Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yatırım fonlarında yaşanan gelişmeler, devam eden soruşturmalar ve yatırımcıların alacaklarının ödenmesine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunumunu gerçekleştiren Yılmaz, sermaye piyasalarında yaşanan sorunların çözümü için adli ve idari süreçlerin sürdürüldüğünü belirtti. Fon piyasasında ortaya çıkan sorunların finansal sistemin sınırlı bir alanında yaşandığını ifade eden Yılmaz, yatırımcıların haklarının korunması ve riskin piyasanın diğer kesimlerine yayılmasının önlenmesi için gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Tasfiye sürecindeki fonlara ilişkin yasal düzenlemelerin de gündemde olduğunu belirten Yılmaz, yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, fon soruşturmalarına ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Yatırımcı ile manipülatörü birbirine karıştırmadan titiz bir şekilde adli ve idari süreçleri hayata geçiriyoruz, geçirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki mevcut sorunların aşılması ile sermaye piyasalarımız yoluna çok daha güçlü bir şekilde devam edecek, yatırımcılarına da ülke ekonomisine de kazandıracaktır."

Fon Tasfi̇yesi̇ Kanunu Bütçe Komi̇syonu'ndan Geçti̇

FON KRİZİNDE ADLİ VE İDARİ SÜREÇLER SÜRÜYOR

Yılmaz, yatırım fonları piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından gerekli idari ve adli tedbirlerin alındığını, sorunlu fonların tasfiye sürecinin başlatıldığını açıkladı. Yatırımcı haklarının korunmasının ve yaşanan sorunların finansal sistemin diğer bölümlerine yayılmasının önlenmesinin öncelikli hedefler arasında bulunduğunu belirtti. Sürecin ilgili kamu kurumları tarafından eş güdüm içerisinde yürütüldüğünü kaydeden Yılmaz, başkanlığını yaptığı Fon Koordinasyon Kurulunun çalışmalarına devam ettiğini bildirdi. Yılmaz, kurulun bugüne kadar 6 toplantı gerçekleştirdiğini açıkladı. Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından yalnızca mevcut sorunların çözümüne odaklanılmadığını belirten Yılmaz, benzer olayların yeniden yaşanmaması için yapısal düzenlemeler üzerinde de çalışıldığını ifade etti. Bu kapsamda, idari ve adli tedbirlerin yanı sıra yasal düzenlemelerin de devreye alınmasının amaçlandığını kaydetti. Yılmaz'ın açıklamalarında, yatırımcıların haklarının korunması, fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan varlıkların geri kazanılması ve meydana gelen zararların sorumlularından tahsil edilmesi öne çıktı.

FONLARDA ÖN ÖDEME İÇİN YASAL DÜZENLEME BEKLENİYOR

Fon krizinin ardından yatırımcıların alacaklarının ödenmesi için yürütülen çalışmaların önemli başlıklarından biri de tasfiye sürecine ilişkin kanun teklifi oldu. Cevdet Yılmaz, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildiğini açıkladı. Düzenlemenin, Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ancak tasfiye işlemleri henüz tamamlanmamış fonları kapsadığını belirtti. Kanun teklifinin temel hedefleri arasında tasfiye işlemlerinin adil, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesi bulunuyor. Ayrıca fonların mal varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması, fon kayıp ve zararlarının sorumlularından tahsil edilmesi ve geri kazanılan varlıkların fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amaçlanıyor. Yılmaz, düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte ön ödemelere hızla başlanmasının öngörüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Kanun teklifinin yasalaşmasıyla hızla ön ödemelere başlamayı öngörüyoruz. Benzer sorunların tekrar yaşanmaması için bağımsız otoritelerce alınan çok yönlü idari ve adli tedbirlerin ve yapılan uygulamaların yanı sıra yapısal unsurları içeren kanuni düzenleme hazırlıkları da devam etmektedir."

Bu açıklamayla birlikte ön ödeme sürecinin başlaması için kanun teklifinin yasalaşması aşaması önem kazandı. Ancak açıklamada ön ödemelerin kesin başlangıç tarihi, ödeme takvimi veya yatırımcıların alacaklarının hangi oranlarda karşılanacağına ilişkin ayrıntılı bir bilgi verilmedi.

FON KOORDİNASYON KURULU 6 TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRDİ

Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından kamu kurumları arasındaki koordinasyonun sürdüğünü belirten Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulunun çalışmalarına dikkat çekti. Başkanlığını yürüttüğü kurulun ilgili tüm kurumlarla eş güdüm içinde yoğun mesai harcadığını belirten Yılmaz, bugüne kadar 6 toplantı gerçekleştirildiğini bildirdi. Kurulun çalışmalarının, mevcut sorunların çözülmesi ve finansal piyasalardaki istikrarın korunması açısından yürütülen koordinasyonun bir parçası olduğu belirtildi. Yılmaz, fon piyasalarında yaşanan sorunlarla ilgili kurum ve yetkililerin incelenmesi ve soruşturulması amacıyla Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen Devlet Denetleme Kurulunun çalışmalarına da değindi. Bu çalışmaların gelecekte atılacak adımlara ışık tutacağını değerlendirdiklerini ifade eden Yılmaz, mevcut sorunların giderilmesinin yanında benzer gelişmelerin yeniden yaşanmasını önleyecek düzenlemelerin hazırlanmasının da sürdüğünü kaydetti.

SPK'NİN ERKEN MÜDAHALE YETKİLERİ GÜÇLENDİRİLECEK

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sermaye piyasalarında düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapılmasına ilişkin hazırlıkların sürdüğünü belirten Yılmaz, yeni düzenlemelerle yatırımcıların daha etkin korunmasının ve piyasa denetiminin güçlendirilmesinin amaçlandığını ifade etti. Yılmaz'ın açıklamasına göre düzenlemelerle dört temel hedef öne çıkıyor:

Yatırımcıların haklarının daha etkin korunması.

İlgili kurumların kurumsal kapasitelerinin artırılması.

Sermaye Piyasası Kurulunun erken müdahale yetkilerinin güçlendirilmesi.

Sermaye piyasalarında yaşanan ihlallere yönelik yaptırımların caydırıcılığının artırılması.

Yılmaz, yatırımcı güveninin yeniden güçlendirilmesi için sermaye piyasalarının daha güvenilir ve etkin bir yapıya kavuşturulmasının önem taşıdığını belirtti. Düzenleme ve denetim mekanizmalarının ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendirileceğini kaydeden Yılmaz, finansal sistemin sağlamlığını artırmaya yönelik adımların süreceğini bildirdi.

Türkiye’nin koruyucu aile modeli Özbekistan’da da uygulanıyor
Türkiye’nin koruyucu aile modeli Özbekistan’da da uygulanıyor
İçeriği Görüntüle

"YATIRIMCI GÜVENİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ADIMLARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ"

Fon krizinin sermaye piyasalarına duyulan güven üzerindeki etkilerinin giderilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirten Yılmaz, finansal sistemin dayanıklılığını korumaya yönelik politikaların uygulanmaya devam edeceğini söyledi. Güçlü makroekonomik temellerin ve kararlı politika çerçevesinin finansal piyasalardaki dalgalanmaların reel ekonomiye etkisini sınırladığını ifade eden Yılmaz, sermaye piyasalarının derinliğinin artırılmasına da vurgu yaptı. Yılmaz, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Güçlü makroekonomik temellerimiz ve kararlı politika çerçevemiz, finansal piyasalardaki herhangi bir dalgalanmanın reel ekonomiye etkilerini sınırlamaktadır. Bu doğrultuda sermaye piyasalarımızın derinliğinin artırılması, finansal sistemimizin sağlamlığının pekiştirilmesi ve yatırımcı güveninin güçlendirilmesine yönelik adımlarımızı sürdüreceğiz. Finansal istikrarı güçlendiren, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığını artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen politikaların kararlılıkla uygulanmasına devam edeceğiz. Kalkınma politikalarımızın son derece değerli bir unsuru olarak gördüğümüz sermaye piyasalarımızı güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüreceğiz."

Yılmaz, yatırımcılarla manipülasyon yapanların birbirinden ayrılacağını vurgulayarak adli ve idari süreçlerin titizlikle yürütülmeye devam edeceğini bildirdi. Mevcut sorunların aşılmasıyla sermaye piyasalarının daha güçlü bir şekilde faaliyetlerini sürdüreceğine inandığını belirten Yılmaz, bu sürecin hem yatırımcılara hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti.

2027 BÜTÇESİNDE GİDERLER 27,2 TRİLYON LİRA OLACAK

Cevdet Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumunda fon piyasalarına ilişkin açıklamalarının yanı sıra 2027 yılı bütçesinin temel büyüklüklerini de paylaştı. Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program ile uyumlu hazırlanan bütçenin, kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesini, üretken kapasitenin artırılmasını ve beşeri sermayenin güçlendirilmesini esas aldığını belirten Yılmaz, para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki eş güdümün korunacağını söyledi. Mali disiplinin sürdürülmesi, kamu harcamalarında etkinliğin artırılması ve dezenflasyon sürecinin desteklenmesinin bütçenin temel dayanaklarını oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, 2027 yılı için öngörülen bütçe büyüklüklerini açıkladı. Buna göre 230 kamu idaresinin bütçesinin yer aldığı 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nde:

Bütçe giderleri: 27 trilyon 276 milyar lira.

Bütçe gelirleri: 23 trilyon 408 milyar lira.

Bütçe açığı: 3 trilyon 868 milyar lira.

Bütçe açığının milli gelire oranı: Yüzde 3,5.

Yılmaz, 2026 yılına ilişkin bütçe tahminlerini de paylaştı. Buna göre merkezi yönetim bütçe giderlerinin 19 trilyon 660 milyar lira, bütçe gelirlerinin 17 trilyon 28 milyar lira ve bütçe açığının 2 trilyon 632 milyar lira olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranının ise yüzde 3,1 olacağı tahmin ediliyor.

"BÜTÇEYİ FAİZ BÜTÇESİ OLMAKTAN ÇIKARARAK HİZMET BÜTÇESİ HALİNE GETİRDİK"

Mali disiplinin hükümetleri döneminde temel önceliklerden biri olduğunu belirten Yılmaz, faiz giderlerinin milli gelire oranına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2002 yılında faiz giderlerinin milli gelire oranının yüzde 14,3 seviyesinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, 2027 yılı bütçesinde bu oranın yüzde 3,6 olmasının öngörüldüğünü söyledi. Yılmaz, bütçe politikasını şu sözlerle anlattı:

"Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline getirdik. 2002 yılında milli gelire oranla yüzde 14,3 olan faiz giderlerini oldukça düşük seviyelere indirdik. Nitekim, 2027 yılı bütçesinde, faiz giderlerinin milli gelire oranının yüzde 3,6 seviyesinde olmasını öngörmekteyiz."

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN BÜYÜME HEDEFLERİ

Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen dayanıklılığını koruduğunu belirten Yılmaz, büyüme performansına ilişkin verileri de paylaştı. Dünya ekonomisinin 2020-2025 döneminde birikimli olarak yüzde 19,3 büyüdüğünü, Türkiye ekonomisindeki büyümenin ise aynı dönemde yüzde 35,3 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Yıllık ortalama büyüme oranlarına ilişkin değerlendirmesinde dünya ekonomisinin yüzde 3 büyüdüğünü, Türkiye'nin ise yüzde 5'lik büyüme performansıyla dünya ortalamasının üzerinde yer aldığını ifade etti. Yılmaz, güncel tahminler doğrultusunda Türkiye ekonomisinin 2026 yılında dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olmasının beklendiğini söyledi. Satın alma gücü paritesine göre Türkiye'nin dünyanın 11'inci, Avrupa'nın ise 4'üncü büyük ekonomisi konumunu korumasının öngörüldüğünü kaydetti. Jeopolitik gerilimlerin arttığı, enerji ve emtia fiyatlarının yükseldiği ve dış talepteki zayıflığın belirginleştiği 2026 yılının ilk yarısında Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Yılmaz, bu performansın dezenflasyon süreci ve sıkı para politikasıyla uyumlu olduğunu ifade etti. Ekonomik büyümenin 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve program dönemi sonunda yüzde 5'e yükselmesinin hedeflendiğini bildirdi.

MİLLİ GELİRDE 1,8 TRİLYON DOLAR BEKLENTİSİ

Yılmaz, 2026 yılı sonunda Türkiye ekonomisinin üç önemli eşiği aşmasının beklendiğini açıkladı. Buna göre milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon doların üzerine çıkması, kişi başına gelirin 20 bin doları aşması ve Türkiye'nin yüksek gelir grubu için belirlenen eşiğin üzerinde yer alması öngörülüyor. Program dönemi içinde, 2028 yılı sonunda milli gelirin 2 trilyon dolar sınırını aşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, kişi başına milli gelire ilişkin tahminlerini de paylaştı. Buna göre 2025 yılında 18 bin 103 dolar olarak gerçekleşen kişi başına milli gelirin 2026 yılında 20 bin 523 dolara, 2027 yılında 22 bin 285 dolara ve 2028 yılında 23 bin 419 dolara yükselmesi bekleniyor. Program dönemi sonu olan 2029 yılında ise kişi başına milli gelirin 25 bin dolara yaklaşacağı tahmin ediliyor. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin büyüme performansının vatandaşların refah düzeyine ve kişi başına milli gelire yansıdığını ifade etti.

ENFLASYONDA 2027 HEDEFİ YÜZDE 21

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütçe sunumunda enflasyonla mücadeleye ilişkin hedefleri de açıkladı. Eylül 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, 2026 yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde olmasının tahmin edildiğini bildirdi. 2027 yılı sonu için yüzde 21 enflasyon hedefi ortaya koyan Yılmaz, tek haneli enflasyona kalıcı biçimde ulaşılana kadar mevcut politika duruşunun sürdürüleceğini ifade etti. Yılmaz'ın açıklamalarında hem fon krizinin çözümü hem de makroekonomik istikrarın korunması öne çıktı. Fon piyasasında yatırımcı haklarının korunması, tasfiye sürecinin tamamlanması, ön ödemelerin başlatılması ve sermaye piyasalarında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi için yasal ve idari çalışmaların devam edeceği mesajı verildi.

Kaynak: AA