İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren gazeteci Fatih Altaylı'nın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Altaylı, Haluk Levent'i ilk olarak 2021 yılında programında tanıdığını, geçmişi nedeniyle kendisine güvenmediğini ancak orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinin ardından oluşan kamuoyu desteği nedeniyle Ahbap hakkında olumlu söylemlerde bulunduğunu anlattı. Altaylı, verdiği desteğin ardından ise "üzüntü hatta pişmanlık" duyduğunu söyledi.
"HALUK LEVENT'E ÇOK GÜVENMEZDİM"
Fatih Altaylı, savcılık ifadesinde Haluk Levent'i geçmişten beri tanıdığını ancak kendisi hakkında olumlu bir izlenime sahip olmadığını belirtti. Altaylı, "Haluk Levent’i ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdım. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisini kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim. Kendisine de çok güvenmezdim" dedi.
Ahbap Derneği'nin 2017 yılında kurulduğunu belirten Altaylı, derneğin para topladığını bilmediğini, Ahbap'ın hayırseverlerle ihtiyaç sahiplerini buluşturduğunu ve çeşitli etkinlikler düzenlediğini düşündüğünü ifade etti.
"DERNEĞİN KESİNLİKLE ÇOK İYİ DENETLENMESİ GEREKTİĞİNİ SAVUNDUM"
Altaylı, 2020 yılında Türkiye genelinde meydana gelen orman yangınları sırasında Ahbap ve Haluk Levent'in çalışmalarının kamuoyunda derneğe yönelik olumlu bir algı oluşturduğunu söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından da Ahbap'ın yardım faaliyetlerinin güven ortamını güçlendirdiğini belirten Altaylı, buna rağmen Haluk Levent'e ilişkin soru işaretlerinin devam ettiğini kaydetti. Altaylı, ifadesinde şu sözlere yer verdi:
"2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap’ın ve Haluk Levent’in büyük çabaları oldu. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap Derneği'ne bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı. En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması sebebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum."
"HAK ETMEDİĞİ BİR DESTEK VERMİŞİM"
6 Şubat depremleri sırasında Habertürk'te çalıştığını belirten Altaylı, bazı yayınlarda AFAD ve Kızılay'a yönelik eleştiriler karşısında bu kurumları savunduğunu söyledi. Ahbap Derneği'ne veya Haluk Levent'e maddi yardım yapmadığını belirten Altaylı, derneğin topladığı paraların yardım yapılması gereken kişilere ulaşıp ulaşmadığı konusunda araştırma yapamadığını ifade etti.
Altaylı, açıklamasında, "Benim Ahbap Derneği'ne veyahut Haluk Levent’e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap Derneği'nin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı" dedi.
"ÜZÜNTÜ HATTA PİŞMANLIK DUYUYORUM"
Altaylı, yaşanan süreçte Haluk Levent'in geçmişteki davranışlarından vazgeçmediğini gördüğünü savundu. Deprem döneminde yaptığı yayın ve sosyal medya paylaşımlarının, insanların ikinci bir şansı hak ettiği ve yardım eden herkesin desteklenmesi gerektiği düşüncesiyle yapıldığını belirtti.
Altaylı, ifadesini şu sözlerle sürdürdü:
"Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent’in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şuan görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Gelinen aşamada Haluk Levent ve Ahbap Derneği'nin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum."
Fatih Altaylı, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adalet Sarayı'ndan ayrıldı.




