Sokaklardaki protestoların ana omurgasını, 1990’ların sonu ve 2000’li yıllarda doğan gençler oluşturuyor. Üniversite öğrencileri, işsiz gençler ve güvencesiz çalışanlar, eylemlerin en görünür aktörleri olarak öne çıkıyor. Bu kuşak, ideolojik sloganlardan ziyade doğrudan hayat pahalılığı, işsizlik ve geleceksizlik duygusuna odaklanan bir dil kullanıyor. Uluslararası basında yer alan değerlendirmelere göre Z kuşağı, İran’daki önceki protesto dalgalarına kıyasla daha dağınık ama aynı zamanda daha kararlı bir profil sergiliyor.

2026 'son barış yılı' mı olacak? Rusların tüyler ürperten savaş kehaneti!
2026 'son barış yılı' mı olacak? Rusların tüyler ürperten savaş kehaneti!
İçeriği Görüntüle

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) Yardımcı Direktörü Skylar Thompson, protestoların arkasında “dış aktörler” olduğu yönündeki açıklamaların özellikle gençler arasında karşılık bulmadığını belirtiyor. Thompson’a göre Z kuşağı, rejimin uzun süredir tekrarladığı bu söylemi ikna edici bulmuyor ve yaşadığı ekonomik ve toplumsal sorunların kaynağını doğrudan ülke içindeki yönetim anlayışında görüyor.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın sorunların sorumluluğunu hükümete yükleyen açıklamaları ile ruhanî lider Ali Hamaney’in protestocuları “isyancı” olarak nitelendiren sert dili arasındaki fark, gençlerin devlete olan güven krizini daha da derinleştiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi