İnegöl Kurşunlu'da mevcut maden sahasının genişletilmesine karşı çıkan köylüler ve çevre aktivistleri, ormanların, su kaynaklarının ve tarım arazilerinin tehlike altında olduğunu belirterek yetkilileri şeffaflığa ve korumaya davet etti.
DOĞA TALANINA KARŞI GÜÇ BİRLİĞİ
5 Haziran Dünya Çevre Günü'nün hemen ardından İnegöl Kurşunlu’da seslerini yükselten doğaseverler, bölgedeki madencilik faaliyetlerinin yarattığı tahribata dikkat çekti. DOĞADER üyeleri ve köylülerin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, ormanların birer çalışma sahasına dönüştürülmesine sert tepki gösterildi. Katılımcılar, ekonomik kazancın doğanın ve toplumun sağlığının önüne geçmemesi gerektiğini savundu.

"127 BİN METREKARELİK YENİ YIKIM"
DOĞADER Başkanı Murat Demir, Madencilik Kanunu'ndaki değişikliklerin doğayı korumak yerine talanı kolaylaştırdığına vurgu yaptı. Demir, mevcut 10,98 hektarlık alana ek olarak planlanan 12,74 hektarlık yeni genişleme talebinin kabul edilmesi halinde, yaklaşık 127 bin metrekarelik ormanlık alanın daha yok olacağını ifade etti. Sürecin bölgeyi geri dönülemez bir çevresel felakete sürükleyeceği uyarısında bulundu.

KÖYLÜNÜN TARIM VE YAŞAM İSYANI
Maden çalışmalarının yarattığı olumsuzluklar sadece ormanla sınırlı kalmıyor; köy yaşamını da derinden etkiliyor. Ağır tonajlı araçların yarattığı trafik, yollardaki tahribat ve tarım arazilerindeki verimsizlik köylülerin en büyük şikâyet konuları arasında. Vatandaşlar, tarlalarını işleyemediklerini, huzurlarının kaçtığını ve su kaynaklarının giderek azaldığını belirterek, "Köyümüzün düzeni bozuldu" feryadında bulundu.

KÜLTÜREL VE TURİSTİK POTANSİYEL TEHDİT ALTINDA
Kurşunlu'nun yalnızca ormanlarıyla değil; termal turizm, arıcılık ve tarımsal potansiyeliyle de bir değer olduğu hatırlatılan açıklamada, bölgedeki tarihi buluntulara da dikkat çekildi. Arkeolojik değerlerin korunması için kapsamlı inceleme talep eden bölge sakinleri, rant odaklı politikalardan vazgeçilmesini, kamu yararının esas alındığı, şeffaf bir değerlendirme sürecinin yürütülmesini istedi.




