İstanbul Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (İTOSAM), Türkiye’de işletmelerin iş ortamına dair deneyimlerini ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. “Türkiye’de İş Ortamı Deneyimleri: Anket Bulguları Ne Söylüyor?” başlıklı çalışma, firmaların en çok hangi konularda zorlandığını gözler önüne serdi. Gelin verileri yakından inceleyelim...
TÜRKİYE’DE İŞ ORTAMI NASIL GÖRÜNÜYOR?
İTOSAM, Türkiye’de işletmelerin iş ortamına dair deneyimlerini ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. “Türkiye’de İş Ortamı Deneyimleri: Anket Bulguları Ne Söylüyor?” başlıklı çalışma, Dünya Bankası’nın 2024 İşletme Anketleri verilerini kullanarak Türkiye’deki firmaların karşılaştığı yapısal engelleri mercek altına aldı.

Raporda öne çıkan iki temel sorun alanı dikkat çekiyor: Finansmana erişim ve vergi yükü. İTOSAM verilerine göre, Türkiye’deki işletmelerin %33,2’si finansmana erişimi en büyük engel olarak tanımlarken, %21,5’i vergi oranlarını bu listede öne çıkarıyor.
Veriler, Avrupa ve Orta Asya ortalamasının tam 3,4 katı, küresel ortalamanın ise neredeyse iki katına denk geliyor. Yani Türkiye’de işletme sahipleri, diğer ülkelere kıyasla finansmana erişim ve vergi konusunda çok daha fazla zorlanıyor.
FİNANSMAN SORUNU NEREDE DAHA BÜYÜK?
Rapor sorunların sadece ülke geneliyle sınırlı kalmadığını, bölgesel farklılıkların da önemli olduğunu gösteriyor:
Akdeniz Bölgesi: Firmaların %57,6’sı finansmana erişimi en büyük engel olarak görüyor.
Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz: Sırasıyla %50,5 ve %49,6 oranlarıyla finansman sorunu ön planda.
Doğu Anadolu: Her 10 firmadan dördü (%40,6) aynı sorunla karşı karşıya.
Marmara ve İç Anadolu: Daha düşük oranlar; sırasıyla %21,2 ve %22,6.
Ege Bölgesi: Finansmana erişim konusunda en düşük algı (%6,3).
VERGİ YÜKÜ AZALIYOR AMA…

Finansman engeli 2013’te en düşük seviyedeyken, 2024 itibarıyla yeniden en büyük sorunlardan biri haline geldi. Öte yandan vergi oranları sorunu, 2013’te zirve yaptıktan sonra kademeli olarak düşme eğiliminde.
Ancak azalma eğilimi olsa da işletmelerin önemli bir kısmı vergi yükünün hâlâ işlerini zorlaştırdığını belirtiyor. Çünkü öngörülemeyen vergi artışları, firmaların mali planlamalarını doğrudan etkiliyor ve uzun vadeli yatırımları ertelemelerine sebep oluyor.
VERGİ POLİTİKALARININ ÖNEMİ

Küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından uygun maliyetli ve erişilebilir finansman, üretim kapasitesini korumak, yeni yatırımları devreye almak ve istihdamı sürdürmek için kritik bir faktör. Eğer krediye erişim sınırlıysa, işletmeler sermaye döngüsünü daraltıyor ve büyüme potansiyelini kaybediyor.
Benzer şekilde öngörülebilir bir vergi sistemi, firmaların uzun vadeli planlama yapmasını sağlıyor. Vergi belirsizliği veya yüksek vergi oranları ise maliyetleri artırarak yatırım kararlarını geciktiriyor ve kayıt dışı ekonomi riskini yükseltiyor.
VERİLER NE ANLATIYOR?
Veriler Türkiye’de iş yapmanın sadece rakamlardan ibaret olmadığını, firmaların günlük yaşantısında ciddi etkiler yarattığını gösteriyor. Finansmana erişim sorunu özellikle küçük işletmeler için hayati bir engel. Krediye ulaşamamak, üretim kapasitenizi kısıtlıyor ve yeni projelere başlamanızı zorlaştırıyor.
Vergi yükü ise planlama yapma özgürlüğünü kısıtlıyor. İşletmeler önlerini göremediklerinde yatırım kararlarını erteliyor ve bu da ekonominin genel dinamizmini etkiliyor. Özetle, rakamlar bize diyor ki, iş ortamındaki engeller sadece ekonomik değil; aynı zamanda bölgesel farklılıklar ve yönetim politikaları ile şekilleniyor.
Yani Türkiye’de firmalar finansmana erişim ve vergi yükü konusunda hâlâ ciddi bir mücadele veriyor. Rapor reel sektörün karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor, bu sorunların çözümü için hem ekonomik hem de bölgesel politika adımlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.



