ABD-İran arasındaki mutabakatın akaryakıt piyasalarını rahatlatacağını vurgulayan Macron, enerji tedarik güvenliği için G7 ile alternatif deniz yolları üzerinde anlaştıklarını duyurdu. Yapay zeka konusunda Avrupa'nın liderliğine işaret eden Macron, küresel rekabette Fransa'nın yerini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
"GÜVENLİK KOMŞULARI ELE GEÇİREREK SAĞLANAMAZ"
Lübnan ve Filistin topraklarındaki askeri operasyonlar nedeniyle İsrail'e eleştirilerini yönelten Macron, Hizbullah'ın tehdit oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, İsrail'in güvenlik stratejisinin "sürdürülebilir olmadığını" savundu. Netanyahu'nun izlediği politikaların İsrail'in uzun vadeli çıkarlarına zarar verdiğinin altını çizen Fransa Cumhurbaşkanı, "Güvenlik, komşu ülkeleri ele geçirerek veya işgal ederek sağlanamaz" ifadelerini kullanarak, bölgesel istikrarın diplomasi ile mümkün olabileceğini hatırlattı.

ABD-İRAN MUTABAKATI VE ENERJİ KRİZİ
ABD-İran mutabakatının akaryakıt fiyatları üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Macron, mutabakata mesafeli duruşunu korudu: "Savaşın tamamen bittiğine inanmıyorum. Ancak gerilimin tırmanma riski varken, çatışma yerine bir anlaşmaya varmak her zaman daha iyidir." Enerji tedarikindeki kırılganlığın, dünya ekonomisinin Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Macron, G7 ülkeleri ile enerji rotalarını çeşitlendirmek için finansal bir mutabakata vardıklarını açıkladı.
YAPAY ZEKADA "AVRUPA ŞAMPİYONU" VURGUSU
G7 Liderler Zirvesi'nin teknoloji gündemini de değerlendiren Macron, yapay zeka alanında küresel rekabetin ABD ve Çin arasında geçtiğini kabul etti. Fransa'nın yapay zeka konusunda Avrupa'nın "açık ara" en iyisi olduğunu savunan Macron, "Avrupa şampiyonuyuz, şimdi küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmak istiyoruz" diyerek teknoloji vizyonunu paylaştı.
DİPLOMASİDE TEMKİNLİ BAKIŞ
Macron'un açıklamaları, Avrupa'nın hem Orta Doğu'daki krizin çözümünde daha aktif bir rol üstlenmek istediğini hem de küresel ekonomik risklere karşı tedbirli yaklaştığını gösteriyor. İsrail'e yapılan "sorumlu davranma" çağrısı, Fransa'nın geleneksel "iki devletli çözüm" ve bölgesel diplomasi vurgusunun bir devamı olarak değerlendiriliyor.




