Aylar boyunca Türkiye’nin gündemini meşgul eden ve kamuoyunda “yüzyılın dolandırıcılık davası” olarak anılan Seçil Erzan dosyasında gerekçeli karar yayımlandı. Bir dönem banka şube müdürlüğü yapan Erzan’ın, güven ilişkisini kullanarak kurduğu sahte fon sistemiyle milyonlarca dolarlık vurgun yaptığı mahkeme kararıyla kesinleşti.
MİLYONLUK VURGUNDA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI
Mahkemenin gerekçeli kararında, Seçil Erzan’ın görev yaptığı bankanın kurumsal itibarını ve kendi konumunu kullanarak mağdurları “sadece seçkin kişilere açık” olduğu iddia edilen hayali bir fona yönlendirdiği belirtildi. Kararda, Erzan’ın para aldığı kişilere banka antetli, sahte kaşeli ve ıslak imzalı belgeler verdiği, bu yolla güven sağlayarak milyonlarca dolarlık bir dolandırıcılık ağı oluşturduğu vurgulandı.
Gerekçeli kararda, dolandırıcılık ağına para kaptıran mağdurlar arasında spor ve iş dünyasından çok sayıda tanınmış ismin yer aldığına dikkat çekildi. Arda Turan, Emre Belözoğlu, Selçuk İnan, Fernando Muslera, Volkan Bahçekapılı ve Buse Terim’in yanı sıra iş insanları Bülent Çeviker ve Burhan Taşpolat’ın da aralarında bulunduğu onlarca kişinin ciddi maddi kayba uğradığı tespit edildi.
“İR ADELERİ SAKATLANDI” TESPİTİ
Mahkeme, sanığın eylemleriyle mağdurların gerçek durumu değerlendirme yetisini bilinçli şekilde zayıflattığını belirtti. Kararda, Erzan’ın yanıltıcı bilgiler ve sahte belgelerle katılanların iradesini sakatladığı, bu nedenle suçun ağırlaştırılmış şekilde oluştuğu ifade edildi.
MAHKEMEDEN NET HÜKÜM: NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, Seçil Erzan’ın savunmalarını “hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili” bularak, eylemlerin Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-h maddesi kapsamında “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğuna hükmetti. Mağdur sayısının fazlalığı ve suçun zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle cezada artırıma gidildiği de gerekçeli kararda yer aldı.
102 YIL 4 AY HAPİS, PARA CEZASI DA VAR
Mahkeme, Seçil Erzan’a toplam 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezası verilmesini kararlaştırdı. Tarafların, karara karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma haklarının bulunduğu hatırlatıldı.