Lübnan Hizbullahı Siyasi Büro Üyesi Galib Ebu Zeyneb, Beyrut’un Dahiye bölgesindeki ofisinde yaptığı açıklamalarda İsrail ve ABD’nin bölgeye yönelik uzun vadeli planlarına dikkat çekti. Suriye, Lübnan, İran ve Türkiye’nin aynı stratejinin hedefinde olduğunu savunan Ebu Zeyneb, özellikle Türkiye’nin önümüzdeki dönemde daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
“İSRAİL-AMERİKAN PLANI TÜM BÖLGEYİ HEDEFLİYOR”
Ebu Zeyneb, İsrail ve ABD’nin ortak stratejisinin yalnızca Gazze veya Lübnan’la sınırlı olmadığını belirterek, bu planın Suriye’den İran’a, Türkiye’den Arap ülkelerine kadar geniş bir coğrafyayı kapsadığını ifade etti. Bölgedeki krizlerin birbirinden bağımsız olmadığını söyleyen Hizbullah yöneticisi, yaşananların zincirleme bir sürecin parçası olduğunu dile getirdi.
“İSRAİL, SURİYE’DE TÜRK ETKİSİNİ ENGELLEMEK İSTİYOR”
Türkiye’nin bölgesel bir güç olduğunu vurgulayan Ebu Zeyneb, İsrail’in Ankara’yı hâlâ düşman olarak gördüğünü savundu. İsrail’in, Suriye’de Türk askeri ve siyasi varlığının güçlenmesini istemediğini belirten Ebu Zeyneb, radar saldırıları ve havaalanı hedeflerinin bu yaklaşımın somut göstergesi olduğunu söyledi. Bu adımların, İsrail’in Türkiye için çizdiği “kırmızı çizgiler” olduğunu ifade etti.
SURİYE’NİN ZAYIF KALMASI İSRAİL’İN ÇIKARINA
Hizbullah yöneticisi, Suriye yönetiminin güçlü olmamasının İsrail’in stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini dile getirdi. Uzun vadede birleşik ve güçlü bir Suriye’nin İsrail açısından risk oluşturduğunu savunan Ebu Zeyneb, Tel Aviv yönetiminin bu nedenle Suriye’nin parçalı ve etkisiz kalmasını tercih ettiğini öne sürdü.
“KÜRT MESELESİ PARÇALANMANIN FİTİLİ OLABİLİR”
Kürt meselesine de değinen Ebu Zeyneb, bu başlığın İsrail tarafından yalnızca bir hak arayışı olarak görülmediğini savundu. İsrail’in bu konuyu, ilerleyen süreçte Türkiye ve İran’da parçalanma süreçlerini tetiklemek için bir araç olarak değerlendirdiğini ileri sürdü. Bu nedenle Türkiye’nin bir “öz savunma” pozisyonunda olduğunu ve bölge ülkeleriyle iş birliği yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
“TÜRKİYE LOKOMOTİF ROLÜ OYNAYABİLİR”
Türkiye’nin bölgesel iş birliklerinde kilit bir rol üstlenebileceğini söyleyen Ebu Zeyneb, Ankara’nın İsrail projelerine karşı durması halinde yalnızca kendisini değil bölgedeki diğer aktörleri de koruyabileceğini savundu. Türkiye, İran, Suriye ve Lübnan arasında kurulacak bir iş birliği bloğunun, önce İsrail’e ardından da ABD politikalarına karşı denge oluşturabileceğini belirtti.
“İKİLİ POLİTİKALAR ARTIK YÜRÜMEZ”
Son derece kritik bir dönemden geçildiğini vurgulayan Hizbullah yetkilisi, Türkiye’nin İsrail’e karşı söylem geliştirirken Suriye’nin bölünmesine sessiz kalmasının büyük bir stratejik hata olacağını söyledi. Böyle bir durumda İsrail tehdidinin Türkiye sınırlarına kadar dayanacağını öne süren Ebu Zeyneb, bunun “İsrail projesinin özü” olduğunu dile getirdi.
“İSRAİL, TÜRKİYE’Yİ GERÇEK TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR”
Ebu Zeyneb’e göre İsrail, İran tehdidinin bir ölçüde gerilediğini düşünürken Türkiye’yi İslam dünyasında liderlik potansiyeline sahip en güçlü aktör olarak görüyor. Bu nedenle Türkiye’nin duruşundan bağımsız olarak İsrail’in Ankara’yı hedef aldığı görüşünü savunan Hizbullah yöneticisi, Türkiye’nin bu diplomatik ve siyasi mücadelede aktif olmak zorunda olduğunu sözlerine ekledi.