Aşk bazen kelimelere sığmaz ama gözler her şeyi anlatır. Bilimsel araştırmalara göre birinin size âşık olup olmadığını anlamanın en net yolu bakışlarda gizli. İşte aşkı ele veren 3 somut ve bilimsel kanıt…
1. GÖZ BEBEKLERİNİN BÜYÜMESİ (PUPİL DİLATASYONU)
Bilimsel olarak kontrol edilmesi en zor tepkilerden biri göz bebekleridir. Bir kişi sevdiği ya da yoğun ilgi duyduğu birine baktığında beyinde dopamin salgılanır. Bu kimyasal tepki, istemsiz şekilde göz bebeklerinin büyümesine neden olur.
Bilimsel gerçek:
Aydınlık bir ortamda olmanıza rağmen karşınızdaki kişinin göz bebekleri belirgin biçimde büyüyorsa, bu durum güçlü bir duygusal çekimin fiziksel göstergesidir.
2. SIK GÖZ KIRPMA VE “YUMUŞAK BAKIŞ” ETKİSİ
Normal şartlarda bir insan dakikada ortalama 15–20 kez göz kırpar. Ancak heyecan ve duygusal yakınlık arttığında bu sayı fark edilir biçimde yükselir.
Kanıt:
Karşınızdaki kişi sizinle konuşurken normalden daha sık göz kırpıyor, gözlerini hafifçe kısıyor ve bakışları yumuşuyorsa; psikolojide buna “bebeksi bakış” denir. Bu bakış, güven ve duygusal yakınlık hissini temsil eder.
3. ROMANTİK BAKIŞ ÜÇGENİ
Aşık olmayan biriyle kurulan göz teması genellikle kısa ve doğrudandır. Ancak romantik ilgi söz konusu olduğunda bakışların izlediği rota değişir.
Rota:
Bir göz → diğer göz → dudaklar.
Bilim insanlarına göre:
Bu döngü, “romantik bakış üçgeni” olarak adlandırılır ve yalnızca flört değil, derin bağ kurma isteği olduğunda ortaya çıkar.