İsrail'de güvenlik çevreleri ve medya kuruluşlarında yayımlanan analizlerde, Suriye ordusunun tarihinde ilk kez Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen EFES-2026 Tatbikatı'na katılması dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Özellikle İsrail basınında yer alan yorumlarda, söz konusu katılımın yalnızca askeri bir tatbikat boyutuyla sınırlı olmadığı, aynı zamanda Türkiye ile Suriye arasındaki stratejik yakınlaşmanın yeni bir aşamaya geçtiğinin göstergesi olduğu ifade ediliyor.
İsrailli yorumcular, Ankara'nın son yıllarda Suriye sahasında elde ettiği etkinin giderek arttığını ve yeni dönemde Suriye güvenlik mimarisinin şekillendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini savunuyor.
İSRAİL'DE "YENİ SURİYE ORDUSU" TARTIŞMASI
İsrail medyasında yayımlanan analizlerde, Suriye ordusunun EFES-2026 Tatbikatı'na katılmasının sembolik bir gelişmenin ötesinde anlam taşıdığı belirtiliyor. Güvenlik uzmanlarına göre bu durum, Türkiye'nin Suriye ordusunun eğitim, organizasyon ve modernizasyon süreçlerinde etkili bir aktör haline geldiğine işaret ediyor.
Bazı yorumlarda, iç savaş sonrasında yeniden yapılanma sürecine giren Suriye ordusunun belirli unsurlarının Türk Silahlı Kuvvetleri ile ortak çalışma deneyimi kazanmaya başladığına dikkat çekiliyor. Bu gelişmenin, gelecekte iki ülke arasında daha kapsamlı askeri koordinasyonun önünü açabileceği değerlendiriliyor.
TEL AVİV'İN EN BÜYÜK KORKUSU: KUZEY SINIRINDA YENİ DENGE
İsrailli güvenlik çevrelerinde öne çıkan en önemli çekincelerden biri, Türkiye'nin Suriye üzerindeki nüfuzunun kalıcı hale gelmesi ihtimali olarak gösteriliyor.
Analizlerde, uzun yıllar boyunca İran'ın oluşturduğu etki alanının yerini giderek Türkiye merkezli yeni bir etkinin almaya başladığı öne sürülüyor. Bazı yorumcular, "Türkiye'nin Suriye'deki etkisi, İran'ın yirmi yılda ulaşamadığı seviyeye geldi" değerlendirmesinde bulunuyor.
Tel Aviv'deki strateji uzmanları, Türkiye ile koordinasyon içinde hareket eden daha organize ve yeniden yapılandırılmış bir Suriye ordusunun ortaya çıkmasının, İsrail'in kuzey cephesindeki güvenlik hesaplarını değiştirebileceğini savunuyor.
TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİYORLAR
İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Ankara'nın son dönemde yalnızca askeri değil, diplomatik ve siyasi alanda da etkisini artırdığı vurgulanıyor.
Türkiye'nin Suriye yönetimiyle geliştirdiği ilişkilerin yanı sıra bölgesel krizlerde üstlendiği arabuluculuk rolü ve savunma sanayisindeki ilerlemelerinin, Ankara'nın bölgesel ağırlığını artırdığı ifade ediliyor.
Bazı analizlerde EFES-2026 Tatbikatı'nın, Türkiye'nin askeri kapasitesini sergilemesinin yanında dost ve müttefik ülkelerle kurduğu güvenlik ağını da göstermesi bakımından önemli olduğu belirtiliyor.
İSRAİL'DE YENİ STRATEJİ ARAYIŞLARI GÜNDEMDE
Uzmanlara göre İsrail'in temel endişesi, Türkiye'nin Suriye'de sadece geçici bir nüfuz kurmaması, aksine uzun vadeli ve kurumsal bir etki alanı oluşturması.
Bu nedenle İsrail'deki bazı güvenlik çevrelerinde, Suriye sahasına ilişkin mevcut stratejilerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Özellikle Türkiye-Suriye askeri ilişkilerinin gelecekte hangi seviyeye ulaşacağının yakından takip edildiği belirtiliyor.
İsrailli yorumculara göre EFES-2026 Tatbikatı, yalnızca bir askeri eğitim faaliyeti değil; Orta Doğu'da değişen güç dengelerinin ve yeni güvenlik mimarisinin işaretlerinden biri olarak görülüyor. Bu nedenle tatbikatın sonuçları ve Türkiye-Suriye askeri iş birliğinin seyri, önümüzdeki dönemde Tel Aviv tarafından yakından izlenmeye devam edecek.





