İsrail'de son dönemde yayımlanan dış politika analizleri ve köşe yazıları, ülkenin uluslararası arenada giderek derinleşen bir diplomatik yalnızlıkla karşı karşıya olduğu yönündeki değerlendirmeleri gündeme taşıdı. Özellikle Gazze savaşı sonrası yaşanan gelişmelerin ardından, İsrail’in geleneksel müttefikleriyle ilişkilerinde ciddi kırılmalar yaşandığı belirtilirken, bazı yorumcular mevcut tabloyu “ülkenin son yıllardaki en büyük diplomatik krizi” olarak nitelendiriyor.

İsrail basınında yer alan analizlerde, Avrupa ülkeleriyle ilişkilerde yaşanan gerilimin artık geçici bir diplomatik anlaşmazlık olmaktan çıktığı ve kalıcı sonuçlar doğurabilecek bir aşamaya ulaştığı ifade ediliyor.

AVRUPA’DA DESTEK CEPHESİ DARALIYOR

İsrail’in önde gelen gazetelerinde yayımlanan değerlendirmelerde, Avrupa’da uzun yıllar boyunca İsrail’e destek veren ülkelerin tutumlarında dikkat çekici değişimler yaşandığına dikkat çekiliyor.

Analizlerde, Fransa, İspanya, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde kamuoyunun ve siyasi çevrelerin İsrail politikalarına yönelik eleştirilerinin arttığı belirtilirken, son dönemde İtalya’dan gelen açıklamaların da Tel Aviv yönetiminde rahatsızlık yarattığı ifade ediliyor.

Yorumculara göre özellikle Gazze’deki insani tablo nedeniyle Avrupa başkentlerinde İsrail’e yönelik eleştiriler daha sert bir zemine taşınmış durumda. Bazı köşe yazılarında, “İsrail artık Avrupa’da eskisi kadar güçlü bir diplomatik korumaya sahip değil” değerlendirmelerine yer veriliyor.

“KENDİMİZE EN BÜYÜK ZARARI BİZ VERİYORUZ”

İsrail basınında dikkat çeken bir diğer unsur ise hükümet içindeki aşırı sağcı unsurlara yönelik eleştiriler oldu.

Bazı yorumcular, hükümetin özellikle radikal ve ideolojik söylemleri öne çıkaran kanadının ülkenin uluslararası imajına ciddi zarar verdiğini savunuyor. Yazılarda, söz konusu politikaların yalnızca dış dünyada tepki oluşturmadığı, aynı zamanda İsrail’in geleneksel müttefikleriyle arasındaki güven ilişkisini de zedelediği belirtiliyor.

Köşe yazarları, uluslararası toplumun İsrail’e yönelik eleştirilerinin önemli bölümünün askeri gelişmeler kadar siyasi söylemlerden de kaynaklandığını ifade ederken, “İsrail’in en büyük diplomatik rakibi dışarıda değil, içerideki yanlış politikalar olabilir” yorumunu yapıyor.

İRLANDA KARARI “DİPLOMATİK TOKAT” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Son dönemde Avrupa’da yaşanan gelişmeler arasında en çok tartışılan başlıklardan biri de İrlanda’nın bazı İsrailli siyasetçilere yönelik aldığı kararlar oldu.

İsrail basınındaki yorumlarda, Dublin yönetiminin attığı adımların iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme işaret ettiği belirtilirken, bazı köşe yazarları söz konusu gelişmeyi “eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik uyarı” olarak değerlendirdi.

Analizlerde, Avrupa kamuoyundaki değişimin yalnızca hükümet politikalarına değil, aynı zamanda siyasi partilere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına da yansıdığına dikkat çekiliyor.

İSRAİL’İN DIŞ POLİTİKASI ABD’YE BAĞIMLI HALE Mİ GELDİ?

İsrail’de yayımlanan değerlendirmelerde en dikkat çekici başlıklardan biri de ülkenin dış politikasının giderek artan şekilde ABD desteğine bağımlı hale geldiği yönündeki görüşler oldu.

Uzmanlar, Avrupa ile yaşanan sorunların derinleşmesi halinde İsrail’in uluslararası alanda hareket alanının önemli ölçüde daralabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle Washington ile ilişkilerin her zamankinden daha kritik hale geldiği belirtiliyor.

Bazı analizlerde ise İsrail’in dış politika stratejisinin büyük ölçüde ABD’deki siyasi gelişmelere bağlı hale geldiği ve bunun uzun vadede risk oluşturabileceği savunuluyor.

TRUMP SENARYOSU VE İRAN ENDİŞESİ

İsrail basınında yer alan bazı yorumlarda, ABD’de yaşanabilecek siyasi değişimlerin Tel Aviv açısından yeni belirsizlikler yaratabileceği ifade ediliyor.

Dünyaya duyurdular! "İsrail'in denizcilik faaliyetlerine yasak getiriyoruz"
Dünyaya duyurdular! "İsrail'in denizcilik faaliyetlerine yasak getiriyoruz"
İçeriği Görüntüle

Özellikle Washington ile Tahran arasında ileride ortaya çıkabilecek olası bir diplomatik uzlaşı ihtimali üzerinde duran yazarlar, böyle bir senaryoda İsrail’in bölgesel politikalarının ciddi şekilde etkilenebileceğini öne sürüyor.

Analizlerde, İsrail’in güvenlik ve diplomasi alanındaki manevra kabiliyetini yalnızca tek bir uluslararası destek merkezine dayandırmasının stratejik riskler barındırdığı vurgulanıyor.

TEL AVİV’DE “YALNIZLAŞMA” TARTIŞMASI BÜYÜYOR

İsrail kamuoyunda son haftalarda öne çıkan tartışmaların merkezinde ise ülkenin uluslararası konumunun geleceği bulunuyor.

Gazetelerde yayımlanan değerlendirmelerde, mevcut diplomatik gerilimlerin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu sorusu gündemdeki yerini korurken, birçok yorumcu İsrail’in dış politikada yeni bir strateji geliştirmesi gerektiğini savunuyor.

Uzmanlara göre Tel Aviv yönetiminin önündeki en kritik soru, son yıllarda yaşanan diplomatik aşınmanın nasıl durdurulacağı ve uluslararası arenada kaybedilen güvenin nasıl yeniden tesis edileceği olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ