Ekonomi

Davos’ta sert uyarı: Kapitalizm tarihinin en büyük sınavında

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, Davos’ta yaptığı konuşmada gelir adaletsizliği ve yapay zekâ etkisi nedeniyle kapitalist sistemin çöküş riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

2025 itibarıyla 11 trilyon doları aşan varlık yöneten BlackRock’ın kurucusu ve CEO’su Larry Fink, Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmayla küresel ekonomi çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Fink, kapitalizmin Soğuk Savaş’tan bu yana en ağır krizini yaşadığını vurguladı.

SERVET ARTTI, ADALET KAYBOLDU

Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana tarihin en büyük servet artışının yaşandığını belirten Fink, bu zenginliğin dar bir azınlığın elinde toplandığını söyledi. Fink’e göre gelir dağılımındaki bu bozulma, toplumsal barışı tehdit edecek seviyeye ulaştı.

“Hiçbir toplum bu kadar adaletsiz bir servet dağılımına uzun süre dayanamaz” diyen Fink, sistemin bu haliyle sürdürülemez olduğunu ifade etti.

YAPAY ZEKA DALGASI GELİYOR

Fink, küreselleşmenin mavi yakalı işçileri nasıl etkilediyse, yapay zekânın da beyaz yakalıları benzer bir tehditle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Avukatlar, finansal analistler ve ofis çalışanlarının bu dönüşümden doğrudan etkileneceğini belirten Fink, bunun geleceğe dair bir öngörü değil, hâlihazırda yaşanan bir süreç olduğunu vurguladı.

YAPAY ZEKA FATURASI HALKA KESİLİYOR

Yapay zekâ sistemlerinin yüksek enerji tüketimine dikkat çeken Fink, veri merkezleri için kurulan altyapının maliyetinin dolaylı olarak vatandaşlara yansıtıldığını söyledi. Elektrik faturalarına “ek yük” olarak yansıyan bu maliyetlerin, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarını finanse ettiğini belirtti.

“BU MASADA HALK YOK”

Davos’ta toplanan küresel elitlerin dünyayı şekillendirdiğini söyleyen Fink, asıl bedeli ödeyen halkın bu karar mekanizmalarında temsil edilmediğini dile getirdi. Bu durumun öfke birikimine yol açtığını belirtti.

ÇÖKÜŞÜ ENGELLEMENİN TEK YOLU

Fink’e göre sistemin ayakta kalabilmesi için halkın yalnızca büyümenin sonuçlarına katlanan değil, doğrudan bu büyümenin ortağı haline gelmesi gerekiyor. Aksi halde gelir adaletsizliğinin küresel ölçekte sosyal ve siyasi krizleri tetikleyeceği uyarısında bulundu.