Mehmet Metiner, “kelam bitti, kılıç konuşacak” anlayışıyla sevinen çevrelerin, akan ya da akacak olan kan üzerinden siyasi ve ideolojik kazanç devşirmeye çalıştığını söyledi. Metiner, sürecin başından bu yana “bu iş yürümez” diyen kesimlerin bugün yaşanan gelişmelerden memnuniyet duyduğunu savunarak, çatışmanın başlamasını bir haklılık gerekçesi olarak sunan bu yaklaşımı eleştirdi. Bu çevrelerin, sürecin bozulmasını kendi stratejik öngörülerinin kanıtı gibi göstermeye çalıştıklarını ifade etti.

Altın kaçakçılığı soruşturması genişliyor! 7 büyük şirkete baskın: 7 şüpheli gözaltına alındı
Altın kaçakçılığı soruşturması genişliyor! 7 büyük şirkete baskın: 7 şüpheli gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Akan kanın kendi kanları olmadığını vurgulayan Metiner, kalıcı ve adil bir barıştan yana olanların ise hedef haline getirileceğini belirtti. Barışı savunanların ihanetle suçlanacağını dile getiren Metiner, bunu yaparken de süreci başlatanları savunuyormuş görüntüsü altında hareket edileceğini kaydetti.

Metiner açıklamasında, farklı düşünenlere yönelik bir “cadı avı” başlatılacağı uyarısında bulunarak, kalemlerin kılıçtan daha yıkıcı bir araca dönüştürüleceğini söyledi. Bu yaklaşımı “söyletmen vurun faşizmi” olarak nitelendiren Metiner, tek doğruyu kendilerinde görenlerin sistematik bir linç dili geliştirdiğini ifade etti.

Sürecin Suriye’deki gelişmelere bağlı olduğu iddiasına da dikkat çeken Metiner, şu sorunun sorulmasının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi: "Madem başarının ya da başarısızlığın anahtarı Suriye’deydi, o halde içeride yürütülen siyasi temaslara, meclis komisyonlarına ve toplumda umut oluşturmaya neden ihtiyaç duyuldu?"

Metiner, bugün farklı isimler ve aidiyetler altında aynı dili kullananların “şimdi kılıç vaktidir” söyleminde birleştiğini belirterek, ortaya çıkan tabloyu' ilginç bir ittifak düzeneği' olarak değerlendirdi.

Kaynak: Haber Merkezi