Evlilik veya uzun süreli bir ilişkiyle birlikte çiftlerin hayatında bazı öncelikler değişebiliyor. Ancak partneri öncelemek, kişinin ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşması anlamına gelmiyor. Psikolojik Danışman Turgay Köpür, ilişkilerde sağlıklı dengenin kurulabilmesi için çiftlerin kendi kararlarını kendilerinin alması ve ailelerle ilişkilerde sınırların korunması gerektiğini söyledi.
Köpür, evlilikle birlikte insanların anne babalarını veya arkadaşlarını daha az sevmeye başlamadığını belirterek, değişen temel noktanın bazı kararların artık iki kişi tarafından birlikte verilmesi olduğunu ifade etti.
İLİŞKİ CİDDİLEŞİNCE ÖNCELİKLER NASIL DEĞİŞİYOR?
İlişki ciddileştiğinde ya da evlilik gerçekleştiğinde kişinin ailesi ve arkadaşlarıyla olan bağlarının ortadan kalkmaması gerektiğini belirten Köpür, çiftin ortak hayatını ilgilendiren konularda son kararın o hayatı paylaşan iki kişiye ait olduğunu söyledi.

Bayramın nerede geçirileceği veya hangi eve taşınılacağı gibi konularda anne babaların fikir söylemesinin doğal olduğunu belirten Köpür, ancak kararın çift tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı.
Köpür, “Evlenince ya da bir ilişki ciddileşince kimseyi daha az sevmeye başlamıyoruz. Değişen tek şey, bazı kararları artık iki kişinin birlikte vermesi” değerlendirmesinde bulundu.
AİLELERLE SINIRLAR NASIL KORUNMALI?
Ailelerle yaşanan sorunlarda iletişimin doğru kişi üzerinden kurulmasının önemli olduğunu belirten Köpür, herkesin öncelikle kendi ailesiyle kendisinin konuşmasını önerdi.
Köpür, eşinin annesiyle yaşanan bir meselede eşin, kendi ailesiyle ilgili bir konuda ise kişinin kendisinin iletişim kurmasının aileler arasındaki gerilimi azaltabileceğini söyledi.
Bu yaklaşımın özellikle eşlerin iki aile arasında kalmasını önleyebileceğini belirten Köpür, ailelere aktarılacak cümlelerin de önem taşıdığını ifade etti.
“Eşim istemedi” demek yerine “Biz böyle karar verdik” denmesinin sınırları daha sağlıklı hale getirebileceğini belirten Köpür, bu küçük değişikliğin iki aile arasında sıkışan tarafın yükünü önemli ölçüde azaltabileceğini dile getirdi.
PARTNERİ ÖNCELEMEK AİLEDEN UZAKLAŞMAK DEĞİL
Partneri öncelemenin aile ve arkadaşlarla bağları koparmak anlamına gelmediğini vurgulayan Köpür, kişinin ilişkisinin yanı sıra kendi sosyal çevresini de korumasının önemli olduğunu söyledi.
Arkadaşlık ilişkilerinde de benzer bir dengenin kurulması gerektiğini belirten Köpür, tek bir kişiden sevgili, en yakın arkadaş, dert ortağı ve tek eğlence kaynağı gibi bütün rollerin aynı anda üstlenmesini beklemenin ilişkiye taşıyamayacağı bir yük bindirebileceğini ifade etti.
Köpür, bu nedenle eşlerin kendi arkadaşlarıyla görüşmesinin ilişkinin sağlıklı şekilde sürmesine de katkı sağlayabileceğini söyledi.
ARKADAŞLARLA GÖRÜŞMEK NEDEN SORUN OLMAMALI?
Kişinin partneri dışında da sosyal bağlarının bulunmasının ilişki açısından doğal olduğunu belirten Köpür, ancak partnerin ailenizle veya arkadaşlarınızla görüşmenizi sürekli sorun haline getirmesinin farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Her buluşmanın ardından küsme, tartışma çıkarma veya kişinin sosyal çevresiyle görüşmesini sürekli problem haline getirme davranışlarının yalnızca “öncelik istemek” olarak görülmemesi gerektiğini belirten Köpür, bunun kişiyi zaman içinde çevresinden uzaklaştıran kontrolcü bir davranışa dönüşebileceğini ifade etti.
Köpür, kontrolcü ilişkilerde bu davranışın zaman zaman “Seni kıskanıyorum çünkü seviyorum” şeklinde gerekçelendirilebildiğini söyledi.
İlişkide sağlıklı sınırların kurulabilmesi için çiftlerin birbirlerinin aile ve arkadaşlık ilişkilerine alan tanıması, ortak hayatla ilgili kararları ise birlikte alması gerektiğini belirten Köpür, böylece hem ilişkinin hem de kişinin kendi sosyal çevresinin korunabileceğini ifade etti.




