TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, El Cezire Mübaşir TV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı. Kurtulmuş, "Suriye'deki terör örgütünün uzantısı olan YPG/SDG yapılanmasının da tamamen artık terör faaliyetlerini sona erdirmesi lazım. Kaldı ki önlerine çok büyük fırsat çıkarılmıştır." dedi.
SURİYE, 'TERÖR ÖRGÜTLERİNİN CENNETİ' OLMAMALI
Suriye'deki gelişmelerden, istikrarsızlıktan Türkiye'nin de etkilendiğini belirten Kurtulmuş, Baas rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye'nin, Suriye'de istikrarlı yönetimin oluşmasını hedeflediğini ifade etti. Bazı tavsiyelerde bulunduklarını aktaran Kurtulmuş, bütün silahlı grupların Suriye'nin yeni yönetiminin altında bir araya gelmesi, Suriye'nin "terör örgütlerinin cenneti" halinde tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Meşru Suriye yönetimiyle terör örgütü YPG/SDG arasında imzalanan mutabakatı hatırlatan Kurtulmuş, tamamıyla mutabakat sağlanmasını ümit ettiklerini, böylece bu tehdidin ve tehlikenin ortadan kalkacağını kaydetti.
"TARİHİ TEKLİF"
Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın, PKK'ya bütün unsurlarla silah bırakma ve kendini feshetme çağrısı yaptığını anımsatan Kurtulmuş, Türkiye bakımından bunun Suriye'yi de kapsadığını ifade etti.
Kurtulmuş, "Suriye'deki terör örgütünün uzantısı olan YPG/SDG yapılanmasının da tamamen artık terör faaliyetlerini sona erdirmesi lazım. Kaldı ki önlerine çok büyük fırsat çıkarılmıştır. 'Gelin Suriye'nin demokratik süreçlerinin unsuru olun, siyasetin içerisinde, parlamentonun içerisinde yeni anayasanın oluşturulması sürecinde, ordunun içerisinde yer alın. Ayrılıkçı terör örgütü olarak değil de ülkenin, Suriye'nin siyasal parçası olarak yeni Suriye'deki yerinizi alın.' denilmiştir. Bu, tarihi bir tekliftir, tarihi bir fırsattır. Ümit ederim ki en iyi şekilde değerlendirilir ve sonuç alınır." değerlendirmesinde bulundu.
"YPG/SDG'NİN LEHİNE"
"Suriye ile YPG/SDG arasında anlaşma sağlanamaması ve silahlı çatışmaları devam etmesi halinde Türkiye'nin askeri müdahalede bulunup bulunmayacağının" sorulması üzerine Kurtulmuş, Suriye ile Türkiye arasında güvenlik anlaşmasının bulunduğunu anımsattı. Kurtulmuş, YPG/SDG'nin de bu anlaşmadan vazgeçeceğini zannetmediğini, bu anlaşmayı kabul etmenin YPG/SDG'nin lehine olduğunu söyledi.
"OYUNUN SONUNA GELDİK"
Terör örgütü YPG/SDG'nin İsrail'den destek istediğinin söylenmesine karşılık Kurtulmuş, tüm terör örgütlerinin vekalet unsurları olduğunu vurguladı. "Yıllardır DEAŞ'a, YPG'ye, PYD'ye silah verenler kim?" sorusunu yönelten Kurtulmuş, aynı ellerin, onları sevdikleri için değil, bölgeyi tanzim etmeyi istedikleri için yardımda bulunduklarına dikkati çekti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Yeter artık, bu oyunun sonuna geldik. Hiçbir gücün, bölgesel ya da emperyalist, küresel hiçbir gücün dayatmalarına bölge halklarının müsaade etmemeleri lazım. Aynı şekilde Asya'da, Afrika'da bir bardak temiz suyu olmayan insanların eline on binlerce dolarlık ölüm makinelerini kim veriyor? Artık bölgede de Müslüman topraklarının hiçbir yerinde, dünyanın hiçbir yerinde silahlı terör örgütlerini görmek istemiyoruz. Bunlar aynı zamanda halkın iradesini de halkın refahını da halkın geleceğini de ipotek altına alıyorlar." diye konuştu.
"NETANYAHU'YU CİDDİYE ALMIYORUZ"
İsrail’in, Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu "Barış Kurulu"na Türkiye’nin katılmasını istemediğine ilişkin açıklamaların sorulması üzerine Kurtulmuş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu konudaki sözlerinin Türkiye için hiçbir kıymetinin bulunmadığını söyledi. Kurtulmuş, bir savaş suçlusu, soykırım suçlusu, uluslararası mahkemelerde yargılanan birisinin Türkiye hakkında yorum yapmasını asla benimsemeyeceklerini, böyle bir yorumu da ciddiye almayacaklarını belirtti.
TÜRKİYE 'BARIŞ KURULU'NA KATILACAK MI?
"Türkiye Barış Kurulu’na katılacak mı? Gazze’de askerler olacak mı?" sorusu üzerine Kurtulmuş, henüz bu konunun netleşmediğini söyledi. Kurtulmuş, "Her platformda, Gazze ile ilgili yapılacak her konuda destek olmaya, işin içerisinde olmaya, yardımcı olmaya, bilfiil Gazze’nin sulh ve selameti için, Gazze’nin aydınlık geleceğinin inşa edilebilmesi için fiilen sahada olmak dahil her türlü desteğe hazır olduğunu Türkiye zaten ilan etmiştir." ifadesini kullandı.
"İRAN KENDİ SORUNLARINI ÇÖZEBİLİR"
İran’daki olaylara ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, "İran, egemen bir ülkedir. Egemen bir ülkeye dışarıdan herhangi bir şekilde müdahale anlamına gelecek, dışarıdan açık ya da gizli hiçbir müdahaleyi tasvip etmeyiz. İran, İranlılarındır. İran kendi sorunlarını çözebilecek çok büyük bir tarihi müktesebata sahiptir." dedi.
"TAM BİR İSRAİL PROJESİDİR"
İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararına ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, İsrail'in ve küresel emperyalizmin bu coğrafyadaki ana hedefinin "böl, parçala, yönet" olduğuna dikkati çekti. Türkiye’nin ise bu coğrafyada daha fazla bütünleşmeyi, daha fazla işbirliğini, daha fazla dostlukların geliştirilmesini, daha fazla ortaklaşmayı ve kaderdaşlığı öngördüğünü dile getiren Kurtulmuş, "Somali'nin, Somaliland diye bölünmesi tam bir İsrail projesi, tam bir emperyalist projedir." diye konuştu.
"MÜSLÜMAN ÜLKELERE BÜYÜK TEHDİTLER VAR"
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında bir askeri iş birliğinin kurulacağı yönünde çıkan haberlerin sorulması üzerine Kurtulmuş, "Biz öncelikle kendi gücümüzü, kuvvetimizi yerinde tutmaya gayret ediyoruz ve ondan sonra da bu alanlarda işbirliği yapılabilecek ülkelerle, sadece saydığınız ülkeler değil, başka ülkelerle de işbirliğini geliştirmeye gayret ediyoruz." ifadesini kullandı.
İSLAM DÜNYASININ İKİ BÜYÜK GÜCÜ
Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkilere ilişkin soruya da yanıt veren Kurtulmuş, "Bölgedeki Müslüman ülkelerle ve genel olarak bütün ülkelerle Türkiye’nin arasının açık olmasının, bu ülkelerle problemlerin büyütülüp sürdürülmesinin hiçbir faydasının olmadığı kanaatini taşıyoruz. Mısır ve Türkiye, İslam dünyasının iki büyük gücü, iki önemli ülkesidir. Bu ülkelerin arasında çok daha yakın ilişkilerin kurulması, aramızdaki sorunlardan çözebildiklerimizin hızla çözülmesi, çözemediklerimizin de çözülmesi için gayret sarf edilmesi aklın gereğidir, kültürel ortaklığımızın ve aynı coğrafyayı paylaşıyor olmamızın bir sonucudur. Biz Mısır'la ilişkilerimizin mümkün olan en iyi seviyeye çıkarılması için gayret sarf ediyoruz." ifadelerini kullandı.