Viral

Hekime 77 milyon tazminat davası nedir, doktora neden ceza verildi?

Türkiye'de tıp ve hukuk camiasını karşı karşıya getiren emsal niteliğindeki dava, gündeme bomba gibi düştü. Bir kadın doğum uzmanına, hastasının tarama testlerini reddetmesine ve bu durumun resmi evraklarla kayıt altına alınmasına rağmen 77 milyon TL'lik rekor tazminat cezası kesildiği iddia edildi. Bilirkişi raporlarında hekimin kusursuz bulunmasına rağmen verilen bu karar, "Defansif tıp dönemi mi başlıyor?" sorularını beraberinde getirdi. Peki, olay tam olarak nasıl gelişti?

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlarını ve tüm sağlık camiasını yakından ilgilendiren dava süreci, Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırdı. 35 yaşındaki bir gebe hastanın takibini yapan doktorun, doğum sonrası açılan davada rekor düzeyde bir tazminata mahkum edilmesi, tıbbi kayıtların hukuki geçerliliği konusunda yeni tartışmaları başlattı. Yerel mahkemenin, bilirkişi raporlarının aksine hüküm kurduğu iddia edilen olayda, rakamların büyüklüğü ve kararın gerekçesi dikkat çekiyor.

HEKİME 77 MİLYON TAZMİNAT OLAYI NEDİR?

Olay, 35 yaşındaki bir gebe hastanın rutin kontrolleri sırasında yaşandı. İddiaya göre, gebelik takibini yapan kadın doğum uzmanı, tıbbi protokollerin gerektirdiği şekilde hastasına ikili ve üçlü tarama testlerinin yapılmasını önerdi. Ancak hasta, bu testleri yaptırmak istemediğini beyan etti.

Hekim, hastanın gebeliğinin 14. ve 17. haftalarında test önerisini yineledi ancak her seferinde ret cevabı aldı. Hastanın bu beyanı, "Hayır, istemiyorum. Allah'tan gelene diyecek bir şey yok" ifadeleriyle epikriz raporlarına (hasta dosyasına) işlendi ve kayıt altına alındı. Doğum gerçekleştikten sonra bebeğin Down sendromlu olarak dünyaya gelmesinin ardından aile, doktor hakkında tazminat davası açtı.

BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DOKTOR KUSURLU BULUNDU MU?

Dava sürecinde mahkemeye sunulan bilirkişi raporları, hekimin lehine görüş bildirdi. Uzmanlar tarafından hazırlanan raporlarda şu tespitlere yer verildi:

  • Hekimin tıbbi standartlara uygun hareket ettiği,

  • Gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı,

  • Hastanın testleri reddettiğine dair beyanının açıkça belgelendiği,

  • Hekime herhangi bir kusur yüklenemeyeceği ve tazminat şartlarının oluşmadığı ifade edildi.

Bilirkişiler, hekimin hastanın hür iradesine saygı gösterdiğini ve riskleri anlattığını kayıtlara dayanarak doğruladı.

DOKTORA NEDEN REKOR CEZA VERİLDİ?

Bilirkişi raporlarının hekimi haklı bulmasına rağmen, yerel mahkeme farklı bir karar imza attı. Mahkeme, hastanın imzalı reddini ve tıbbi kayıtlardaki bilgileri dikkate almayarak hekimi kusurlu buldu. Hukukçular ve doktorlar tarafından şaşkınlıkla karşılanan bu kararda, hekimin ailenin "aydınlatılmış onam" sürecindeki eksiklik iddiasının veya doğum sonucunun, yazılı beyandan daha üstün tutulduğu yorumları yapılıyor.

77 MİLYON TL TAZMİNATIN DETAYLARI NELER?

Mahkemenin hükmettiği toplam tazminat miktarı, Türkiye tarihinde bir hekime rücu edilen en yüksek tutarlardan biri olarak kayıtlara geçti. 77.482.262 TL'lik tazminatın kalemleri şu şekilde sıralandı:

  • Maddi Tazminat: 43,7 Milyon TL

  • Manevi Tazminat: 225 Bin TL

  • Harç Bedeli: 3 Milyon TL

  • Yargılama Giderleri: 1,6 Milyon TL

Hukukçular, yasal faizlerin de eklenmesiyle birlikte doktorun ödemesi gereken toplam tutarın 77 milyon TL'nin çok üzerine çıkabileceğini belirtiyor.

DAVA SONUÇLANDI MI, SÜREÇ DEVAM EDİYOR MU?

Yerel mahkemenin verdiği bu karar henüz kesinleşmiş değil. Karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu ve sürecin üst mahkemelerde devam ettiği öğrenildi. Tıp dünyası, İstinaf Mahkemesi veya Yargıtay'dan gelecek kararı bekliyor. Hekimler, hastanın yazılı ve sözlü olarak reddettiği bir işlemden dolayı doktorun sorumlu tutulmasının, mesleki uygulamaları çıkmaza sokacağını ve hekimlerin riskli hastalardan kaçınmasına yol açabileceğini savunuyor.