Türkinform olarak Ankara sokaklarına çıktık, vatandaşlara bu kez “Maaşınız bir insan olsaydı kaçıncı gün evi terk ederdi?” diye sorduk. Geçim sıkıntısını mizahi bir soruyla gündeme taşıdığımız röportajımızda, vatandaşlardan hem güldüren hem düşündüren yanıtlar geldi. Kimi maaşının ilk günden kendisini terk edeceğini söylerken, kimi de parasının eve girmeye bile fırsat bulamadığını anlattı.
Vatandaşların verdiği yanıtlar, kira giderlerinden kredi kartı borçlarına, emekli maaşlarından günlük harcamalara kadar farklı ekonomik sorunları gündeme getirdi. Bazı vatandaşlar maaşlarının birkaç gün içerisinde tükendiğini belirtirken, bazıları ise tasarruf ederek ay sonunu getirmeye çalıştıklarını söyledi.
“BEŞİNCİ GÜNDE GİDERDİ, KİRAYA YETİŞEMİYORUZ”
Röportajımızda mikrofon uzattığımız bir vatandaş, maaşının kendisini yalnızca beş gün içerisinde terk edeceğini söyledi. “Sanırım beşinci gün. Çünkü kiraya, giderlere gittikten sonra beşinci günde bitiyor paramız” diyen vatandaş, maaşının vedalaşmaya bile fırsat bulamayacağını ifade etti. Maaşına giderken ne söyleyeceğini sorduğumuzda ise “Bye bye. Onu bile demezdi, tenezzül etmezdi” yanıtını verdi.
Bir başka vatandaş da maaşının ayın ilk 10 gününde tükeneceğini belirterek, kalan günlerde harcamalarını kısıtlamak zorunda kaldığını anlattı.
Vatandaş, maaşının kendisine “Bundan sonrasında artık iktisat yap veya idare et. Kendine iyi bak, görüşürüz” diyerek veda edeceğini söyledi.
EMEKLİ VATANDAŞTAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER: “KİRADA OLAN NASIL GEÇİNSİN?”
Sokak röportajımızda emeklilerin geçim koşulları da gündeme geldi. Maaşının 15 gün bile dayanmayacağını belirten emekli bir vatandaş, kendi evinde yaşaması ve çocuklarından destek alması sayesinde geçinebildiğini söyledi.
“Evi kira olanlara Allah sabır versin. Ben geçiniyorum. Nasıl geçiniyorum? Çocuklarım yardım ediyor” ifadelerini kullanan vatandaş, kira ödeyen emeklilerin ekonomik açıdan daha büyük zorluklarla karşılaştığını dile getirdi.
Ücretsiz ulaşım imkânlarının emekliler için önemine de değinen vatandaş, 65 yaş üstü ulaşım kartı sayesinde toplu taşıma araçlarını kullanabildiklerini ve sosyal hayata katılabildiklerini anlattı.
Bir başka vatandaş ise maaşının doğrudan kredi kartı borçlarına gittiğini belirterek, “Gün değil, saat desek daha güzel olur. Alıyoruz, veriyoruz. Nakit göremiyoruz” sözleriyle durumunu özetledi.

“500 LİRA ALIYORUM, İKİNCİ GÜN BENİ TERK EDERDİ”
Röportajımızda gençlerin gelirleri ve günlük harcamaları da dikkat çeken konular arasında yer aldı. Yalnızca cumartesi günleri çalıştığını ve 500 TL kazandığını söyleyen bir genç, parasının ikinci günde tükeneceğini belirtti.
“Şu anda 200 lirayla dışarı çıktığımda bir yiyecek, içecek aldığımda param bitiyor” diyen genç, günlük harcamaların bütçesini zorladığını ifade etti. Bir başka genç ise stajyer olduğunu ve 8 bin TL gelir elde ettiğini belirterek parasını dikkatli kullanmaya çalıştığını anlattı.
Tasarruflu biri olduğunu söyleyen genç, maaşını mümkün olduğunca uzun süre elinde tutmaya çalışacağını belirtti.
Buna karşılık başka bir vatandaş, emeğinin karşılığını alamadığını düşündüğünü söyleyerek maaşının ikinci günde kendisini terk edeceğini ifade etti.
“Çalıştığımızın hakkını almadığımızı düşünüyorum. Maaşların az olduğunu söylemek istiyorum” sözleriyle gelirine ilişkin memnuniyetsizliğini dile getirdi.

“MAAŞIM EVE BİLE GİRMEZDİ”
Sokakta karşılaştığımız bazı vatandaşların yanıtları ise geçim sıkıntısını mizahi ifadelerle anlattı. Maaşının kaçıncı gün evi terk edeceğini sorduğumuz bir vatandaş, “Bence girmezdi zaten” yanıtını verdi.
Bir başka vatandaş ise maaşının ilk gün ortadan kaybolacağını söyleyerek “Hatta ben uyurken giderdi. Daha çok kalbim kırılsın diye” ifadelerini kullandı.
Bir vatandaş da maaşının evi terk etmeye zaman bulamayacağını belirterek, “Eve girmeyebilirdi bile” dedi.
Parasını bir gün önce aldığını belirten başka bir vatandaş ise “Benimki bitti. Dün aldım, bitti” sözleriyle yaşadığı durumu anlattı.
Röportajımızda maaşların bir insan gibi konuşturulması, vatandaşların ekonomik sıkıntılarını hem esprili hem de dikkat çekici ifadelerle dile getirmesine neden oldu.
“HAYAT PAHALILIĞINDAN İNSANLARIN YÜZÜ GÜLMÜYOR”
Pazarcılık yaptığını belirten bir vatandaş ise düzenli maaş almadığını, günlük kazancının satışlarına göre değiştiğini söyledi. Parasının ilk günden kendisini terk edeceğini ifade eden vatandaş, ekonomik sıkıntıların insanların ruh hâlini de etkilediğini savundu.
“O kadar kötü bir devirde yaşıyoruz ki farkındaysanız caddelerde hiç gülen yok” diyen vatandaş, hayat pahalılığının toplumsal ilişkiler üzerindeki etkisine ilişkin gözlemlerini paylaştı.
İnsanların ekonomik sorunlar nedeniyle daha gergin olduğunu düşündüğünü belirten vatandaş, “Parası olan da mutsuz, parası olmayan da mutsuz” ifadelerini kullandı.
Bir başka vatandaş ise geçmişteki fiyatlarla bugünkü fiyatları karşılaştırarak alışveriş ve seyahat gibi harcamalarını kısıtladığını söyledi.
KİMİ TASARRUF EDİYOR, KİMİ MAAŞINI İLK GÜNDEN HARCIYOR
Röportajımızda maaşını uzun süre elinde tutabildiğini söyleyen vatandaşlar da vardı.
Tasarruflu olduğunu belirten bir genç, “Benim kullanma şeklime göre değişiyor. Ben biraz tasarruflu bir insanım. Kalabildiği kadar kalırdı” diyerek harcama alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.
Bir başka vatandaş ise kendi kazandığı parayı harcamaya kıyamadığını, mümkün olduğunca biriktirmek istediğini söyledi.
Ancak ailesinin parasını harcarken aynı şekilde davranmadığını esprili bir dille anlatarak “Kendi maaşımı biriktirirdim. Ailemin maaşı olsaydı ilk günden eve girmezdi” ifadelerini kullandı.
Maaşların kişiden kişiye farklı sürelerde tükendiğini belirten bir başka vatandaş da gelir düzeyi ve harcama alışkanlıklarının belirleyici olduğunu söyledi.
Türkinform olarak Ankara sokaklarında gerçekleştirdiğimiz röportajda, vatandaşların maaşlarıyla kurdukları ilişkiyi alışılmışın dışında bir soruyla gündeme taşıdık. Kimi parasının ilk gün tükendiğini anlattı, kimi kira ve kredi kartı borçlarından yakındı, kimi ise tasarruf ederek geçinmeye çalıştığını söyledi.




