapsıyor. Şartlı salıverilen hükümlülerin devlet tarafından yakından izleneceği, psikolojik destek, mesleki eğitim ve istihdam olanaklarıyla yeniden topluma kazandırılmasının hedeflendiği belirtiliyor.

CEM KÜÇÜK: “BUNUN ADI AF SÜSLÜ KELİMELERE GEREK YOK”

TGRT Haber canlı yayınında konuyu değerlendiren gazeteci Cem Küçük ise tartışmaya net bir yorumla katıldı. Küçük, infaz düzenlemesiyle ilgili olarak, “Belli ki af getiriliyor. Süslü kelimelere gerek yok, bunun adı af” ifadelerini kullandı. Küçük’ün bu sözleri, geçtiğimiz hafta 11. Yargı Paketi kapsamında yaklaşık 50 bin mahkûmun parça parça tahliye edilmesinin ardından, yeni bir af dalgası mı geliyor sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Dilovası’nda 7 işçinin can verdiği yangın faciasında kritik gelişme: İddianame geri gönderildi!
Dilovası’nda 7 işçinin can verdiği yangın faciasında kritik gelişme: İddianame geri gönderildi!
İçeriği Görüntüle

MECLİS GÜNDEMİ BEKLENİYOR

Henüz taslak aşamasında olan infaz düzenlemesinin, bu yıl içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi bekleniyor. Düzenlemenin yasalaşıp yasalaşmayacağı ve nihai halinin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki günlerde siyasetin en sıcak başlıklarından biri olmaya devam edecek.

Kaynak: haber merkezi