Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen Dünya Sağlık Zirvesi (World Health Summit 2026), küresel sağlık alanında önemli bir iş birliğine sahne oldu. Zirvenin 12 Ekim Pazartesi akşamı düzenlenen özel etkinliğinde, Gates Vakfı ve Wellcome Leap tarafından geliştirilen “Uzima” adlı ölü doğumları önleme programı kamuoyuna duyuruldu.

Dünya genelinde her 17 saniyede bir bebeğin ölü doğduğu belirtilirken, bu kayıpların yaklaşık yarısının Sahra Altı Afrika’da yaşandığına dikkat çekildi.

Anne ve yenidoğan sağlığı alanında kaydedilen ilerlemelere rağmen ölü doğumların önlenmesine yönelik araştırma, finansman ve teknolojik yeniliklerin yetersiz kaldığı vurgulandı.

İKİ KURULUŞTAN 100 MİLYON DOLARLIK ORTAK YATIRIM

Gates Vakfı ve Wellcome Leap, Uzima programının ilk üç yılında kullanılmak üzere 50’şer milyon dolar kaynak sağlayacaklarını açıkladı.

Toplam 100 milyon dolarlık finansmanla gebelik ve doğum sırasında ortaya çıkabilecek komplikasyonların erken tespit edilmesini sağlayan yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve etkinliğinin doğrulanması amaçlanıyor.

İlk aşamada Sahra Altı Afrika’daki ortaklarla yürütülecek program, sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde anne ve bebek ölümlerini azaltmaya odaklanacak.

Girişimin uzun vadeli hedefi ise seçilen ülkelerde ölü doğum oranlarının on yıl içerisinde yüzde 50 azaltılabileceğini ortaya koymak.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ ULTRASONLAR DEVREYE GİRECEK

Uzima programının en dikkat çekici yönlerinden biri, gebelik sürecindeki risklerin belirlenmesinde ileri teknolojilerden yararlanılması olacak.

Program kapsamında yapay zeka destekli ultrason cihazları, çeşitli sensörler ve doğum sırasında kullanılabilecek yeni teknolojilerin geliştirilmesi hedefleniyor.

Bu sistemlerin, sağlık çalışanlarının gebelikte ortaya çıkabilecek komplikasyonları daha erken fark etmesine ve zamanında müdahale etmesine yardımcı olması bekleniyor.

Aynı zamanda ailelerin riskleri daha iyi anlamalarını sağlayacak araçların geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında bulunuyor.

GATES VAKFI: ÖNLENEBİLİR NEDENLERLE HİÇBİR BEBEK ÖLMEMELİ

Gates Vakfı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bölümü Başkanı Anita Zaidi, programın açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede doğum sırasında yaşanan komplikasyonların aileler üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Çocuk doktoru olarak doğum öncesindeki ve sırasındaki kritik anların önemini yakından bildiğini belirten Zaidi, önlenebilir nedenlerden kaynaklanan anne ve bebek ölümlerinin sona erdirilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Zaidi, Uzima programıyla sağlık çalışanlarına gebelikteki riskleri daha erken belirleyebilecekleri ve zamanında müdahalede bulunabilecekleri araçlar sunmak istediklerini vurguladı.

İki kuruluş, başarılı olduğu kanıtlanan uygulamaların daha geniş bölgelere yayılabilmesi için yeni finansman kaynaklarına ihtiyaç duyulacağını da bildirdi.

Bu kapsamda yatırımcılar, hükümetler, hayırsever kuruluşlar ve uluslararası ortaklar programa destek vermeye davet edildi. Sağlık bakanlarına ise girişimin şekillendirilmesine katkıda bulunmaları ve ülkelerinin katılım olanaklarını değerlendirmeleri çağrısı yapıldı.

SAĞLIK KRİZLERİNE KARŞI YENİ YAKLAŞIM: DAYANIKLILIK

Dünya Sağlık Zirvesi’nin özel etkinliğinde yalnızca ölü doğumların önlenmesi değil, küresel sağlık sistemlerinin krizlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi de ele alındı.

Hükümet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum aktörleri ve hayırsever kuruluşların katıldığı görüşmelerde, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi ve uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesi üzerinde duruldu.

NASA Perseverance ile Mars'ta rekor kırdı: 45 kilometreyi geride geçti
NASA Perseverance ile Mars'ta rekor kırdı: 45 kilometreyi geride geçti
İçeriği Görüntüle

Dünya Sağlık Zirvesi Üst Yöneticisi Carsten Schicker, sağlık sistemlerinde dayanıklılığın yalnızca bir sonraki krize hazırlıklı olmak anlamına gelmediğini belirtti.

Schicker, dayanıklı sağlık sistemlerinin karşılaşılabilecek sorunları önceden öngörebilmesi, değişen koşullara uyum sağlayabilmesi ve en fazla ihtiyaç duyan insanlara kesintisiz hizmet sunabilmesi gerektiğini ifade etti.

Zirvenin amacının farklı sektörlerden temsilcileri bir araya getirerek uluslararası görüşmeleri somut uygulamalara dönüştürmek olduğunu vurguladı.

UNAIDS: EŞİTSİZLİĞİN SONUÇLARIYLA DEĞİL, NEDENLERİYLE MÜCADELE EDİLMELİ

Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) İcra Direktörü Winnie Byanyima, zirvede yaptığı konuşmada küresel sağlık eşitsizliklerine dikkat çekti.

HIV/AIDS ile mücadele sürecinden çıkarılan derslerin, gelecekteki sağlık krizlerine karşı geliştirilecek politikalar açısından yol gösterici olduğunu belirten Byanyima, yalnızca mevcut eşitsizliklerin sonuçlarını yönetmenin yeterli olmadığını söyledi.

Byanyima, sağlık alanında kalıcı dayanıklılığın sağlanabilmesi için eşitsizlikleri ortaya çıkaran yapısal sorunların ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

AIDS ile mücadele hareketinin değişimin mümkün olduğunu gösterdiğini ifade eden Byanyima, gerçek dayanıklılığın yalnızca bir sonraki krizden sağ çıkmak değil, aynı toplulukların tekrar tekrar ağır sonuçlarla karşılaşmasını önlemek olduğunu dile getirdi.

GANA SAĞLIK BAKANI: DIŞ DESTEK AZALSA DA SORUMLULUĞUMUZ AZALMAMALI

Gana Sağlık Bakanı Kwabena Mintah Akandoh ise uluslararası sağlık finansmanındaki daralmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dış kaynakların azalmasının hükümetlerin vatandaşlarına karşı sorumluluklarını azaltmaması gerektiğini belirten Akandoh, ulusal yönetimlerin bu süreçte daha fazla inisiyatif üstlenmesinin önemine işaret etti.

Akandoh, uluslararası finansman desteğinin gerilediği dönemlerin, hükümetlerin kendi sağlık sistemlerini güçlendirmeleri açısından bir fırsata dönüştürülebileceğini ifade etti.

BERLİN’DEN KÜRESEL SAĞLIK SİSTEMİNE ORTAK MESAJ

Dünya Sağlık Zirvesi 2026’nın özel etkinliği, küresel sağlık sorunlarının yalnızca acil müdahalelerle çözülemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu.

Ölü doğumların önlenmesine yönelik 100 milyon dolarlık Uzima girişimi, sağlık teknolojilerinin özellikle kaynakları sınırlı ülkelerde kullanılmasının önemini öne çıkarırken, zirvede yapılan konuşmalar finansman, uluslararası iş birliği ve yapısal eşitsizliklerle mücadelenin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğine işaret etti.

Berlin’deki görüşmelerin ortak mesajı ise sağlık sistemlerinin yalnızca krizlere yanıt veren yapılardan, riskleri önceden tespit edebilen ve toplumların en kırılgan kesimlerini koruyabilen sürdürülebilir sistemlere dönüştürülmesi gerektiği oldu.

Muhabir: Zehra Aligül