ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’in “yakalandığı” yönündeki açıklamalar, bölgede tansiyonu yükseltirken Küba’dan gelen mesajlar da gündemin merkezine oturdu. Díaz-Canel Bermúdez, Havana’daki Tribuna Antiimperialista José Martí’de yapılan kitlesel etkinlikte, Washington’un adımlarını uluslararası hukuk vurgusuyla eleştirdi.
DİAZ-CANEL’DEN “KANIMIZI BİLE VERİRİZ” SÖZÜ
Díaz-Canel Bermúdez, konuşmasında Küba’nın Caracas yönetimine desteğini açık şekilde dile getirerek, Venezuela için “kendi kanlarını” ve “kendi hayatlarını” vermeye hazır olduklarını ifade etti. Aynı konuşmada Küba tarafı, yaşananları “devlet terörü” olarak nitelendirdiğini de duyurdu.
Uluslararası ajanslara yansıyan bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’ya “geniş çaplı” bir saldırı gerçekleştirildiğini ve Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. Venezuela yönetimi ise saldırıların sivil ve askeri noktalara yöneldiğini savunarak ulusal acil durum ilanı gibi adımları gündeme taşıdı.
KÜBA İÇİN VENEZUELA NEDEN KRİTİK?
Venezuela, Küba’ya sınırlı petrol tedarikinin önemli bir bölümünü sağlıyor; buna karşılık Küba’nın binlerce sağlık personeli Venezuela’da görev yapıyor. Reuters’ın aktardığına göre Venezuela’dan gelen petrol, Küba’nın halihazırda kırılgan olan enerji dengesi açısından kritik bir başlık olarak görülüyor.
Gelişmeler sonrası birçok ülke ve kurumdan “egemenlik” ve “uluslararası hukuk” vurgulu açıklamalar gelirken, bazı başkentler de taraflara itidal ve diplomasi çağrısı yaptı. Reuters’ın derlediği tepkilerde, farklı ülkelerin askeri müdahale karşıtı mesajları öne çıktı; Anadolu Ajansı’nın haberinde de benzer şekilde geniş bir tepki yelpazesi yer aldı.