Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan Gökyay Satranç Vakfı Müzesi, Guinness Rekorlar Kitabı’na giren koleksiyonuyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Gökyay Satranç Vakfı Müzesi Müdürü Duygu Nur Sapaz, müzenin hikâyesini ve taşıdığı kültürel değeri TÜRKİNFORM’a anlattı.
1975’TE MİLANO’DA BAŞLAYAN KOLEKSİYON
Müzenin temellerinin, Akın Gökyay’ın 1975 yılında Milano’dan satın aldığı ilk satranç takımıyla atıldığını belirten Sapaz, bu başlangıcın sıradan bir koleksiyon süreci olmadığını şu sözlerle vurguladı:
“Çanakkale Savaşı temalı bu ilk takım, koleksiyonun ruhunu oluşturdu. Mustafa Kemal Atatürk’ün şah, İsmet İnönü’nün vezir olarak tasvir edildiği bu takım, satrancın tarih ve anlatı gücünü ortaya koyuyordu. Akın Gökyay için satranç, sadece bir oyun değil; kültürü anlatan bir araçtı.”
TÜRKİYE’DEN VE DÜNYADAN ÖZGÜN TAKIMLAR
Müze koleksiyonunda Türkiye’ye özgü el işçiliğiyle hazırlanmış özel takımların da yer aldığını ifade eden Sapaz, özellikle Kütahya çinisi ve sanayi temalı satranç takımlarının dikkat çektiğini söyledi.
Sapaz “Organize Sanayi Bölgesi’nden gelen, tamamen vidalarla oluşturulmuş modern bir takım var. Kütahya çini takımı ise geleneksel motiflerle bezenmiş ve müzemize hediye edilmiş çok kıymetli bir eser. Bu taşlar, yerel kültürü satrançla buluşturuyor.” dedi.
DÜNYA KÜLTÜRLERİ SATRANÇ TAŞLARINDA BULUŞUYOR
Müzenin 6 kıtadan ve 113 ülkeden gelen satranç takımlarını barındırdığını aktaran Sapaz, her takımın ait olduğu coğrafyanın kültürel kodlarını taşıdığını şu şekilde ifade etti:
“Belize’den balık kemiğiyle yapılan takımlar, Hindistan’dan fil figürlü savaş temaları, Afrika ülkelerinden maden işçiliğiyle üretilmiş taşlar… Her biri kendi ülkesinin tarihini ve yaşam biçimini yansıtıyor.”
TARİH VE SANATIN TAŞLARA YANSIYIŞI
Savaş, barış ve mitoloji temalı satranç takımlarının müzede öne çıktığını ifade eden Sapaz, Mevlana’dan Yunan mitolojisine kadar uzanan geniş bir anlatı dünyası sunduklarını belirtti. Sapaz şunları kaydetti: “Osmanlı, Haçlı Seferleri, Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası, Kovboylar ve Kızılderililer gibi temalar, ziyaretçilere tarihi satranç üzerinden anlatıyor. Bazı takımlar ise üniversite öğrencilerinin tez çalışmaları olarak hazırlanmış özgün eserler.”
ANKARA TEMALI TASARIM YARIŞMALARI
Müzenin yalnızca sergi alanı olmadığını vurgulayan Sapaz, Ankara temalı satranç tasarım yarışmalarına da ev sahipliği yaptıklarını “Yarışmalarda dereceye giren takımlar müzemizde sergileniyor. Betonlaşmayı eleştiren ya da Ankara’nın kültürel dokusunu anlatan tasarımlar, satrancı toplumsal bir ifade aracına dönüştürüyor.” sözleriyle ifade etti.
GUİNNESS REKORU VE BUGÜNKÜ KOLEKSİYON
Akın Gökyay’ın koleksiyonunun 2012 yılında 412 takımla Guinness Rekorlar Kitabı’na girdiğini hatırlatan Sapaz, bugün bu sayının 748’e ulaştığını belirterek “Koleksiyonumuz her geçen gün büyüyor. Ankara’ya özgü özel tasarımlar ve yarışmalardan çıkan eserler de bu koleksiyonun önemli parçaları.” dedi.
ERİŞİLEBİLİR VE EĞİTİCİ BİR MÜZE
Müzenin her kesimden ziyaretçiye hitap ettiğini ifade eden Sapaz, görme engelliler için kabartmalı ve Braille alfabeli satranç takımlarının da bulunduğunu şöyle açıkladı: “Amacımız satrancı herkes için erişilebilir kılmak. Burada satranç; strateji, kültür ve düşünme biçimi olarak ele alınıyor.”
KÜLTÜREL BAŞARI VE ULUSLARARASI TANINIRLIK
Gökyay Satranç Vakfı Müzesi’nin 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özel ödüle layık görüldüğünü hatırlatan Sapaz, müzenin Türkiye’nin kültürel mirasını dünyaya tanıtan önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Sapaz son olarak “Bu müze, bir koleksiyon tutkusunun kültürel vizyona dönüşmüş halidir. Ziyaretçiler burada sadece satranç taşlarını değil, insanlık tarihini de keşfediyor.” ifadelerini kullandı.