Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde çanta, defter ve kalem gibi temel kırtasiye ürünlerindeki masrafların aile bütçelerine ağır bir yük getirdiğini belirten Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Daran Deveci; temel eğitim materyallerinin, beslenme ve ulaşımın tüm öğrenciler için kamusal bir hak olarak ücretsiz karşılanması çağrısında bulundu.

"KIRTASİYE VE ÇANTA MASRAFLARI AİLELER İÇİN ÖNEMLİ BİR YÜK"

Okul masraflarının aile bütçelerine yansımasına dikkat çeken Hülya Daran Deveci, "Okul alışverişi sezonu açıldığında bir çocuğun sadece temel kırtasiye ve çanta masrafı dahi dar gelirli aileler için zor bir tabloya dönüşüyor. Okul alışverişi artık birçok aile için yeni eğitim yılının heyecanından önce ciddi bir ekonomik kaygı anlamına geliyor. Çanta, defter, kalem, boya, kıyafet, ayakkabı ve diğer temel ihtiyaçlar üst üste eklendiğinde özellikle dar gelirli aileler için önemli bir yük oluşuyor. Üstelik mesele yalnızca kırtasiye alışverişinden ibaret değil. Eğitim yılı boyunca servis, beslenme, yardımcı kaynak kitaplar, fotokopi ve çeşitli okul ihtiyaçları da ailelerin karşısına yükü ağır masraflar olarak karşılarında duruyor" dedi.

"TEMEL EĞİTİM MATERYALLERİ TÜM ÖĞRENCİLERE ULAŞTIRILMALI"

Eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasında kamusal desteğin önemine vurgu yapan Deveci, konuya ilişkin çözüm yaklaşımlarını dile getirdi:

Biz Velider olarak eğitim hakkının aile bütçesine bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çocuğun okula devam edebilmesi için gerekli temel ihtiyaçlar sosyal yardım mantığıyla değil, kamusal bir hak olarak karşılanmalıdır. Ulaşımdan yemeğe, kırtasiyeden ders materyallerine eğitimin tüm masrafları sosyal devlet tarafından karşılanmalıdır. Defter, kalem, çanta, boya, kitap ve diğer temel eğitim materyalleri ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz ulaştırılmalıdır. Okulların temizlik ve fotokopi gibi temel giderleri de velilerin üzerine bırakılmamalı okul kayıt parası ve her dönem devlet okuluna ödenen paralar kaldırılmalıdır.

EYLÜL AYI İÇİN ACİL ÇALIŞMA ÖNERİLERİ

Eylül döneminde öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması adına atılabilecek adımları değerlendiren Deveci, üç temel başlığa işaret etti:

Çalışma Alanı Önerilen Yaklaşım
1. Beslenme ve Su Tüm öğrencilere okulda en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su sağlanması.
2. Kırtasiye Desteği Temel malzeme ihtiyaçlarının desteklenmesi, okul genel masraflarının velilere yansıtılmaması.
3. Saha Takibi Okul bazında ihtiyaç tespiti yapılması ve kamusal farkındalık oluşturulması.

Dünya genelindeki beslenme programı örneklerine değinen Deveci, "Bangladeş 3 milyon, Çin 37 milyon, Fransa 9 milyon, Peru 4 milyon, Meksika 7 milyon, Japonya 9 milyon, ABD 28 milyon öğrenciye bu imkânı sunuyor. Toplamda 418 milyon öğrenciye ücretsiz okul yemeği veriliyor. Ülkemizin de bu koalisyona üye olmasını ve çocuklarımıza yemek ve su hizmetini vereceğini taahhüt etmesi gerekir" dedi.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ VE BÖLGESEL DENGELER

Eğitimdeki imkân farklılıklarının sosyal dengeler üzerindeki rolünü değerlendiren Deveci, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

Eğitimin ticarileşmesiyle birlikte eğitim de sınıfsallaşmıştır. Yani artık toplumsal tabakalar aynı kolaylıkla eğitim olanaklarına erişemiyorlar. Bir köylü çocuğunun, bir işçi çocuğunun veya bir öğretmen çocuğunun, eğitim sistemi karşısındaki konumu, bir büyük kapitalist patronun, yüksek bürokratların, bir tüccarın veya sanayi erbabının çocuğuna göre son derece dezavantajlıdır. Bütün bu eşitsizliklerin karşısındaki en güçlü tutunacağımız yer eğitim. Eğitim sayesinde sınıf farklılıkları törpülenecektir.

Binası bile hazır değil ama tıp fakültesi tercihlerin gözdesi oldu!
Binası bile hazır değil ama tıp fakültesi tercihlerin gözdesi oldu!
İçeriği Görüntüle

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE SİSTEMSEL DEĞERLENDİRMELER

Açıklamasında çocuk işçiliği, müfredat ve okul öncesi eğitimin önemine de değinen Deveci, şu hususları kaydetti:

MESEM ve Çocuk Hakları: "Çocuktan işçi olmaz, olursa çocukluğu kaybederiz. Eğitim alması gereken çocukların çalışma hayatı yerine okullarda desteklenmesi gerekir."

Müfredat ve Protokoller: "ÇEDES ve benzeri protokollerin gözden geçirilmesi, müfredatın kapsayıcı ve bilimsel esaslara dayanması önemlidir."

Karma Eğitim: "Karma eğitim anayasal bir haktır. Kız çocuklarının eğitime erişimi ve toplumsal yaşamda eşit yer alması desteklenmelidir."

Erken Çocukluk Eğitimi: "0-5 yaş dönemi gelişim açısından kritiktir. Okul öncesi eğitimin zorunlu ve ücretsiz kapsama alınması tüm çocuklar için temel bir ihtiyaçtır."

Deveci son olarak; engelli öğrencilerin yaşadığı erişim güçlükleri, deprem bölgesindeki eğitim koşulları ve üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyaçlarının da bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti.

Muhabir: TEVHİDE İREM ZORLU