Fon soruşturması kapsamında adı gündeme gelen eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında yeni bir iddia ortaya atıldı. Gazeteci Fatih Altaylı, kaleme aldığı yazıda çiftin yaklaşık 2,2 milyar lirayı hemen iade etmek yerine bankada faizde tuttuğunu ve vadenin dolmasını beklediğini öne sürdü.

"2,2 MİLYAR TL'Yİ BİR AYI AŞKIN SÜREDİR BANKADA FAİZDE TUTUYORLARDI"
Altaylı, yazısında Kaya çiftinin iade sürecine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar paylaştı. Altaylı, çiftin söz konusu parayı bankada faizde tuttuğunu ve bu süreçte önemli bir gelir elde ettiğini savundu. Altaylı'nın yazısında yer verdiği ifadeler şöyle:
"Vurguncu Kaya çifti bu parayı, yani 2,2 milyar TL’yi bir ayı aşkın süredir bankada faizde tutuyorlardı. 2,2 milyar TL’nin yıllık faizi o günlerdeki faiz oranı olan yüzde 40 civarı ile yıllık yaklaşık 880 milyon TL tutuyor. Bunun bir aylık getirisi de 73,5 milyon TL ediyor. 73,5 milyon TL bugünkü kurdan hesaplanırsa hemen hemen 1 milyon 500 bin dolar ediyor. Vurguncu çift geçen Nisan ayında Fon’a toplamda yaklaşık 3 milyon 600 bin dolar yatırmıştı. Şimdi ise parayı iade ettikten sonra bile ellerinde 5 milyon 100 bin dolar var. 5 ayda dolar bazında yüzde 50 civarı bir kazanç."
Altaylı, yazısında paranın iadesi sonrasında dahi ortaya çıktığını belirttiği döviz bazlı kazanca dikkat çekti. Altaylı, yetkililere faiz gelirinin de geri alınması çağrısında bulundu. Gazeteci, söz konusu sürecin yalnızca para iadesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

İADE SÜRECİNE İLİŞKİN FARKLI İDDİALAR
Kaya çifti hakkında yaklaşık 2,2 milyar liralık tutarın iade edildiğine ilişkin haberler daha önce kamuoyuna yansımıştı. Ancak süreçte farklı açıklamalar da geldi. 6 Ekim tarihli DW Türkçe haberinde, Kaya ve eşinin SPK'nın açıkladığı gönüllü ödeme yöntemi kapsamında TMSF'nin isteğe bağlı iade hesabına başvurduğu ve ana para dışındaki kısmın gönderildiği belirtildi. Altaylı'nın yazısındaki iddia ise paranın iade edilmeden önce bankada vadeli olarak tutulduğu ve bu süreçte faiz geliri elde edildiği yönünde. Altaylı, yazısında paranın geri ödenmesinin ardından sürecin hukuki boyutuna da dikkat çekti. İade işleminin, haksız kazancın geri verilmesi halinde suç ve yaptırımdan kurtulma yönünde yeni bir hukuk doktrini veya içtihat tartışması oluşturabileceğini savundu. Altaylı ayrıca, benzer bir uygulamanın halen tutuklu bulunan belediye başkanları açısından emsal oluşturup oluşturmayacağını sorguladı.





