Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Arap Birliği temsilcilerinin katıldığı ortak basın toplantısında konuşan Şahin, Filistin halkının tarihinin en zor döneminden geçtiğini vurguladı.
İSRAİL'İN TEMEL HEDEFİ İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜ BİTİRMEK
İsrail'in işlediği suçların artık tüm çıplaklığıyla ortada olduğunu ifade eden Şahin, Tel Aviv yönetiminin nihai amacının iki devletli çözümü tamamen ortadan kaldırmak olduğunu kaydetti. Filistin davasını sona erdirmeyi, Filistinlileri topraklarından zorla göç ettirmeyi ve işgalini kalıcı kılmayı amaçlayan bir "Büyük İsrail hayali" ile karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Bu tehlikeli planların sadece Kudüs'ü değil, Batı Şeria ve Gazze Şeridi başta olmak üzere tüm bölgeyi tehdit ettiğini önemle belirtti.
SOMUT ADIMLAR ATILMASI ÇAĞRISI
Kudüs'ün bölgenin güvenliği, istikrarı ve barışı açısından merkezi bir konumda yer almaya devam ettiğini söyleyen Şahin, yalnızca kınama ve protesto açıklamalarıyla yetinilmemesi gerektiğini ifade etti. Kudüslülerin kendi topraklarında onurlu bir şekilde kalabilmelerini sağlayacak pratik ve somut adımların ivedilikle atılması gerektiğini vurguladı. Yapılan görüşmelerin, İsrail ihlallerini dünyaya duyurmak, halkın direncini artırmak ve uluslararası girişimleri harekete geçirmek üzere üç temel eksende şekillendiğini aktardı.

ARAP VE İSLAM DÜNYASINA ORTAK DİPLOMASİ ÇAĞRISI
Kudüs halkının direnebilmesi için gerekli maddi ve manevi imkanların sağlanmasının hayati önem taşıdığını kaydeden Şahin, Arap ve İslam ülkelerine çağrıda bulundu. Bölge halkının ihtiyaçlarının desteklenmesi ve direnişin güçlendirilmesi için ortak çalışmaların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Uluslararası etkiyi artırmayı ve kutsal mekanları daha etkin korumayı amaçlayan yeni bir ortak diplomatik hareketin filizlenmeye başladığını ifade etti.
ÜÇ TEMEL EKSEN ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN MÜCADELE
Toplantıda ele alınan stratejilerin İsrail'in ihlallerini küresel kamuoyuna aktarmayı hedeflediğini belirten Filistinli bakan, Filistin halkının geleceğini korumak için koordine olmanın şart olduğunu kaydetti. Kudüs'ün kimliğini ve kutsal mekanlarını koruma sorumluluğunun tüm Arap ve İslam dünyasının omuzlarında olduğunu hatırlattı. Yürütülen diplomatik temasların kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi.




