Ortadoğu’da tansiyonu düşürmek amacıyla hazırlanan yeni ateşkes girişimi daha başlamadan çıkmaza girdi. İran destekli Hizbullah, Lübnan ile İsrail arasında uluslararası arabulucular tarafından sunulan ve güney Lübnan’da “pilot güvenlik bölgeleri” oluşturulmasını öngören ateşkes planını resmen reddettiğini duyurdu.

Söz konusu planın en dikkat çekici maddesi, belirli bölgelerde Hizbullah unsurlarının faaliyet göstermesinin yasaklanması ve güvenliğin yalnızca Lübnan ordusu ile uluslararası gözlemciler tarafından sağlanmasını içeriyordu. Hizbullah yönetimi ise bu şartların “direniş hareketini etkisiz hale getirmeyi amaçladığını” savunarak öneriyi kabul etmeyeceklerini açıkladı.

HİZBULLAH’TAN SERT MESAJ

Hizbullah’a yakın kaynaklar, örgütün silahsızlandırılmasını veya sınır hattından tamamen çekilmesini öngören hiçbir planın kabul edilmeyeceğini belirtiyor. Yapılan açıklamalarda, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü bir ortamda direniş kapasitesinin sınırlandırılmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

Pentago'nun Rusya endişesi!
Pentago'nun Rusya endişesi!
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre bu karar, son aylarda yoğun diplomatik çabalar sonucunda oluşturulan ateşkes mekanizmasının ciddi bir darbe almasına neden olabilir. Bölgedeki birçok gözlemci, ret kararının ardından sınır hattındaki çatışmaların yeniden şiddetlenebileceği görüşünde.

TAHRAN’DAN WASHINGTON’A AÇIK UYARI

Öte yandan İran cephesinde de dikkat çekici açıklamalar gelmeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin son değerlendirmeleri, ülke medyasında geniş yankı buldu.

İranlı yorumcuların öne çıkardığı açıklamada Arakçi, ABD ile iletişim kanallarının açık olduğunu belirtirken, “Beyrut’un hedef alınması halinde ABD ile İran arasında tam ölçekli bir savaşın yeniden başlayabileceği” mesajını verdi.

Tahran’daki analizlerde, Washington yönetiminin yeni ve uzun süreli bir bölgesel savaşı sürdürebilecek ekonomik ve askeri kapasitesinin sınırlı olduğu savunuluyor. İran basınında yer alan yorumlarda, ABD’nin mevcut küresel krizler ve savunma harcamaları nedeniyle doğrudan çatışmadan kaçınmak zorunda kalabileceği görüşü öne çıkarılıyor.

EVİN HAPİSHANESİNDEN GELEN SES KAYDI GÜNDEM OLDU

Bölgedeki askeri ve diplomatik gelişmeler sürerken, İran içinden gelen bir ses kaydı uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

İran’ın ağır internet sansürüne rağmen dışarıya ulaştırıldığı belirtilen ses kaydında, Evin Hapishanesi’nde tutulan İranlı-Amerikalı gazeteci Reza Valizadeh’in yardım çağrısında bulunduğu ileri sürüldü.

Sızdırılan kayıtta Valizadeh’in, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarından sonra hapishanedeki Amerikan vatandaşlarına yönelik fiziksel ve psikolojik baskının önemli ölçüde arttığını iddia ettiği belirtiliyor.

İNSAN HAKLARI TARTIŞMALARI YENİDEN ALEVLENDİ

Muhalif çevreler ve bazı uluslararası insan hakları kuruluşları, söz konusu iddiaların bağımsız kuruluşlar tarafından araştırılması gerektiğini savunuyor.

İran yönetimi ise geçmişte benzer suçlamaları reddederek cezaevlerindeki uygulamaların ülke yasalarına uygun olduğunu açıklamıştı. Ancak son ses kaydının ortaya çıkmasıyla birlikte Evin Hapishanesi yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.

Uzmanlar, yabancı uyruklu tutukluların bölgesel kriz dönemlerinde diplomatik pazarlıklarda önemli bir unsur haline geldiğini belirtirken, son gelişmelerin Tahran-Washington hattındaki gerilimi daha da artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

ORTA DOĞU’DA YENİ KRİZ DALGASI ENDİŞESİ

Hizbullah’ın ateşkes planını reddetmesi, İran’ın sert mesajları ve Evin Hapishanesi’nden sızdırıldığı öne sürülen ses kaydı, Ortadoğu’daki mevcut gerilimin yalnızca askeri cephede değil diplomatik ve insani boyutlarda da derinleştiğini ortaya koyuyor.

Bölgedeki gelişmeler, İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmaların geleceği kadar ABD-İran ilişkilerinin seyri açısından da kritik bir döneme işaret ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ