Tasfiye sürecindeki yatırım fonlarında yatırımcıların zararlarının nasıl karşılanacağı, hazırlanan yasal düzenlemenin en önemli başlıkları arasında yer alıyor. Avukat E. Alp Demirkaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen kanun teklifinin yatırımcıların haklarına ulaşması açısından önemli olduğunu ancak asıl sonucun, hukuka aykırı kazançların geri alınarak hak sahiplerine ulaştırılmasıyla ortaya çıkacağını ifade etti.

Fon Mağdurlarına 1 Milyon Tl Ara Ödeme Garanti Değil Kritik Ayrıntı 1

60'tan fazla ülkeye ihracat yapıyordu: Türk şeker üreticisi battı
60'tan fazla ülkeye ihracat yapıyordu: Türk şeker üreticisi battı
İçeriği Görüntüle

Demirkaya, düzenlemenin yalnızca alacak tutarlarının belirlenmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Yatırımcıların zararlarının giderilebilmesi için hesaplama yöntemlerinin açık, objektif ve denetlenebilir biçimde uygulanmasının önem taşıdığını belirtti.

FON YASASINDA YATIRIMCI ALACAKLARI NASIL BELİRLENECEK?

Kanun teklifi kapsamında Merkezi Kayıt Kuruluşu, Takasbank ve ilgili kurumların kayıtlarının karşılaştırılması, hak sahiplerinin ve kendilerine ödenecek tutarların tespit edilmesi öngörülüyor. Farklı kurumlardaki kayıtların değerlendirilmesiyle yatırımcıların haklarının belirlenmesi amaçlanıyor.

Demirkaya, özellikle piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali veya dolandırıcılık yoluyla olağan dışı kazanç elde eden kişilerin iade edeceği tutarların hesaplanma yöntemine dikkat çekti. Teklifte, bu hesaplamalarda TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının ortalamasının esas alınması öngörülüyor.

Avukata göre olağanüstü miktarda kazanç elde edilmesi ile hukuka aykırı kazanç sağlanması aynı hukuki anlama gelmiyor. Bu nedenle geri alınacak tutarların belirlenmesinde somut ölçütlerin kullanılması ve hesaplamaların denetlenebilir olması gerekiyor.

Fon Yasasında Tüfe Ve Yi̇ Üfe Hesabı Öne Çıktı! Gözler Uygulamada3

SPK'NIN BELİRLEYECEĞİ HESAPLAMA YÖNTEMİ ÖNEM TAŞIYOR

Hesaplama yönteminin ayrıntılarının Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek olması, düzenlemenin uygulama aşamasını öne çıkarıyor. Demirkaya, kuralların açık biçimde belirlenmesinin hukuki öngörülebilirlik açısından önem taşıdığını kaydetti.

Yatırımcıların haklarının korunabilmesi için yalnızca toplam alacağın hesaplanması yeterli olmayacak. Hangi tutarın hangi ölçütlerle belirlendiğinin anlaşılabilir olması ve uygulamanın denetlenebilmesi de önem taşıyacak.

MASAK'IN 29 ÜLKEYE YÖNELİK TALEBİ DİKKAT ÇEKTİ

Demirkaya'nın değerlendirmesinde uluslararası malvarlığı araştırmaları da yer aldı. Mali Suçları Araştırma Kurulunun 29 ülkeden 278 gerçek ve tüzel kişiye ilişkin malvarlığı bilgisi talep etmiş olması, dosyanın uluslararası boyutunu ortaya koyan gelişmelerden biri olarak öne çıktı.

Ancak yurt dışındaki malvarlığının tespit edilmesi, bu varlıkların Türkiye'ye getirilerek yatırımcıların zararlarının karşılanacağı anlamına gelmiyor. Demirkaya, malvarlığının belirlenmesi ile bu varlıkların tahsil edilerek hak sahiplerine ulaştırılmasının farklı süreçler olduğuna işaret etti.

ETKİN PİŞMANLIK DÜZENLEMESİ YER ALMADI

Kanun teklifinde etkin pişmanlığa yönelik bir düzenlemenin bulunmaması da Demirkaya'nın dikkat çektiği konular arasında yer aldı. Bu durum, hukuka aykırı fiillerin sonuçlarının giderilmesi ile bu fiillere ilişkin cezai sorumluluğun ayrı değerlendirilmesi gerektiği tartışmasını gündeme getiriyor.

Demirkaya, düzenlemenin başarısının yatırımcıların alacaklarının hesaplanmasının ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Hukuka aykırı kazançların gerçekten geri alınması ve belirlenen tutarların hak sahiplerine ulaştırılması, yatırımcıların zararlarının giderilmesi bakımından belirleyici olacak.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı