Kuzey Amerika’nın batı kıyısında yürütülen yeni araştırma, San Andreas Fayı ile Cascadia Dalış Zonu arasında beklenenden daha güçlü bir etkileşim bulunduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, iki büyük fayın geçmişte birden fazla kez eş zamanlı hareket ettiğine dair önemli bulgular elde etti.
160 YILLIK ENERJİ BİRİKİMİ ENDİŞE YARATIYOR
Araştırmacılar, bölgede uzun süredir devam eden tektonik gerilimin ciddi boyutlara ulaştığını belirtiyor. Deniz tabanından alınan örnekler ve jeolojik kayıtlar, fayların geçmişte birbirini tetikleyerek büyük depremlere yol açtığını gösteriyor. Bu durum, yıllardır biriken enerjinin gelecekte çok daha büyük bir kırılmaya neden olabileceği endişesini artırıyor.
“BİRİ HAREKETE GEÇERSE DİĞERİ DE TETİKLENEBİLİR”
Araştırmanın başındaki bilim insanları, iki fay arasında adeta bir rezonans mekanizması bulunduğunu ifade ediyor. Buna göre büyük bir depremle harekete geçen bir fay, diğer fay üzerinde de baskıyı artırarak ikinci bir kırılmayı tetikleyebiliyor. Yapılan incelemelerde geçmişte sekiz farklı deprem olayında bu senaryoya benzer sonuçlar görüldüğü bildirildi.
MİLYONLARCA KİŞİ ETKİLENEBİLİR
Uzmanlara göre olası bir eş zamanlı kırılma durumunda San Francisco, Seattle, Portland ve Vancouver gibi büyük şehirler ciddi risk altında kalabilir. Tek bir büyük deprem bile olağanüstü sonuçlar doğurabilecekken, iki dev fayın aynı anda kırılması çok daha geniş çaplı bir afet senaryosunu gündeme getiriyor.
UZMANLARDAN DİKKAT ÇEKEN UYARI
Araştırmacılar, elde edilen verilerin kesin bir deprem tarihi vermediğini ancak geçmişte yaşanan olayların gelecekte de benzer şekilde tekrarlanabileceğini vurguluyor. Bilim insanları, bölgedeki deprem hazırlıklarının güçlendirilmesi ve olası senaryolara karşı önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
EN BÜYÜK KORKU NE?
Bilim çevrelerinin üzerinde durduğu en kritik ihtimal, iki dev fay hattının kısa aralıklarla ya da aynı anda kırılması. Uzmanlar, böyle bir senaryonun modern tarihin en yıkıcı deprem felaketlerinden birine dönüşebileceği konusunda uyarıyor.



