Küba'da yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, ülke nüfusunun yaklaşık üçte birini etkileyen geniş çaplı bir salgın yaşanıyor. Yetkililerin 17 Aralık itibarıyla paylaştığı verilere göre virüs kaynaklı 52 kişi yaşamını yitirirken, hayatını kaybedenlerin büyük bir bölümünün çocuklardan oluştuğu bildirildi. Ülke genelinde şüpheli vaka sayısının 38 bini aştığı belirtilirken, hastanelerdeki yoğunluk ve altyapı sorunları dikkat çekiyor.
RESMİ VERİLERE GÖRE 52 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ
Küba yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, 17 Aralık tarihi itibarıyla virüs bağlantılı olarak 52 kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Ölümlerin önemli bir kısmının çocuk yaş grubunda olduğu ifade edilirken, resmî kayıtlara geçen şüpheli vaka sayısı 38 binin üzerine çıktı. Camagüey ve Holguín gibi bazı bölgelerde mezarlıkların kapasitesinin dolduğu yönünde iddialar gündeme geldi. Hastalığın belirtileri arasında yüksek ateş, ciltte kızarıklık ve soyulma, eklem şişliği, kusma ve ishalin yer aldığı kaydedildi. Mevcut elektrik kesintileri, ilaç sıkıntısı ve kaynak yetersizliği ile mücadele eden hastanelerin, vaka sayısındaki ani artış nedeniyle kapasitelerini doldurduğu ve sağlık çalışanlarının hastalara yerde müdahale etmek zorunda kaldığı bildirildi.
ALTYAPI SORUNLARI VE İLAÇ EKSİKLİĞİ MÜDAHALEYİ ZORLAŞTIRIYOR
Salgının yayılma hızının altyapı sorunları nedeniyle arttığı belirtiliyor. Arıtma tesislerinin devre dışı kalması sonucunda sokaklardaki çöp konteynerlerinin taştığı ve bu durumun sivrisinek popülasyonu için uygun bir üreme ortamı oluşturduğu iddia ediliyor. Ayrıca ülkede yaşanan günlük elektrik kesintilerinin ilaçlama çalışmalarını aksattığı, yakıt ve böcek ilacı eksikliğinin de salgınla mücadeleyi sınırlandırdığı ifade ediliyor.
UZMANLAR HASTALIĞIN 'KOMBO VİRÜS' OLABİLECEĞİNİ DEĞERLENDİRİYOR
Sağlık uzmanları, hastalığın teşhisinin zor olduğunu ve birden fazla virüsün aynı anda görülmesiyle ortaya çıkan bir "kombo virüs" tablosu olabileceğini değerlendiriyor. Hastalığa neden olan olası etkenler arasında Dang humması, Oropouche ve Chikungunya virüslerinin yanı sıra H1N1 influenza, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve Covid-19 gibi solunum yolu enfeksiyonlarının da bulunduğu belirtiliyor.
HÜKÜMETİN VERİLERİ GİZLEDİĞİ İDDİALARI GÜNDEME GELDİ
Salgının ülke geneline yayılmasının ardından Küba yönetimi, durumu yaklaşık üç ay sonra resmen "salgın" olarak kabul etti. Ancak ulusal sağlık acil durumu ilan edilmemesi kamuoyunda tepkilere yol açtı. Birçok Kübalı, açıklanan vaka ve ölüm sayılarının gerçeği yansıtmadığını savunuyor. Havana'da faaliyet gösteren insan hakları savunucusu Manuel Cuesta Morúa, salgının yaklaşık beş ay önce Matanzas kentinde başladığını ve ani ölümlerin ilk olarak bu bölgede görüldüğünü ileri sürdü. Morúa, hükümetin ölüm belgelerinde virüse yer vermeyerek gerçek tabloyu gizlediğini iddia etti.
ULUSLARARASI KURUMLAR VE ÜLKELER ÖNLEMLERİNİ ARTIRDI
Küba'da yaşanan sağlık krizi uluslararası düzeyde de önlemlerin alınmasına neden oldu. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), salgının daha fazla yayılmasını önlemek adına acil tedbirler alınması gerektiğini duyurdu. Avrupa'da henüz vakaya rastlanmadığı belirtilirken, Kanada yönetimi Küba'dan dönen yolcular için sağlık taraması ve 7 güne kadar karantina uygulaması başlatacağını açıkladı. İspanya ise Aralık ayında vatandaşlarına yönelik bir duyuru yaparak, "ciddi salgın riski" gerekçesiyle Küba'ya seyahat etmemeleri çağrısında bulundu.