Almanya’nın başkenti Berlin’de 11-13 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen Dünya Sağlık Zirvesi (World Health Summit 2026), küresel sağlık alanında uluslararası iş birliğinin geleceğine ilişkin kritik mesajlarla sona erdi. “Krizden Dayanıklılığa: Sağlık İçin Yenilik” temasıyla düzenlenen organizasyon, siyaset, bilim, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerini ortak çözümler geliştirmek amacıyla buluşturdu.

130 ülke ve bölgeden 4 bini aşkın kişinin katıldığı zirvede, 20 bakan ve devlet sekreterinin de aralarında bulunduğu 400’den fazla konuşmacı, toplam 76 oturumda küresel sağlık sisteminin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirdi. Etkinliğin çevrim içi yayınları ise 50 binden fazla izlenmeye ulaştı.

MERZ: KÜRESEL SAĞLIK SORUNLARI TEK BAŞINA ÇÖZÜLEMEZ

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, zirvenin özel etkinliğine video bağlantısıyla katılarak uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti.

Sağlık alanındaki karmaşık sorunların farklı ülkelerin ve disiplinlerin ortak çalışmasıyla aşılabileceğini vurgulayan Merz, hemşirelerden politika yapıcılara, bilim insanlarından sağlık sektörü temsilcilerine kadar farklı uzmanlık alanlarının aynı platformda buluşmasının zirvenin temel amacı olduğunu ifade etti.

Merz’in açıklamaları, uluslararası iş birliğinin giderek daha fazla baskı altında olduğu bir dönemde, sağlık güvenliğinin ulusal sınırların ötesinde ele alınması gerektiği mesajını öne çıkardı.

Ukrayna barış planı dört maddelik iddia: Peskov'dan açıklama geldi
Ukrayna barış planı dört maddelik iddia: Peskov'dan açıklama geldi
İçeriği Görüntüle

İNSANLIĞIN VARLIĞINI TEHDİT EDEN İKİ BÜYÜK RİSK

Zirvede açıklanan en dikkat çekici çalışmalardan biri, 21. Yüzyılda Sağlığa Yönelik Küresel Tehditler konulu Lancet Komisyonu değerlendirmesi oldu.

Komisyon, insanlığın tamamen yok olmasına yol açabilecek potansiyele sahip iki temel tehdit belirledi: Yapay zekanın kötü niyetli kullanımı ve nükleer çatışma.

Bu değerlendirme, küresel sağlık güvenliğinin yalnızca hastalıklarla mücadeleden ibaret olmadığını, teknolojik gelişmelerin ve jeopolitik gerilimlerin de insanlığın geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu.

Zirvede ayrıca Ebola ve diğer bulaşıcı hastalıkların oluşturduğu tehlikeler, silahlı çatışmaların sağlık hizmetlerine etkileri, iklim değişikliğinin yol açtığı sağlık sorunları ve uluslararası sağlık finansmanındaki gerileme ele alındı.

DSÖ’DEN YENİ PANDEMİ UYARISI: KRİZ BİTİNCE HAZIRLIKLAR UNUTULUYOR

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Salgın ve Pandemi Yönetimi Departmanı Direktörü Dr. Maria Van Kerkhove, yeni salgınlara karşı hazırlık çalışmalarının yalnızca kriz dönemleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

Her bulaşıcı hastalık salgınının, hazırlığın acil durum sırasında oluşturulamayacağını yeniden hatırlattığını belirten Van Kerkhove, uluslararası toplumun kriz dönemlerinde hızlı harekete geçtiğini ancak tehlike azaldığında dikkat ve yatırımların da gerilediğini ifade etti.

DSÖ’nün bu yaklaşımı değiştirmek amacıyla üye ülkeler ve ortaklarıyla çalıştığını aktaran Van Kerkhove, salgınların önlenmesi ve gelecekteki pandemilere hazırlık için sürdürülebilir, öngörülebilir finansmanın zorunlu olduğunu kaydetti.

Van Kerkhove, zirvenin mevcut salgınlardan çıkarılan dersleri gelecekte insanları koruyacak somut adımlara dönüştürmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.

KADIN VE ÇOCUK SAĞLIĞINA YÜZ MİLYONLARCA EUROLUK DESTEK

Dünya Sağlık Zirvesi 2026, yeni finansman girişimlerinin açıklandığı önemli bir platforma da dönüştü.

Bangladeş hükümeti ile Avrupa Yatırım Bankası, ülkedeki kadın sağlığı hizmetlerini geliştirmek amacıyla 250 milyon euroluk bir program hazırladıklarını duyurdu. Program kapsamında bölge hastanelerinin güçlendirilmesi ve kritik bakım hizmetlerinin iyileştirilmesi hedefleniyor.

Gates Vakfı ve Wellcome Leap ise ölü doğumların önlenmesine yönelik Uzima programı için toplam 100 milyon dolarlık ortak finansman taahhüdü açıkladı.

Programla seçilen ülkelerde ölü doğum oranlarının on yıl içerisinde yarı yarıya azaltılabileceğinin gösterilmesi amaçlanıyor.

Almanya hükümeti de aile planlaması, anne, yenidoğan ve çocuk sağlığı ürünlerine erişimin artırılması amacıyla Küresel Finansman Mekanizmasının Sürdürülebilir Sağlık Ürünlerine Erişim Programı’na 10 milyon euro katkı sağlayacağını bildirdi.

SEKİZ YILLIK PANDEMİ HAZIRLIĞI MERCEK ALTINA ALINDI

Küresel Hazırlık İzleme Kurulu (GPMB), sekiz yıllık çalışmalarının sonuçlarını içeren nihai raporunu zirvede açıkladı.

“Pandemi Riskinin Önüne Geçmek: Sekiz Yıllık Küresel Hazırlık İzlemesinden Çıkarılan Dersler” başlıklı raporda, salgın risklerinin izlenmesi ve uluslararası hazırlık kapasitesinin geliştirilmesine ilişkin temel bulgular değerlendirildi.

Raporda ortaya konulan çalışmalar, gelecekte yaşanabilecek sağlık krizlerine karşı önleyici politikaların ve kurumsal hazırlığın önemini yeniden gündeme getirdi.

SCHICKER: BERLİN’DEKİ GÖRÜŞMELER SOMUT EYLEME DÖNÜŞMELİ

Dünya Sağlık Zirvesi Üst Yöneticisi Carsten Schicker, organizasyonun yalnızca fikir alışverişinin yapıldığı bir etkinlik olmadığını, uluslararası ortaklıkların geliştirilmesi açısından da önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Zirvenin farklı sektörler ve ülkeler arasında güven oluşturduğunu ifade eden Schicker, bu ortamın yeni finansman modellerinden araştırma iş birliklerine, politika girişimlerinden sektörler arası ortaklıklara kadar çeşitli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Schicker, zirvenin temel hedefinin doğru aktörleri bir araya getirmek, kalıcı bağlantılar oluşturmak ve Berlin’de gerçekleştirilen üç günlük görüşmelerin etkisini uzun vadeye taşımak olduğunu vurguladı.

Berlin’deki zirve, küresel sağlık güvenliğinin giderek daha fazla uluslararası siyaset, teknoloji ve ekonomi politikalarıyla iç içe geçtiğini gösterirken, gelecekteki krizlere karşı dayanıklı sağlık sistemleri oluşturulması için ülkeler arasında sürdürülebilir iş birliği kurulması gerektiği mesajıyla tamamlandı.

Muhabir: Zehra Aligül