GÜÇSİYAD Genel Başkanı Turgay Erence, Trump’ın ticaret politikalarının uzun süredir serbest piyasa ilkelerinden uzaklaştığını belirterek, “Ekonomik yaptırımlar artık bir dış politika aracı değil, doğrudan bir tehdit unsuru haline gelmiştir. İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek vergi uygulanması, uluslararası hukuku ve ticaret özgürlüğünü zedeleyen bir yaklaşımdır” dedi. Erence, bu tür kararların yalnızca hedef alınan ülkeleri değil, küresel tedarik zincirlerini de olumsuz etkilediğini ifade etti.
TÜRKİYE EKONOMİSİ AÇISINDAN OLASI ETKİLER
Trump’ın açıklamalarının Türkiye açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erence, özellikle enerji, dış ticaret ve finansman başlıklarına işaret etti. Türkiye’nin İran ile geçmişten gelen ticari ilişkilerinin bulunduğunu hatırlatan Erence, “Bu tür tek taraflı vergi ve yaptırım tehditleri, bölge ülkelerinin ticaret maliyetlerini artırır, fiyat istikrarını bozar ve dolaylı olarak enflasyona baskı oluşturur” değerlendirmesinde bulundu. Erence’ye göre, Türkiye’nin bu süreçte alternatif ticaret kanallarını güçlendirmesi ve çok taraflı ekonomik iş birliklerine daha fazla ağırlık vermesi önem taşıyor.
TRUMP’IN DİĞER EKONOMİK HAMLELERİ DE TARTIŞMA KONUSU
Trump’ın yalnızca İran ile sınırlı kalmayan ekonomi politikalarına da değinen Erence, geçmiş dönemde Çin, Avrupa Birliği ve Meksika gibi ticaret ortaklarına yönelik ek gümrük vergilerinin küresel piyasalarda belirsizlik yarattığını hatırlattı. “Trump döneminde sıkça gördüğümüz bu yaklaşım, ‘önce Amerika’ söylemiyle sunulsa da, gerçekte dünya ekonomisinde dalgalanmalara ve ticaret savaşlarına zemin hazırlamaktadır” diyen Erence, benzer adımların yeniden gündeme gelmesinin küresel yatırımcı güvenini zedeleyebileceğini kaydetti.
KÜRESEL EKONOMİDE YENİ GERİLİM RİSKİ
GÜÇSİYAD Genel Başkanı, Trump’ın açıklamalarının sadece ekonomik değil, jeopolitik sonuçlar da doğurabileceğine dikkat çekti. Tek taraflı vergi kararlarının ülkeler arası ilişkileri gerdiğini belirten Erence, “Ekonomi üzerinden baskı kurma anlayışı sürdürülebilir değildir. Bu tür adımlar, küresel ölçekte yeni gerilim alanları oluşturur” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK UYARI
Erence son olarak, Türkiye’nin bu tür küresel dalgalanmalara karşı üretim gücünü, ihracat çeşitliliğini ve finansal dayanıklılığını artırmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. “Türkiye, kısa vadeli siyasi çıkışlara değil, uzun vadeli ekonomik akla odaklanmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.