Dünya genelinde rekor kıran sıcak hava dalgaları ve aşırılıklarla dolu bir yaz geçirdiklerini vurgulayan Guterres, El Nino'nun ağustos ve ekim arasında daha da güçleneceğini ve mevsimsel rekorları kırma riski taşıdığını ifade etti.
EL NINO DÜNYA ÇAPINDA KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, New York'taki BM Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği toplantıda iklim krizi konusundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarının haziran ve temmuz aylarında rekor kırdığını hatırlatan Guterres, Dünya Meteoroloji Örgütünün yeni tahminlerine göre El Nino'nun ağustos ve ekim arasında daha da güçleneceğini belirtti. Pasifik sularının daha önce hiç bu kadar sıcak olmadığını ve sıcaklıkların normalin yaklaşık 3 derece üzerinde seyrettiğini kaydetti.
"SICAKLIK KAYNAKLI ÖLÜMLER BÜYÜK ÖLÇÜDE EKSİK SAYILIYOR"
Aşırı sıcaklıkların uzun zamandır "sessiz katil" olarak adlandırıldığını ancak bu tanımın bile krizi hafife alabileceğini aktaran Guterres, dünya genelinde sıcaklık kaynaklı ölümlerin büyük ölçüde eksik sayıldığını vurguladı. Aşırı sıcakların küresel iş gücünü risk altına soktuğunu, eşitsizlikleri artırdığını, açlığı derinleştirdiğini ve ekonomileri zayıflattığını ifade eden Genel Sekreter, bu krizi en az körükleyenlerin en yüksek bedeli ödediğine dikkat çekti.
FOSİL YAKIT KULLANIMI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR SOĞUTMA VURGUSU
Dünyadaki aşırı sıcaklıklara karşı acil önlem alınması gerektiğinin altını çizen Guterres, ilk olarak fosil yakıt kullanımının azaltılarak krizin körüklenmesinin durdurulması gerektiğini belirtti. Sıcaklıklar daha ölümcül hale gelmeden sürdürülebilir soğutmaya erişim ile insanları korumanın, iskan ve iş yerlerini sıcaklık standardına göre tasarlayarak güvenli hale getirmenin şart olduğunu ifade etti.
GÜVENLİK KRİZLERİ İKLİM TEHDİDİNİN UNUTULMASINA YOL AÇIYOR
Toplantıda iklim krizinin gündemin ilk sıralarına neden çıkamadığına dair soruyu yanıtlayan Guterres, iki temel neden bulunduğunu söyledi. Birincisinin Ukrayna, Orta Doğu ve Sudan gibi dramatik güvenlik krizleriyle aşırı derecede meşgul olunması ve daha tehlikeli diğer krizlerin unutulması olduğunu belirtti. İkinci nedenin ise fosil yakıt endüstrisi ile bazı ülkeler tarafından iklim krizinin yokmuş gibi gösterilmesi için yürütülen kasıtlı kampanyalar olduğunu kaydetti.




