Halep’te Şex Meqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar, Türkiye’de de siyasi gündemin başlıkları arasına girdi. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, düzenledikleri basın toplantısında Şam yönetimini ve sürece ilişkin yapılan açıklamaları sert ifadelerle eleştirdi. DEM Parti, saldırıların insanlık suçu olduğunu vurgularken, yaşananların Suriye’deki çözüm ihtimalini zedelediğini savundu.

Basın toplantısında ilk sözü alan Tülay Hatimoğulları, Halep’te özellikle Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı Şex Meqsud ve Eşrefiye mahallelerinde günlerdir devam eden saldırıların açık bir insanlık suçu olduğunu ifade etti. Hatimoğulları, 10 Mart Mutabakatı’nın sahada fiilen yok sayıldığını belirterek, sivil yerleşim alanlarının bombalandığını ve sivillerin hedef alındığını söyledi.

12 Ocak haftasında kar mı yağacak yağmur mu? Meteorolojiden sarı kodlu uyarı!
12 Ocak haftasında kar mı yağacak yağmur mu? Meteorolojiden sarı kodlu uyarı!
İçeriği Görüntüle

Hatimoğulları, çatışmalar sırasında bir Kürt kadının bir binadan aşağı atıldığına dair görüntülere de dikkat çekerek, bu durumu “vahşet” olarak nitelendirdi. Açıklamasında, bu tür uygulamaların hiçbir şekilde din, vicdan, siyaset ya da savaş hukuku ile açıklanamayacağını vurguladı.

“HALEP’TEKİ DİRENİŞ TÜM SURİYE’NİN GELECEĞİDİR”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, Halep’te yaşananların yalnızca iki mahalleyi ilgilendirmediğini, Suriye’nin çoğulcu ve demokratik geleceğine yönelik bir tehdit olduğunu dile getirdi. Uluslararası topluma ve garantör ülkelere çağrıda bulunan Hatimoğulları, Halep’in Gazze’ye dönüştürülmesine sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.

Saldırıların Kürtleri Halep’ten uzaklaştırmayı hedeflediğini savunan Hatimoğulları, bunun sadece Kürtlerin değil, bölgedeki tüm halkların karşı çıkması gereken bir durum olduğunu ifade etti.

Çatışma Suriye

“BU SADECE BİR ÇATIŞMA DEĞİL, KUŞATMADIR”

Toplantıda konuşan Tuncer Bakırhan ise Halep’te yaşananların sıradan bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ağır silahlarla yapılan bombardımanların, hastanelerin ve çocukların hedef alınmasının hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacağını söyleyen Bakırhan, yaşananları “insanlık vicdanını hedef alan bir kuşatma” olarak tanımladı.

Bakırhan, kış şartlarında temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılan sivillerin bilinçli bir şekilde yok sayıldığını savunarak, bunun Suriye’nin geleceğine karşı işlenmiş bir suç olduğunu dile getirdi.

“DİPLOMASİ DEĞİL ÇATIŞMA DİLİ”

DEM Parti cephesinden en sert eleştirilerden biri ise Hakan Fidan’a yöneltildi. Bakırhan, Fidan’ın “ya güç görecekler ya güç tehdidi” şeklindeki sözlerinin diplomasi dili olmadığını öne sürerek, bu yaklaşımın Suriye sahasında barış iradesini bastırma girişimi olduğunu savundu.

Bakırhan, bu tutumun çözüm sürecine karşı bir “darbe mekaniğinin” devreye sokulması anlamına geldiğini ifade etti.

“ÇÖZÜM İÇİN SDG ANKARA’YA DAVET EDİLMELİ”

DEM Parti, çözüm önerisi olarak Suriye Demokratik Güçleri yöneticilerinin Ankara’ya davet edilmesini gündeme getirdi. Bakırhan, diyalog kapılarının açılması gerektiğini belirterek, Halep’te çözümün askeri yöntemlerle değil, demokratik ve kapsayıcı bir yönetim modeliyle mümkün olabileceğini söyledi.

Açıklamalarda, Halep’te varılan ateşkesin olumlu bir gelişme olduğu belirtilirken, bu ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, insani yardım koridorlarının açılması ve yerinden edilen sivillerin evlerine dönmesinin sağlanması çağrısı yapıldı.

DEM Parti, Halep’te yaşanan saldırıların bir daha tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak, hem Türkiye’de hem de Suriye’de barış ve diyalog temelinde bir çözüm için mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Kaynak: Haber Merkezi