Fon krizinde yatırımcıların zararlarının karşılanması ve hukuka aykırı yollarla fonlardan çıkarılan varlıkların geri alınması için hazırlanan kanun teklifi TBMM'ye sunuldu. AK Parti tarafından hazırlanan 9 maddelik “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”, tasfiye sürecini, yatırımcılara yapılacak ara ödemeleri ve sorumlulardan tahsilat mekanizmasını düzenliyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin kamu kaynağı kullanılmadan uygulanacağını belirterek yatırımcıların haklarının korunacağını ve suç işleyenlerin ödemelerden yararlanamayacağını söyledi. Güler, düzenlemeye ilişkin açıklamasında, “Sorunun üstesine gideceğiz, virüsü bünyeden atacağız. Bu da önemli bir adım olacaktır. Kanun teklifinde piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarını her türlü riskten arındırarak yoluna çok daha olumlu havada devam etmesini arzu ediyoruz” dedi.

“KAMU KAYNAĞI KULLANILMAYACAK”
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin temel hedefinin yatırımcıların haklarını korumak ve fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerleri geri kazanmak olduğunu belirtti. Tasfiye kapsamında elde edilen kaynakların yatırımcılara aktarılacağını ifade eden Güler, “Yatırımcının hakkı korunacak. Suç işleyenler ödemelerden asla yararlanmayacak.” açıklamasını yaptı. Güler, sermaye piyasalarına ilişkin değerlendirmesinde de “Sermaye piyasalarında herhangi bir olumsuz durum yok” ifadelerini kullandı. Düzenlemenin geçici ve istisnai nitelikte olduğunu belirten Güler, kanun teklifinin piyasaların işleyişini korumayı ve tasfiye sürecini belirli kurallara bağlamayı amaçladığını söyledi.
“KARDEŞİMİZ DE OLSA GEREĞİNİ SONUNA KADAR YAPACAĞIZ”
Fon krizinde sorumluluğu bulunan kişi ve kurumlara yönelik tahsilat mekanizmasına da değinen Güler, kim olursa olsun hukuka aykırı işlemlerin karşılıksız kalmayacağını belirtti. Güler, “Bunun kime ulaşacağının hiçbir önemi yok, gereği yapılacak” dedi. Açıklamasını sürdüren Güler, “Elbette yanlış yapanlar olur ama yanlarına kar kalmayacak. Kardeşimiz de olsa gereğini sonuna kadar yaparız” ifadelerini kullandı. Teklifle, fonlardan çıkarılan değerlerin geri kazanılması için şahsi sorumluluk ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla cebri tahsilat imkanı getiriliyor. Portföy yönetim şirketinden tahsilatın tamamen veya kısmen sağlanamaması halinde sorumluluğu tespit edilen diğer gerçek ve tüzel kişilere de başvurulabilecek. AK Parti tarafından hazırlanan düzenlemenin önümüzdeki hafta önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, ardından Genel Kurul'da görüşülmesi bekleniyor.

1 MİLYON TL'YE KADAR ARA ÖDEME YAPILACAK
Kanun teklifinin en önemli başlıklarından birini, tasfiye sürecindeki yatırımcılara yapılacak ara ödemeler oluşturuyor. Fon varlıklarının nakde çevrilmesinin ardından bütün yatırımcıların alacaklarını karşılayacak miktarda kaynak oluşmaması ihtimaline karşı ara ödeme mekanizması öngörülüyor. Teklife göre net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Ancak hiçbir yatırımcıya net yatırım tutarını, kesinleşmiş hak ve alacak miktarını veya belirlenen 1 milyon TL'lik ödeme sınırını aşan ödeme gerçekleştirilemeyecek. Ara ödeme, fonun tasfiye malvarlığında bulunan kaynaklarla sınırlı olacak. Dolayısıyla düzenleme, bütün yatırımcılara koşulsuz ve aynı miktarda ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor. Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcıların ara ödeme tutarlarını karşılamaya yetmemesi halinde mevcut kaynak, her yatırımcının ara ödemeye esas tutarının toplam tutar içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacak. Ara ödeme sırasında yatırımcıların fon katılma payları iade edilmeyecek. Bu payların iadesi, nihai tasfiye ödemesi sırasında gerçekleştirilecek. Nihai ödeme hesaplanırken yatırımcıya daha önce yapılan ara ödemeler ve diğer hukuki yollarla sağlanan ödemeler mahsup edilecek.

ENFLASYON HESAPLAMASI NASIL YAPILACAK?
Teklifte yatırımcıların net yatırım tutarlarının belirlenmesine ilişkin hesaplama yöntemi de düzenleniyor. Buna göre fona yapılan nakit girişleri ve fondan gerçekleştirilen nakit çıkışları, tasfiye tarihine kadar güncellenecek. Hesaplamada Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınacak. Giriş ve çıkış tutarlarının hesaplanmasında kıstelyevm yöntemi uygulanacak. Fondan yapılan nakit çıkışları ise ilk giren ilk çıkar yöntemiyle düşülecek. Ancak teklif, ara ödeme hesaplamasında bu enflasyon endekslemesinin uygulanmayacağını açıkça belirtiyor. Yani yatırımcının güncellenmiş net yatırım tutarı, ara ödeme sınırının hesaplanmasında doğrudan esas alınmayacak. Düzenlemeye göre ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, fonun tasfiyesine karar verildiği tarihte hesapta bulunan katılma paylarının bir önceki gün sonu hesaplanan toplam değerini de aşamayacak.
TMSF'YE KAYYIMLIK VE CEBRİ TAHSİLAT YETKİSİ
Teklifte, fonlarla bağlantılı soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerlerinin yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılabilmesinin önü açılıyor. Fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek. Doğrudan devredilemeyen malvarlığı değerleri için ise TMSF kayyım olarak atanabilecek. TMSF, kayyım olarak atandığı durumda yargılama sonucunu beklemeden söz konusu malvarlıklarını satabilecek veya tasfiye edebilecek. Satış ve tasfiye işlemlerinden elde edilen tutarlar, her fon için ayrı ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında izlenecek. Mahkeme tarafından müsaderesine karar verilen ve fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu belirlenen değerler Hazineye gelir kaydedilmeyecek. Bu tutarlar ilgili fona, tasfiye tamamlanmışsa geri kazanım hesabına aktarılacak. Geri kazanım hesaplarında bulunan paralar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Bu kaynakların başka amaçlarla kullanılması, teminat gösterilmesi veya kamu alacakları için dahi haczedilmesi engellenecek. TMSF, zorunlu masrafları düştükten sonra kalan tutarları tasfiye ile görevli kuruluşa aktaracak. Tasfiyesi tamamlanan fonlar bakımından ise kaynaklar, yatırımcılara ödeme yapılması amacıyla Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) gönderilecek.
![]()
FON ZARARINDAN KİMLER SORUMLU TUTULACAK?
Teklif, fonlarda meydana gelen zarar, kayıp veya eksik tasfiye bakiyesinden öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketini sorumlu tutuyor. Zararın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, sorumluluğu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek. Düzenlemede, sorumluların görevlerinden ayrılmış olmalarının yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı da hükme bağlanıyor. Buna göre kişilerin görev yaptıkları veya yönetim ve kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan doğan sorumlulukları devam edecek. SPK, inceleme ve denetim sonuçlarını dikkate alarak her fon için zarar veya kayıp tutarını, eksik kalan tasfiye bakiyesini ve sorumlu kişileri belirleyerek TMSF'ye bildirecek. TMSF de bildirimin ardından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek.
SORUMLULARIN MALVARLIKLARINDAKİ İCRA TAKİPLERİ DURACAK
Kanun teklifinde, sorumluların malvarlıkları üzerindeki icra takiplerine ilişkin özel hükümler de yer alıyor. Buna göre SPK tarafından TMSF'ye bildirilen kişiler hakkında, kanun kapsamındaki alacakların tahsili için TMSF tarafından yürütülen takipler sonuçlanıncaya kadar yeni icra takibi başlatılamayacak. Daha önce başlatılan takipler duracak. Bu takipler kapsamında haczedilen malvarlığı değerlerinin satışı ve elde edilen paranın paylaştırılması da yapılamayacak. Söz konusu malvarlığı değerleri üzerindeki daha önce konulmuş hacizler, ihtiyati hacizler ve ihtiyati tedbirler ise kanunda belirtilen koşullar kapsamında kaldırılacak. Teklif, tahsilatın portföy yönetim şirketinden sağlanamaması halinde sorumluluğu bulunan diğer kişilere başvurulabilmesini de öngörüyor. Böylece geri kazanım sürecinin yalnızca şirket malvarlığıyla sınırlı kalmaması hedefleniyor.

USULSÜZ KAZANÇ SAĞLAYANLARA GÖNÜLLÜ İADE İMKANI
Düzenlemede, fon paylarını gerçeğe aykırı fiyatlar üzerinden fona iade ederek tasfiye tarihine kadar ödeme almış kişilere yönelik gönüllü iade mekanizması da bulunuyor. Buna göre kişinin fiilen yaptığı yatırım ve yatırımın fonda kaldığı süre dikkate alınacak. Aynı yatırım stratejisi kategorisindeki fonların yıllık ortalama getirisi üzerinden hesaplanan emsal getiriyi aşan kazançların, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilmesi öngörülüyor. Benzer bir mekanizma, fon portföyünde bulunan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı oluştuğu SPK tarafından belirlenen paylardan kazanç elde eden kişiler için de uygulanabilecek. Bu kişilerin, ilgili payların getirisi ile piyasa endeksleri veya diğer objektif ölçütler üzerinden hesaplanan olağan getiri arasındaki farkı aşan kazançlarını genel hisse iade hesabına aktarmaları mümkün olacak. Teklifteki gönüllü iade mekanizması, belirlenen şartları taşıyan kişiler için isteğe bağlı olarak düzenleniyor.
“İKİ BAKANIMIZ HAKKINDAKİ YALANLARI LANETLİYORUM”
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, fon soruşturmasına ilişkin siyasi tartışmalara da değindi. Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale'nin iddialarına tepki gösteren Güler, iki bakan hakkında ortaya atılan suçlamaları reddetti. Güler, “İki bakanımız hakkında İftirayı ve yalanı açıkça lanetliyorum. Kendisini kınıyorum. Bu arkadaşımıza bu olay çıktığında kendisinin de ismi karışmıştı. Onun da fon piyasalarında manipülasyon yaptığına dair bilgi çıkmıştı” dedi. Güler, açıklamasının devamında isim benzerliği üzerinden yapılan değerlendirmelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Meğerse Türkiye'de 4 bin civarında olan Hasan Özdemirleri karıştırmış. Ümit Özlale'nin kendisinin sorduğu soruları soruyoruz. Kayda nasıl ulaştınız, bu bilgiler size kimden geldi? Ümit Özlale, yalan ve iftirayı kabul ediyor, özür dilemeyeceğini söylüyor. Ümit Bey, lütfen özür dileyin ve köşenize çekilin. Namuslu, onurlu, şerefli insanları lekeliyorsunuz. Aynı muameleyi yaşamanıza rağmen nasıl üzüldüğünüzü ve eşinizin nasıl cevap verdiğini gördük. Biz ciddi bir iş yapıyoruz.”

FON KRİZİ NASIL BAŞLADI? İŞTE SÜREÇTE YAŞANANLAR
Fon krizine ilişkin süreç, Ağustos 2026'da bazı fonların portföylerinde bulunan hisselerdeki fiyat hareketleri ve yatırımcıların satış talepleriyle gündeme geldi. Eylül ayında SPK'nın tasfiye kararlarıyla yeni bir aşamaya taşınan süreçte soruşturmalar, malvarlığı tedbirleri ve geri ödeme düzenlemeleri öne çıktı. 28 AĞUSTOS: Bazı şirketlere bağlı fonların, işlem hacmi düşük hisselerdeki çapraz işlemlerle sekiz ayda yüzde 3.000'i aşan fiyat artışları yaşadığı iddiaları üzerine SPK harekete geçti. Serbest fonların belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını engellemek amacıyla BIST 30 dışındaki hisselerde yüzde 5, toplamda ise yüzde 20 sınırı getirildi ve pozisyonların azaltılması istendi.
15 EYLÜL: Yatırımcıların artan satış talepleri sonrasında Pusula Portföy, katılma paylarının iadesi ve ödemelerde temerrüde düştüğünü duyurdu. Fonların ellerindeki payları hızla elden çıkarmaya çalışması ve yatırımcıların satış talepleri, Borsa İstanbul'da sert satış dalgalarına yol açtı.
17 EYLÜL: SPK, Pusula, Tera ve diğer şirketlerle bağlantılı toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Söz konusu fonların 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendirdiği belirtildi.
20 EYLÜL: SPK, fonların tasfiye ve nakde dönüştürme takvimini yatırımcıların daha az zararla çıkabilmesi amacıyla üç aydan altı aya kadar uzattı.
18-22 EYLÜL: Soruşturma kapsamında bazı fon yöneticileri tutuklandı, 51 kişiye yurt dışına çıkış yasağı getirildi.
24 EYLÜL: Soruşturma kapsamında yaklaşık 1,8 milyar TL değerinde olduğu belirtilen iki özel jet ile bir yata mahkeme kararıyla el konuldu. Krizin büyümesiyle Borsa İstanbul'daki işlem hacimlerinde yüzde 30'a varan düşüşler yaşandığı, sermaye piyasalarındaki güven ve likidite akışının olumsuz etkilendiği aktarıldı.
25 EYLÜL: SPK, piyasa dolandırıcılığı suçlarında etkin pişmanlıktan yararlanma şartlarını duyurdu. Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, 500 bin TL'den az olmamak üzere elde ettikleri veya sebep oldukları menfaatin iki katı tutarında ödeme yapmaları gerektiği açıklandı.
26 EYLÜL: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın görevinden ayrıldığı bildirildi. Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, fon krizi öncesinde bir şirketin hisselerine 163 milyon TL yatırım yaptıkları ve Nisan-Eylül 2026 döneminde bu hisseleri satarak 2,17 milyar TL haksız kazanç sağladıkları iddia edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaya çiftinin malvarlıklarına tedbir konulmasını talep etti. Çift adliyeye giderek ifade verdi ve özel bir bilgi ya da yönlendirme almadıklarını belirterek suçlamaları reddetti. Kaya çiftinin, gönüllü geri ödeme mekanizması kapsamında yaklaşık 1,86 milyar TL tutarındaki karı TMSF'nin belirlediği hesaba iade ettiği aktarıldı. 29 Eylül'de çiftin malvarlıkları donduruldu.
29 EYLÜL: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulunun da devreye sokulacağı ve krizin perde arkasıyla olası bürokratik ihmallerin inceleneceği duyuruldu.
4 EKİM: AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, fon krizinin üzerine gidilmesi ve adı geçen kişilerin istifa etmesi gerektiğine yönelik açıklamalarının ardından, “maksadını aşan ifadeler kullandığını” belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ve partisinden kamuoyu önünde özür diledi.
6 EKİM: Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon krizinden hemen önce, 13-16 Eylül tarihlerinde fonlardan şüpheli çıkış yaptığı belirlenen 214 gerçek ve tüzel kişinin tespit edildiğini açıkladı. Bu kişilerin haksız kazancının 187,6 milyar TL olduğunu belirten Gürlek, 141 gerçek kişi ile 73 tüzel kişinin bilgilerinin TMSF'ye bildirildiğini söyledi. TMSF'nin, yatırımcıların zararlarının karşılanması amacıyla oluşturulan hesaplara paraların iadesi için resmi tebligatlara başladığı aktarıldı.
8 EKİM: Muhalefet partilerinin fon krizinin ve siyasi bağlantılarının araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulması yönündeki önergesi, AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.
8-9 EKİM: Fon soruşturmasına ilişkin haber ve iddialar gerekçesiyle gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ifadeye çağrıldı. Gözaltına alınan Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

FON SORUŞTURMASINDA 85 TUTUKLU
Eylül ayının ortasında başlayan fon soruşturmasında, 9 Ekim itibarıyla 85 kişinin tutuklu bulunduğu bildirildi. Tutuklananlar arasında şirket yöneticileri de yer alırken bazı şüphelilerin malvarlıklarına tedbir uygulandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, haksız kazançların iadesi amacıyla TMSF bünyesinde oluşturulan hesaplara şimdiye kadar beş kişinin gönüllü iade yaptığını açıkladı. SPK da mutabakatı tamamlanan yatırımcılara, nihai tasfiye ödemesinden mahsup edilmek üzere fon başına 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılmasına karar verdi. TBMM Başkanlığına sunulan 9 maddelik kanun teklifiyle birlikte tasfiye sürecinin hukuki çerçevesinin oluşturulması, fon malvarlığından çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve yatırımcıların haklarının belirlenen usuller kapsamında karşılanması hedefleniyor. Teklifin yasama sürecindeki görüşmelerinin ardından düzenlemenin nihai şekli belli olacak.




